Meriç şehitlerinin anması 11 Kasım 2023 Cumartesi günü, Atina’nın Ekserhia Mahallesinde bulunan Navarinu Parkı’nda gerçekleştirildi.
Öncelikle anma için parkın hazırlığı yapıldı. Hazırlık çalışmalarına Burak ve Harika’yı tanıyan Yunanlı dostlarımız da katıldılar. Parkın girişine şehitlerimizin resimlerinin bulunduğu “KATLİAMLAR FAŞİZME KARŞI SAVAŞIMIZI ENGELLEYEMEZ” pankartı ve iki adet kızıl bayrak asıldı. Parkın içine onlarca kızıl bayrak asıldı, meşaleler ve mumlar yakıldı.
Şehitlerimizin resimlerinin olduğu bir masa hazırlandı, şehit resimlerinin önüne mumlardan CEPHE yıldızı yapıldı ve masa kırmızı ve sarı karanfillerle süslendi. Sinevizyon gösterimi için gerekli hazırlıklar tamamlandı ve ayrıca video ve resim çekimi için hazırlıklar tamamlandı.
Anmaya katılanlara dört şehidin resimlerinin olduğu yaka kartı takıldı ve ayrıca şehit resimlerinden oluşan kartlar hediye edildi. Cepheliler olarak bileklerimize kırmızı kurdela bağladık. Anmaya gelenleri parkın giriş kapısında karşıladık, gelenlere çay ikram ettik.
Anma programı saat 18.30’da, Meriç şehitleri nezdinde tüm devrim şehitleri için yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.
Saygı duruşunun ardından Yunanistan Halk Cephesi açıklaması okundu. Açıklamada şehitlerin özgeçmişleri anlatılırken şu noktalara vurgu yapıldı: “Onlar devrimciydi, Cepheliydiler. Cepheli olmak, yüreğinde sonsuz bir halk ve vatan sevgisi taşımaktır. Cepheli olmak her koşul ve şart altında emperyalizme ve faşizme karşı mücadele etmek ve savaşmaktır. 4 Yoldaşımız şehit düşerken geride kalan bizlere, emperyalizme ve faşizme karşı savaşma kararlılığı bıraktılar. Yüreklerinde taşıdıkları umut ve ellerindeki kızıl bayrak bize miraslarıdır.
(….)
Şehitlerimiz genç, yaşlı, kadın, erkek, Kürt, Türk, Alevi, Sünni farketmeksizin Parti- Cephe’nin bir Halk Hareketi olduğunun ispatıdır. İçlerinde Avrupa’da ya da İstanbul’un yoksul mahallelerinde de büyüyenleri vardır. Burak gibi gençler vardır, Erdoğan gibi torun sahibi olanlar vardır. Şehitlerimiz Parti-Cephenin birleştiriciliğinin ifadesidir.
Şehitlerimiz her kesimden, her milliyetten halkımızı biraraya getirmenin, örgütlemenin ve savaştırmanın ispatıdır.
(….)
Kimileri bize; “Neden Türkiye’ye gittiler, burada yaşamlarını sürdürebilirlerdi, mülteci olarak yaşamaya devam edebilirlerdi” diyorlar.
Biz mülteci değiliz. Halk Cephesi mülteci değildir. Halk Cephesi devrimcidir, bizler devrimciyiz ve devrimciler olarak bir gün ülkemizdeki mücadeleye dönmek görevimizdir.
Halk Cephesi 52 yıllık tarihi, gelenekleri, ilkeleri olan bir örgüttür, mültecilik Halk Cephesi’nin gelenek ve ilkelerine aykırıdır. Şehitlerimiz de kendilerini mülteci olarak görmediler, hep bir gün ülkelerine dönmeyi hedefleyerek mücadele ettiler.
(….)
Meriç’de düşmanla karşılaşıp teslim olmayan şehitlerimiz bir kez daha gösterdi ki “emperyalizmin ideojik hegemonyası” devrimciliği bitiremiyor.
Devrimcilik bitti diyenler, sosyalizm öldü diyenler, sahte solcular, dönüp bu dört karanfile baksınlar…
Anadolu topraklarında mücadele bitmez, umut bitmez…
Çünkü inanç taşıyan Cepheliler her zaman olacağı için umut bitmez.
İnanç direnişten doğar. Direnmeye duyulan güvenden doğar.
İnanç halka duyulan güvenden doğar.
Bunun için inanç taşıyoruz, umut taşıyoruz.
Filistinli devrimci bir komutanın dediği gibi; “Direnişle kazanılamayan, daha fazla direnişle kazanılacaktır” diyoruz.
(….)
BAŞ ÇELİŞKİ EMPERYALİZM VE HALKLAR ARASINDADIR diyoruz.
Bunun için emperyalizmle ideolojik politik olarak hesaplaşıyoruz.
Bunun için ENTERNASYONALİZM KENDİ ÜLKESİNDE MÜCADELEYİ YÜKSELTMEKTİR diyoruz.
(….)
MERİÇ’DEN GAZZE’YE SAVAŞI YÜKSELTİYORUZ! (….)FİLİSTİN HALKI İLE DAYANIŞMANIN TEK AMA TEK YOLU, kendi vatanında savaşı büyütmektir.
Harika, Erdoğan, Burak, Özkan bu savaşın ve dayanışmanın şehitleridir.
(….)
BASKINLAR, GÖZALTILAR, OPERASYONLAR, F TİPLERİ, S R Y TİPLERİ, KATLİAMLAR, YASAKLAR… MERİÇ’TEN GAZZE’YE TESLİM OLMAYACAK DİRENECEĞİZ!
HARİKA, BURAK, ERDOĞAN, ÖZKAN DİRENİYOR, SAVAŞIYOR!
Zafere Kadar Devrim!
Tek Yol Devrim Tek Kurtuluş Sosyalizm!
HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ”
Anmaya katılanlar, Halk Cephesi’nin açıklamasını ilgiyle dinlediler. Duygulananlar, gözyaşı dökenler oldu. Anmaya katılanların bir kısmı Burak ve Harika’yı yakından tanıyorlardı, onlarla yoldaşlığın sıcaklığını yaşamışlardı. Birlikte yürüyüşlere katılmış, toplantılar yapmış, birlikte yemek yiyip çay içmiş, sohbetler yapmış, birlikte emperyalizmin ve faşizmin katliamlarına öfkelenmiş, birlikte gülmüşlerdi.
Bir çok Yunanlı dostumuz duygulanırken, kendileri için bu kadar yakından tanıdıkları arkadaşlarının şehitliğini ilk kez yaşadıklarını ve kendileri için acı verici olduğunu söylediler. Tabii ki öfkeleri de gözlerinin ifadesinden okunuyordu. Onlar da bizim gibi katledilen yoldaşlarımızın, yoldaşlarının acısıyla birlikte faşizme öfke ve nefret duyuyorlar.
Halk Cephesi’nin açıklamasının okunmasının ardından, anmaya katılan gruplar da birer mesaj okudular. İlk olarak: SİKAPRO- Anarşist Grup temsilcisi yaptığı konuşmasında: “Şehitleri tanımak bizim için büyük bir onurdu, özellikle Burak’ı tanıdık, birlikte toplantılar yaptık, Harika’yı da tanıdık mutlu güler yüzlü bir yoldaştı. Burak bizim için örnek bir yoldaş oldu, biz daha çok Burak’ı tanıdık. Onlar bize örnek oldular” dedi. Ardından da Niçe’nin Yoldaşlık için şiirini okudular.
Daha sonra anarşist tutuklu Kostas Dimaleksis gönderdiği mesaj okunda. Kostas mesajında, “Koridallos hapishanesinde Burak ve diğer arkadaşlarla tanıştım. Burak çok kararlı bilinçli bir yoldaştı. Emperyalizme ve faşizme karşı savaşarak şehit düştü. Şehitleri saygıyla anıyoruz” dedi.
Diarkis Agonas: Kesintisiz Mücadele adına bir metin okundu. Metinde; “Emperyalizme ve faşizme karşı savaşarak şehit düşen 4 yoldaş bizim onurumuzdur. Harika ve Burak’ı tanımaktan mutluyuz, tahliye olduklarından sonra birlikte ekinlik yaptık. Onlar bizim için, yunan halkı için devrimci bir örnekti. Onların yolu devrim yolu, yeni insanı yaratmaya çalışıyorlar. Mücadelemiz içinde yaşayacaklar” dedi.
T-34 İşçi Grubu temsilcisi konuşmasında: “Kardeşlerimiz, arkadaşlarımız Burak Ve Harikayı tanımak bizim için onurdu. Dört yoldaş devrim yolunu aydınlatıyorlar. Onları mücadelemiz içinde taşıyacağız.”
Taksiki antiepitesi (Sınıfsal karşı taarruz) ise; “Emperyalizme ve faşizme karşı savaşta şehit düşen dört yoldaşı saygıyla anıyoruz. Mücadeleye olan inançları, gülüşleri ve mutluluklarıyla yaşayacaklar. Onları saygıyla anıyoruz” dedi.
Konuşma yapan gruplar dışında ayrıca anmaya ANTARSİA, M-L KKE, Troşkist gruplar, Türkiyeli örgütlerden de katılanlar oldu.
Konuşmalardan sonra şiirler okundu. Yunanca olarak: Nazım Hikmet’in “15’ler İçin”, Yunanlı Komünist şair Yannis Riços’un “Devrimin Kızıl Kardeşi” ve Halil Demir’in “Söz Size Yoldaşlar” şiirleri ve Türkçe Hasan Biber’in Öcünü Alacağız şiirleri okundu.
Şiirlerin ardından marşlar ve türküler söylendi. Bize Ölüm Yok, Gündoğdu, Varsa Cesaretiniz Gelin marşları ve ardından da Harika Kızılkaya’nın sevdiği Allı Turnam türküsü söylendi. Daha sonra Yunanlı dostlarımız yunanca devrim türkülerini söylediler. Türkü ve marşlardan sonra sinevizyon gösterimi yapıldı. 15 dakikalık sinevizyon gösterimi gelenleri oldukça etkiledi. Türkiye’deki mücadelemizin, ülkedeki ve ülke dışındaki direnişlerimizin, gerilla savaşımızın ve dört şehidimizin anlatıldıı sinevizyon ilgiyle izlendi. Özellikle ellerinde silahlarıyla Cephe savaşçılarının yer aldığı bölüm büyük bir ilgiyle takip edildi.
Sivenizyon gösteriminin ardından halaylar çekildi ve Haklıyız Kazanacağız marşı söylendi. Anma proğramı “KURTULUŞ KAVGADA ZAFER CEPHEDE”, “MAHİR HÜSEYİN ULAŞ KURTULUŞA KADAR SAVAŞ”, “HARİKA KIZILKAYA ÖLÜMSÜZDÜR”, “BURAK AĞARMIŞ ÖLÜMSÜZDÜR”, “ÖZKAN GÜZEL ÖLÜMSÜZDÜR”, “ERDOĞAN ÇAKIR ÖLÜMSÜZDÜR”, “DEVRİM ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR” sloganlarıyla bitirildi.
Anmaya gelen Yunanlı dostlarımızla tek tek sohbetler yapıldı. Bu sohbetlerde en fazla öne çıkan, Yunanlı dostlarımızın, şehitlerimizin mülteciliği değil savaşçı olmayı seçmelerinden etkilenmeleriydi. Buna büyük bir saygı duyduklarını söylüyorlar.
Cephe’nin silahlı mücadeledeki ısrar ve kararlılığından oldukça etkileniyorlar. İnsanlarımızın vatanımız ve halkımız için savaşmaları ve kendilerini feda etmeleri Yunanlı dostlarımızı oldukça etkiliyor. Kendi koşulları içinde bunu çok net olarak kavrayamıyorlar, fakat anlamaya çalışıyor ve saygı duyuyorlar.

















