9
Atina’da Türkiyeli devrimcilere yönelik saldırıları ve işkencelerin ardından yunan solu açıklamalarıyla desteklerini göstermeye başladı. Aşağıda YUNANİSTAN KOMÜNİST ENTERNASYONÜALİST ÖRGÜTÜ (OKDE)’nin açıklamasından bir bölüm yayımlıyoruz.
TÜRK VE KÜRT DEVRİMCİLERİN ÜZERİNDEN ELLERİNİZİ ÇEKİN
DEVRİMCİLERİN DEMOKRATİK HAKLARINI SAVUNUYORUZ
Kamu düzeni başkan yardımcısı Nikos Toskas‘ın organizasyonuyla anti terör, Kalithea ve Neos Kosmos semtlerindeki evlere yapılan baskınlar düzenledi ve 9 Türk ve Kürt (8 erkek 1 bayan) devrimci gözaltına alındı.
Gözaltına alınanlar, ABD ve AB teröristleri ve emperyalistleri tarafından DHKPC (Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi) örgüt üyesi olmakla suçlandılar ve “terörist” olarak adlandırdılar
Türkiyeli devrimciler savcılığa çıkarıldılar. Haklarındaki iddialar; terör örgütüne üyelik ve patlayıcı maddeler vs. bulundurmak.
Devrimciler, bütün bu iddialarla alakaları olmadıklarını söyleyerek haklarındaki bu suçlamaları red ettiler. Sadece politik mülteci olduklarını ya da ilticaya başvuran mülteciler olduklarını beyan ettiler.
Savcılığa çıktıklarında yüzlerindeki morlukların ve kafalarında sargıların olduğu görüldü.
Avukatları, GADA ( Atina emniyet müdürlüğü ) da ve savcılığın kapısının önünde müvekkillerinin karşı karşıya kaldığı bu vahşi saldırıları ve işkenceler hakkında şikâyetçi oldular. Avukatları, tutukluların ters kelepçeli oldukları için su içemediklerini ve bu nedenle kelepçelerin önden takılmasının talep ettiklerini beyan ettiler. Bunun üzerine 25 anti terör polisi tarafından vahşi bir şekilde saldırıya uğradıkların ve slogan attıkları içinde saldırıların devam ettiğini açıkladılar.
Aynı zamanda Nikos Toskas (Kamu Düzeni Başkan Yardımcısı) sözde demokratik insan haklarına saygı duyuyormuşçasına açıklamalarında şunları söyledi ‘’tutukluların herhangi bir kuruluşa ve söz konusu örgüte üye olduklarına ve Erdoğan’ın ziyareti dolayısıyla ona yönelik bir eylem hazırlığı içinde olduklarına dair bir kanıtın bulunmadığını ‘’ açıkladı.
Fakat sefil media kurguladığı düzmece haberlerle sürekli tüm suçlamaları terörle mücadelenin kanıt olarak gösterdiğini tekrar tekrar yayınlayıp bir atmosfer yaratıyor.
Devrimcilere karşı olan bu saldırı, belki de Erdoğan’ın 07/08-17 tarihinde gerçekleşecek olan ziyareti için doğrudan MIT in siparişiyle olmuştur.
Zaten Çipra hükümetinin hiç bir teşvike gerek olmadan yalakalıkta bulunması ve her şeyi tepside sunduğu görülüyor.
Yunanistan milli istihbaratı ve devlet mekanizmaları MIT ile ortak defalarca işbirliği gerçekleştirmiş ve devrimcileri iade etmiştir. (Türkiye’de devrimcilerin işkence ve ölüm tehlikesi olduklarını bile-bile ) mültecileri sınır dışı ederek iş birliği yapmışlardır.
Hükûmet bu durumları OHAL’ı kullanarak sömürüyor ve tam olarak bir OHAL sistemi oluşturuyor.
Bu yüzdende bilindik propagandayı yapıyor 《malzemeler inceleniyor, mümkün olabilecek evler ve gizli depolar araştırılıyor v.s 》 .
Bölgede ABD ve NATO’nun planlarında işbirlikçi paralı asker rolünü oynayıp tüm demokratik özgürlüklere ağır vuruşlar yapıyorlar.
Bu yüzden Çipras OHAL devletinin ve tehlikeli arkadaşlarının yıkılması gerekir.
Tüm çalışanlar, gençler, yoksul halk katmanları, işçi kuruluşları ve sendika hareketleri Türk ve Kürt devrimcilerle dayanışmada olmalıyız.
Devrimcilere vuran saldıran tüm polislerin cezalandırılmasını talep edelim.
Terörle mücadele yapılarının yıkılması için mücadele etmeliyiz.
Tutuklu devrimcilerin suçlamaları geri alınması için ve doğrudan serbest bırakılması için mücadele etmeliyiz.
YUNANİSTAN KOMÜNİST ENTERNASYONÜALİST ÖRGÜTÜ (OKDE)
