6
Erdoğan’ın Atina ziyareti öncesi estirilen terörle gözaltına alınan 9 devrimciyi desteklemek için yunan solundan açıklamalar gelmeye devam ediyor. Meclis dışı solun önemli bir bileşeni olan ANTARSYA yayımladığı açıklama ile saldırıları kınıyor ve bu saldırıların politik anlamdaki arka cephesini gözler önüne seriyor.
ANTARSY (ANTİ KAPİTALİST SOL BİRLİK) birçok yunanlı devrimci örgütün oluşturduğu bir birlik. Açıklamalarının çevirisini aşağıda yayımlıyoruz
TÜRKİYELİ POLİTİK MÜLTECİLER TERÖRİST DEĞİLDİR
Yunan kamuoyunun çıkarlarına uygun olduğu ileri sürülerek terörist Suudi Arabistan ile yapılan füze satışının bir gün sonrasında, mecliste Suudi Arabistan ile aynı kulvarda olduğumuzun açıklanmasından bir gün sonda SYRIZA-ANEL hükümeti sefilce bir harekette bulundu. Türk ve Kürt kökenli kişiler Erdoğan’ın Atina ziyareti öncesinde anti terör timleri tarafından gözaltına alındı.
Politik mültecileri gözaltına almaları yetmiyormuş gibi, basına da ne kadar tehlikeli ‘’teröristler’’ olduğuna dair haberler geçirildi. Kavanozlarda şüpheli maddelerin ( halen incelenmekte) ve ‘’sözde’’başka kanıtlar. Sadece onları gözaltına almakla yetinmediler politik mültecileri iftiralarla yunan halkı için ‘’tehlikeli’’ olarak lanse ettiler.
Söz konusu mülteciler işkencelerin, tutuklamaların, katliamların yaşandığı bir ülkeden, Erdoğan’ın ‘’güvenli’’ ülkesinden kurtulmak için buralara geldiler. Her kim açık bir şekilde savaş kışkırtıcısı olan Erdoğan iktidarına karşı mücadele ediyorsa ‘’terörist örgüt’’değildir. Sadece Türk halkı değil yunan halkı içinde, antiemperyalist ve antifaşistler ‘’terörist’’değildir. Sadece emperyalist devletler ve onların işbirlikçileri ‘’terörist örgütlerdir’’
Yaşanan SYRIZA-ANEL hükümetinin her ne şekilde olursa olsun Amerika ve işbirlikçilerinin taleplerine karşı attığı taklalardan biridir. Öcalan’ı iade eden Simitis ve Pangalos hükümetiyle rekabet eder durumdadırlar. Çipras ve Kamenos hükümetinin ülkeyi Amerika, İsrail,Mısır ekseninde bir bağ oluşturma yöntemleri inanılır gibi değildir. Bu eksendeki ilişkiler sadece haksızlıklara, savaşlara ve mülteciliğe ilgisizliği beraberinde getirmiyor aynı zamanda bölgedeki faşist iktidarların niteliğini gözönüne almadan onları desteklemeyi de beraberinde getirir. Emekçilere yönelik gerçek tehlikelerin varlığına ilgisiz kalarak, emekçilere yönelik böyle saldırılar gerçekleştirirler.
Erdoğan’ın ziyareti, Çipras’ın Trump’ı ziyaretinin hemen ardından gündeme geldi. Burada, Türk oligarşisinin Amerika’nın çıkarları doğrultusunda hizaya getirilmesi amacıyla yunan hükümeti aracılık işlevi görmüş oluyor.
Aynı zamanda egemen sınıflar arasında bölgedeki enerji kaynaklarının ve yollarının paylaşılması konusunda tehlikeli bir rekabet söz konusu. Savaş silahlarının artışı, tehlikeli gerilim ve bunun paralelinde emperyalizm tarafından mültecilik veya anti terör konusunda gerçekleştirilen anlaşmalar ve kampanyalar gündeme geliyor.
Tek çözüm enternasyonal mücadele ve Erdoğan iktidarına karşı Türk halkının mücadelesini desteklemektedir. Ege’nin her iki yanındaki düşmanlarımız, emperyalistler, egemen sınıflar ve hükümetleridir.
Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki insanlık dışı anlaşmaya son verilmelidir. Bu anlaşma bir biçimde ülkemizde de hayata geçirilmektedir. Adalarda mülteciler için toplama kampları oluşturulmakta, ilticalar verilmemekte, sınırlar kapatılmaktadır.
TÜRKİYELİ 9 POLİTİK MÜLTECİ SERBEST BIRAKILMALIDIR.
DİKTATÖRLÜKLERİN OLDUĞU SUUDİ ARABİSTAN, MISIR VE TERÖRİST DEVLET OLAN İSRAİL GİBİ ÜLKELELRLE İŞBİRLİĞİNE SON VERİLMELİDİR
EMPERYALİST POLİTİKALARIN UYGULANDIĞI, SAVAŞLARI PLANLAYAN HİÇ BİR ÜLKEYLE İLİŞKİ KURULAMAZ
ÖLÜM ÜSLERİ KAPATILSIN. DERHAL NATO’DAN ÇIKILMALIDIR.
ORTADOĞU VE AKDENİZ’DE BARIŞIN GELMESİ İÇİN MÜCADELE
