8
01.12.2017 Cuma günü İzmir Halk Cephesinin de arasında bulunduğu NURİYE VE SEMİH İÇİN DAYANIŞMA Bileşenleri, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplandılar.
Yapılan açıklamada şunlara değinildi:
Bugün Nuriye ve Semih’in yargılanmaya çalışıldığı duruşmalardan altıncısı görülüyor. Ankara’da Sincan Hapishanesinde kurulu olan o mahkeme salonunun içinde yine Nuriye Gülmen yok. SEGBİS’le havalandırması bile olmayan, o güneş görmeyen hastanenin mahkum koğuşundan seslendi bizlere. Halkına seslendi Nuriye Gülmen “onlar için konuşuyorum, açlıktan ölen Kübra bebek için konuşuyorum” dedi. Mahkemelerin, hakimin, heyetin kararını çoktan verdiği açıktır. Yüksel’de direnen Acun hoca ekliyor ardından: “altı duruşmadır buradayız. Onur kırıntısı olsa Nuriye’yi tahliye ederdiniz. Vicdanen rahatsız olduğunuz belli, ama iktidar tarafından şakağınıza bir silah dayanmış, silahın kendinizde patlayacağını düşünüyorsunuz ve korkuyorsunuz.”
Anlatıyorlar! Günlerdir, haftalardır, aylardır neden direndiklerini anlatıyorlar. Her geçen gün artan zulüm, direnme sebeplerine bir yenisini ekliyor böylece. Her geçen gün, başka bir haksızlığa karşı direniyorlar. Her geçen dakika akıllarında direnişin güzelliği var, her geçen dakika ellerinde kararlılığın tertemiz çiçeklerini büyütüyorlar ve büyütecekler. Ele avuca sığmayan bu bir demet çiçeği, insanlık anıtına, Yüksel’e, Ankara’ya, Anadolu’ya sığmaz hale nasıl getirdilerse yenileri için savaşacak ve yeni fidanlar için direnecekler. “Çıkacakmış gibi hazırım” diyordu Nuriye, “Ama hiç çıkmayacakmış gibi direnebilirim”
Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayan, çalan, öldürenlerin karşısına biz dikileceğiz direnişimizle! Her an ölebilecekmiş gibi, artlarında bıraktıkları destana bir yaprak daha ekleyenlerin, Nuriye’nin, Semih’in sesi olacağız! Biz kazanacağız!
Denilerek son verilen açıklamaya on altı kişi katıldı.
