8
Devrimci tutsak Musa Aşoğlu’nun duruşması 19 Eylül günü saat 10.00’da Hamburg Yüksek Mahkemesi’nde görülmeye devam edecek. Dayanışma Komitesi yaptığı çağrı ile tüm duyarlı kamuoyunu Aşoğlu’nun duruşmasına katılarak Alman devletinin hukuksuzluğuna tanık olmaya davet etti.
Musa Aşoğlu, 2 Aralık 2016’da Hamburg kentinde kaldığı eve polisin yaptığı baskın sonucu gözaltına alındı. 25 Ocak 2018’de Hamburg Yüksek Mahkemesi’nde yargılanmaya başlandı. İlk duruşmada savcılığının okuduğu iddianamede de görüldüğü gibi tamamen hukuksuzluk, adaletsizlik ve emperyalizmin pazarlık olarak kullanılmaya çalıştığı bir davaya dönüşecekti Musa’nın davası. Emperyalizme, faşizme oligarşiye karşı yürütülen demokratik eylemlerin yasadışı olarak gösterilerek, davada bir muhbirinin yalan söylemleri, Anayasa Koruma Teşkilatı’nın varsayımlar üzerine kurulu bir yargılama ile Musa Aşoğlu’na yılara varan ceza verme veya ABD’ye iade etme söz konusu olabileceği öngörülmektedir. İlk duruşmasından bu yana takip ettiğimiz davada yaşanan hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı ise Musa yargılanan değil yargılayan olarak yerini almakta. Aşoğlu, faşizme, emperyalizme ve oligarşiye karşı mücadele vermenin bir devrimci görev olduğunu her fırsatta dile getirirken, gerek mahkeme heyetinin, Anayasa Koruma Teşkilatı veya söz konusu olan itirafçının iddialarını her defasında çürütürken, verdiği mücadelenin meşruluğunu dile getirmektedir.
Alman devletinin tarihine baktığımızda, her defasında Anayasa Koruma Teşkilatı’nın aslında Neonazileri koruduğunu, ırkçı, yabancı düşmanı katilleri itirafçı olarak kullanarak yaptırdığı katliamların ardından da sahiplenerek göstermelik davalarla akladığını görmekteyiz. Aynı NSU davası, geçtiğimiz yıl başkent Berlin’de Noel pazarına yönelik yapılan saldırıda 9 kişiyi katleden Anis Amri’nin devletin denetiminde bir muhbir olduğu ve buna rağmen göz göre göre 9 insanın hayatına mal oldu! Almanya’da son olarak gündeme gelen ve Anayasayı Koruma Teşkilatı (İç İstihbarat Servisi) Başkanı Hans-Georg Maassen’in görevinden alınmasına gösterilen nedenler aslında gerçek dışıdır. Alman devleti ülkesindeki sorunlarla uğraşacağına, Almanya’da yaşayan halkların güvenliğini sağlama yerine Türkiyeli devrimcileri tutuklayarak Türkiye’ye karşı pazarlık olarak kullanmaktadır!
Alman devletinin ‘terörizme karşı mücadelesi’ demokratik haklarını kullanarak mücadele eden halklar üzerine terör estirmektedir?
Örneğin Musa Aşoğlu 129b ile yargılanmakta. Tutuklandığından bu yana beyaz işkence olarak adlandırılan tecrit politikası uygulanmaktadır. Bu şekilde devrimcileri teslim almaya, bu yöntemde başaralı olamayınca da yıllara varan hapis cezaları vererek yıldırmaya çalışmaktadır. Buna rağmen Musa Aşoğlu her duruşmada yargılanan değil yargılayan pozisyonunda. Aşoğlu’nun karşısındaki Hamburg Yüksek Mahkemesi ise acizliğini ve her iddiasının Musa tarafından çürütülmesinden dolayı mahkemede bir ilerlemenin sağlanamadığı görülmektedir.
Sizlerde Alman devletinin hukuksuzluğunu görmek, bir okul haline dönüşen Aşoğlu davasını izlemek için 19 Eylül günü saat 10.00’da Hamburg Yüksek Mahkemesi’nde görülecek davaya katılabilirsiniz.
