6
Devrimcilik Yapmak Suç Değil Görevdir!
Savunma Mahkemesi 2. Gün
13 Nisan Cuma günü devam eden mahkeme, saat 10 da Musa Aşoğlu’nun savunması ile başladı. Musa Aşoğlu, savunmasının bu bölümünde, Alattin Ateş ve komplolar ile delil yaratılmaya çalıştığını söyledi.
2008 yılında, eşi tutuklandığı sırada yanında olduğunu, fakat kendisinin gözaltına dahi alınmadığını aktardı. 2008’e kadar olan verilerin, yalnızca Hollanda Özgürlük bürosunda bulunan bir Harddisk olduğunu, bunun orjinalinin Almanya’ya dahi verilmediğini, Hollanda’nın bu disk’teki bilgilerin bazılarını özel programlarla elde edip, değiştirdiğini böylece manipüle ettiğini açıkladı. 2008 öncesi verilerinde, eşi ile olan telefon görüşmelerinin olduğunu, bunların eşi ile olan münasebetleri olduğunu ve onların da bir suç unsuru gibi ele alındığını vurguladı.
Komplolar ile delil yaratmak
Musa Aşoğlu diğer DHKP-C davalarında da olduğu gibi, şahsa yönelik deliller yetmediği taktirde, komplolar ile delillerin yaratılmaya çalıştığını açıkladı. Bu bağlamda Alaattin Ateş isimli muhbirin öneminin yakıcı bir hal aldığını, kendisinin de 2008’den itibaren hedef tahtası olduğunu ve delillerin yaratıldığını söyledi.
ALATTİN ATEŞ PARALI BİR MUHBİR:
Alattin Ateş’e yalnızca maaş değil, aynı zamanda suç işleme özgürlüğünün de tanındığını, çetelerle şirket batırma işleri yaptığını, Ateş’in kendisini DHKP-C li olarak tanıtarak, güven kazandığını aktardı. Bunları somut bilgilerle örneklendiren Aşoğlu, BND ve BKA’nın,eğer zeka sorunları yoksa, Alattin Ateş’in bu işleri yaptığından haberinin olmamasının imkansız olduğunu açıkladı.
BND’NİN, ALATTİN ATEŞ ARACILIĞI İLE HAKKIMDA SUÇ OLUŞTURMA VERİLERİ:
” A. Ateş bir gün bana, birini bildiğini, Kara para ile uğraştığını, bu paraları evinde sakladığını, o eve soygun yapılabileceğini, adamın da yalnız yaşadığı ve kara para olduğu için zaten şikayet edemeyeceğini anlattı. Bunu reddettim, insani ve siyasi olarak yanlış olduğunu anlattım. Alaattin Ateş bunu daha sonra başkalarına yaptırdı ve onların yakalandığını da duydum. ” dedi.
Daha sonra bu konuya ilişkin Alaattin Ateş’in dosyadaki ifadelerine değindi. İçerik olarak Ateş ifadesinde, BND çalışanı olan ”Robert’in” Alaattin Ateş’e, bu olayı DHKP-C’nin üstüne yıkmasını önerdiği yazılıydı.
Musa Aşoğlu, BND’nin amacının bu olayı DHKP-C’nin üstüne yıkmak istediği olduğunu, nedenlerin ise, bu olaya polisin de dahil olduğu için, artık bağlantıların ortaya çıkacağı olduğunu açıkladı. Buna ilişkin farklı örnekler veren Aşoğlu, Alaattin Ateş’in, ‘Cihan’ adlı MIT çalışanı ile de işbirliği halinde olduğu için patladığını, bu kişinin de aynı zamanda BND çalışanı olduğuna açıklık getirdi. Dolayısı ile ‘Cihan’ın’, BND’nin içine sızmış olan bir ajan olduğunun düşünüldüğünü de söyledi. Bu olayı, alman halkının ulusal sorunu olarak tanımlayan Aşoğlu, ” MIT’ın BND’yi parmağında oynatması benim için bir onur sorunu değildir” dedi. Bu konuda BND’ye sızmış olan başka ajanları da isimlendiren Aşoğlu, BND’nin farklı yalanlarını da net bir şekilde ortaya koydu!
ABD Elçilik eylemi suçlaması:
Bu konuda FETÖ, CIA, BND ve AIVD’nın (Hollanda istihbaratı) bağlantısı olduğunu açıklayarak, Türkiye Emniyet Genel Müdürlüğünün dahi onayı olmamasına rağmen, Fetö bağlantılı ”Bugün” gazetesinin, kendisini ABD elçilik eyleminin sorumlusu olarak gösterdiğini, kaynak olarak da EGM’nin (Emniyet Genel Müdürlüğünü) sunulduğunu söyledi. Almanya’nın araştırmalarına karşın, EGM’nin bu bilgiyi onaylamadığı, buna rağmen Avrupa basınının bu haberi CIA ve MİT sayesinde yayımladığını bildirirken, haberin üzerine gerçekleşen izinsiz ev baskınlarını, CİA ve Hollanda istihbaratının çevresine işbirliği teklifini, şahsına yönelik infaz girişimi olarak değerlendirdiğini açıkladı.
Musa Aşoğlu elçilik ve eylem kararlarının kanıtlarını ve delillerini isterken, ”öyle bir karar olamaz, çünkü yoktu!” dedi. İddianame de bu suçlamanın varlığını sürdürmesine rağmen, BKA’nın elinde delil olmadığı halde, bu nedenle tutuklandığını vurgulayan Aşoğlu, ”Madem ki bu suçlamadan dolayı tutuklandım, bu konu hakkında da yargılanmalıydım” diyerek, suçlamanın ciddiyetine uygun muamele görmediğini vurguladı. Bunun üzerine Başsavcılığın kendisini bu konuda aklamasını talep etti. Ayrıca başsavcılığın, Alaattin Ateş’i şahit olarak kayıt ettiği halde getirmemesinin, mahkemenin değersizleştirilmesi olarak gördüğünü aktardı ve Ateş’in şahit olarak getirilmesi talebinde bulundu.
Yaklaşık 3 saat süren mahkeme, 7 kişinin katılımı ile son buldu.
MUSA AŞOĞLU SAVUNMASINA 17 Nisan, Salı günü saat 10.00’da devam edecektir! Herkesi Musa Aşoğlu’nu sahiplenmeye, mahkemeye bekliyoruz!
