1
14-15 Şubat günleri görülen davaya şahit olarak geçen sene emekliye ayrılan ve eski BKA çalışanı, ayrıca 2005’ten bugüne DHKP-C masası sorumlusu P. Kröschel getirildi.
Kröschel BKA’nın DHKP-C örgütü üzerinde bildikleri tüm bilgilerini mahkeme heyetine aktardı.
Devrimci Hareketin kuruluşundan bugüne, yaptıkları eylemleri, örgütün yapısı ve örgütsel bilgilerini aktardı.
Savunma avukatı Heinecke konuşmaya müdahale ederek, “Bize masal anlatmış gibi anlatmayın. Tüm dediklerinizin kaynağını ve varsa delillerini bize bildirin. Yoksa bütün dedikleriniz bizim için boş bir anlatımdır.”
Hakim şahide dönerek konuşmanıza devam edin, eğer savunma avukatları soru soracaksa daha sonra cevaplarsınız dedi.
Böylelikle 4. ve 5. oturumun gidişatı kavgalı olacağın sinyali verildi.
BKA çalışanı bilirkişi gibi konuşmasını sürdürerek, takıldığı yerlerde ve tarihlerde mahkeme heyeti hemen ipuçları vererek sürekli yardımına yetiştiler.
Bunun üzerine savunma avukatı mahkeme başkanını uyararak, “Karşımıza DHKP-C masası şefi getiriyorsunuz ve kendisine ipuçları vererek konuşmasını yönlendiriyorsunuz. Eğer siz daha iyi biliyorsanız o zaman bize neden bu masalları dinletiyorsunuz” diye sordu.
Daha sonra hakim heyeti bazı bilmek istedikleri soruları sordular.
Ondan sonra savcı sorduğu sorularla daha çok DHKP-C’nin ne kadar tehlikeli, ne kadar “terörist” olduklarını göstermek istedi.
Birinci günün sonunda savunma avukatları yazılı dilekçe vererek, itirafçı hain Alaattin Ateş’in davada şahit olarak dinlenmesini istediler ve 4 maddelik dilekçelerini sundular. Müvekkilleri Musa Aşoğlu’na getirilen tüm suçlamaların Alaattin Ateş tarafında oluşturulmuş olduğu ve bu kişinin yıllarca BKA için çalıştığı, BKA’nın bilgisi dahil silahlı soygun ve adam yaralama olayına karıştığı ve BKA’nın bunu bildiği halde hala gizleyerek, Alaattin Ateş’le çalışmalarını sürdürdükleri, BKA’nın kendisinin suç işlediklerini belirttiler. “Eğer Alaattin Ateş mahkemeye şahit olarak getirmeyecekse, o zaman bu dava kapanmalı ve müvekkilimiz serbest bırakılmalı” dediler.
Savcı bu dilekçeye “Daha kaç defa uğraşacaksınız. Aynısını Stuttgart davasında ve ondan önce Berlin, Duesseldorf davalarında denediniz. Aynı çorbayı kaç kez daha kaynatacaksınız” diye sordu.
Savunma avukatı Heinicke “ukalalık yapmayın” diye karşı çıktı.
Musa Aşoğlu söz alarak, Savcıyı ciddiyete davet etti. “Bahsettiğiniz mahkemelerde ne siz savcıydınız, ne hakim heyeti aynısıydı, ne de ben Almanya’nın her hangi bir mahkemesinde yargılandım. Üslubunuza dikkat edin” dedi.
Ertesi gün 15 Şubat günü görülen 5. Oturumda, BKA çalışanı Kröschel yeniden mahkemeye getirildi ve savunma avukatlarının sorularına cevap verdi.
Kröschel konuşmasında tüm eylemleri DHKP-C’nin yaptığını, Musa Aşoğlu’nun DHKP-C’nin Avrupa sorumlusu olduğunu, DHKP-C Merkez Komitesinin kendisine verdiği görevin; para toplamak, kadro yetiştirmek ve hareketin tüm cephe gerisi yapılanmasını yönlendirmek olduğunu belirtmişti.
Savunma avukatları, “bildiğimiz kadarıyla hem DHKP hem de DHKC örgütleri var, ama DHKP-C diye bir örgüt yok ve BKA kendi kafasında böyle bir kuruluşun olduğunu hayal ediyor. Bize örgütün işleyişini, tüzüğünü ve Avrupa Sorumlusunun görevlerini anlattınız, peki bu kime bağlı? DHKP mi, DHKC mi, yoksa DHKP-C mi? İşleyişini kim beliriyor, merkezi nerde? Bize ‘bu böyle işte’ demekle yetinmeyin, her söylediğinizin kaynaklarını istiyoruz.”
Köschel birçok soruya kendi yorumuyla, kendi hayal gücüyle ve topladıkları yanlış istihbarat ile savunmanın sorusuna cevap veremeyerek, kendi tezlerini kendisi çürüttü.
Kröschel “DHKP-C’liler kendileri kendilerini öyle adlandırıyorlar” diyerek zavallı duruma düştü. Daha sonra kurduğu tüm cümlelerde saçmalıklar savurarak “DHKP-C saydıklarım tüm parçaların bileşiğidir” dedi.
Başka bir cümlede ise “Cephe Cephe’nin cephe gerisi örgütlenmesidir” diyerek bir sonraki cümlede DHKC, DHKP-C’nin Türkiye’deki askeri kanadı diyerek uzattı bilgisizliğini…
Davayı izleyen 20 yakın insan, yüksek sesli gülüşlerini tutamayarak bu komediye tanık oldular.
Bir sonraki oturum 21 Şubat günü saat 11.00’de olacak. Bu duruşmada Musa Aşoğlu yarıda bıraktığı soruları BKA çalışanına sormaya devam edecek.
Musa Aşoğlu Özgürlük Komitesi
