6
Ben Gülaferit Ünsal Eski bir politik tutukluyum.
2011 Temmuz’unda Almanya’nın talebi üzerine Yunanistan’da tutuklanarak Almanya’ya iade edildim.
2012 yılında da 129-b yasasına dayanılarak 6.5 yıl hapis cezasına çarptırıldım.
Cezanın hepsini, tutsaklık koşullarımda hiçbir gevşeme olmaksızın Lichtenberg Hapishanesi’nde tamamladım.
4 Ocak 2018’de tahliye oldum.
Yunanistan’a iade edilmeyi istememe rağmen, Berlin Yabancılar Dairesi beni Yunanistan’a iade etmedi. Üstelikte Yunanistan’da tutuklandığımda iltica etmiş olmama rağmen.
Bu nedenle tahliye olmadan 3 gün önce Almanya’dan ikinci kez iltica talebinde bulunmak zorunda kaldım.
İlk iltica başvurumu ise 1999 yılında yapmıştım. 2001 yılında da gönüllü olarak avukatım aracılığıyla ilticamı geri çekmiş ve Almanya’dan ayrılmıştım.
Almanya’da yeni bir iltica başvurusunda bulunmama rağmen Berlin Yabancılar Dairesi, hapishaneden çıkar çıkmaz beni eski İltica yerim olan küçük bir kasabadaki iltica kampına göndermek istedi.
Bunu, kapalı hapishaneden , açık hapishaneye sevk edilmek ve izalosyonun devamı olduğu için red ettim.
Eski iltica yeride kendilerinin yetkili olmadığını söyleyerek dosyayı Berlin Yabancılar Dairesine iade etti.
Berlin Yabancilar Dairesi bana 7 kez eski iltica yerine gitmem için yazılı karar gönderdi.
6.5 yıl kapalı hapishanede ağır koşullar ve tecrit altında geçen tutsaklık sürecimin dikkate alınarak insani nedenlerle Berlin’de kalma talebim red edildi.
Gerekçe ise “kamegericht” mahkemesinin verdiği karar ve “terör tehdidinin devam etmesi” olarak açıklandı.
Berlin Yabancılar Dairesi terör propagandasıyla Bundesamt, LAF, gittiğim terapi merkezi ve avukatım üzerinde politik baskı oluşturdu.
-Berlin Yabancılar Dairesi, “Bundesamt”ın verdiği iltica görüşmesi randevusunu iptal ettirdi. İltica hakkımı engelledi.
-Berlin Yabancılar Dairesi, “LAF”-Mülteciler Dairesi’ne de müdühale ederek para verilmesini engelledi. Sağlık sigortamı kestirdi. Tedavi olmamı engelledi.
-Hapishaneden çıkalı 4 ay olmasına rağmen geçerli bir kimlik verilmedi.
-oturum verilmedi.
Yunanistan’dan buraya zorla getirildim ve burada iltica etmek zorunda bırakıldım. Buna rağmen bana Almanya’da yasam hakkı tanınmıyor.
Üzerimde uygulanan bütün baskılara, terör propagandasına son verilmesini istiyorum. Alman devleti, Türkiye faşizmi ile işbirliği yapmaktan vazgeçmelidir.
Alman devleti bir terörist arıyorsa, önce yeraltına çekilen 450 Naziye bakmalıdır. NSU, NPD ve Onur ve Kan örgütlerine, ordu ve polis içindeki Nazilere bakmalıdır. Anis Amriyi kullananlara bakmalıdır.
.Şuanda sosyal mahkemeye ve idari mahkemeye açtığım davalar sürüyor.
Ancak bugüne kadar hakkımda verilen mahkeme kararları hukuki değil siyasidir.
Berlin Yabancılar Dairesi ve Berlin Senatosu’nun benimle ilgili kararı da insani, hukuki değil SİYASİDİR.
Bu nedenle İçişleri Senatörlüğün ‘den bana uygulanan siyasi baskılara son verilmesini istiyorum.
TALEPLERİM:
-İLTİCA HAKKI İSTİYORUM,
-OTURUM HAKKI İSTİYORUM,
-SOSYAL YARDIM İSTİYORUM,
-SAĞLIK SİGORTASI İSTİYORUM,
-BARINMA HAKKI İSTİYORUM,
-DÜŞÜNCELERİMLE YAŞAMAK İSTİYORUM,
-İNSANCA BİR YAŞAM HAKKI İSTİYORUM,
-ÜZERİMDEKİ TÜM POLİTİK BASKILARAK VE İZOLASYONA SON VERİLMESİNİ İSTİYORUM.
Taleplerim Almanya’da yaşayan her insanın en doğal insani ve yasal hakkıdır.
İçişleri Senatörlüğünden taleplerimin dikkate alınmasını ve randevu talep ediyorum.
Gülaferit Ünsal
