Home açıklamalarDevrimci Tutsak Didem Akman’ın Annesinin Mektubunu Sizlerle Paylaşıyoruz

Devrimci Tutsak Didem Akman’ın Annesinin Mektubunu Sizlerle Paylaşıyoruz

by halkinkutuphanesi
0 comments

Ben Şakran Kadın Kapalı Hapishanesinde tutuklu bulunan Didem Akman’ın annesiyim. Hapishanedeki tecrit uygulamalarının, hak gasplarının son bulması için çağrı yapmak istiyorum.

Birçok hapishanede tutsakların hakları gaspediliyor. Kızım ve arkadaşları yaşadıkları bir hak gaspına karşı 2 haftadır eylem yapıyorlar, bundan bahsetmek, onların seslerini duyurmak istiyorum.

İdare yönetimi, tutsaklara “Elinizdeki fazla kitapları bir yere koyun” demiş, onlar da koymuşlar. Daha sonra hücreleri arayıp, “Siz bizden kitap saklıyorsunuz” diyerek ellerindeki tüm kitapları almışlar.

Fakat idareden gizli nasıl kitap saklanabilir? Her şey onların denetimi altında gelişiyor. Sürekli arıyorlar, arama yapıyorlar.

Kitapların hepsi onlara ait değil, tahliye olanların kitapları da var içlerinde. Suç yüklüyorlar. Onlar da bu duruma karşı doğru dürüst uyumadan kapı dövüyorlar, sloganlar atıyorlar, haklarını istiyorlar. Kızım ve arkadaşları Güzin ve Tuğçe 2 haftadır uyumuyorlar. Dört duvar arasında tutsaklar kitap okumadan ne yapabilir? Bu onlar için çok değerli. Ben onların seslerini duyurmak, herkese seslenmek istiyorum.

Kitapları sınırlıyorlar. 2 ayda bir kitap alıyorlar. 2 aya kadar onlar ne okuyacak ne yazacak.

Sakıncalı diyorlar kitap ve dergiler için, yani her cezaevine alınan kitap ve dergiler bunlar. Bir tek Şakran Cezaevindekiler için mi sakıncalı?

Kızım ve arkadaşları da bunu ve diğer yasak-tecrit uygulamalarını protesto ediyorlar. 

Kızım 2016’da Şakran’a getirildi. Ankara’da havalandırması 4 saatti. İzmir’e geldi 1 saat oldu.

Şartların iyi olmadığına dair Adalet Bakanlığı’na dilekçeler verdik. “Ya koşulları iyileştirilsin” “Ya da koşulların uygun olduğu yere sevk edilsin” dedik. Bu tecrit uygulamalarına karşı bir sürü oturma eylemleri, hücre yakma eylemleri yaptılar. Çok kez ölümden döndüler. Ama kızım bu uygulamalara artık dayanamadı.

Tecritin sürmeye devam etmesinden dolayı bedenini ölüme yatırdı. Cezaevi şartları iyileştirilsin diye kızım 206 gün Ölüm Orucu yaptı.

Durumu çok kötüydü, yalnızdı, refakatçi verilmiyordu.

Üzerine pis sular akıyordu, banyo yaptırmıyorlardı. Gürültüden sabahlara kadar uyuyamıyordu. Zamanla görme kaybı yaşadı. 64 kilodan 30 kiloya kadar düştü.

4 kez görüşmenin ardından şartları kabul edildi ve kızım Ölüm Orucunu bıraktı. Talepleri birkaç gün daha kabul edilmeseydi onu kaybedebilirdik. Kızım, Ölüm Orucunu bırakırken şartları uygulanmazsa tekrar devam edeceğini belirtti.

Ben bundan çok korkuyorum. Ben kızımı tekrar ölümle pençeleşirken görmek istemiyorum. Gözümün önünden gitmiyor hali, resmen kızım can çekişiyordu. Gece bakıyordum nefes alamıyordu, eli ayağı buz gibi oluyordu. Korkuyordum.

3 ay tedavi gördü hastanede, hala iyileşmiş değil, belirli rahatsızlıkları devam ediyor. Ben bir daha kızımı bu halde görmek istemiyorum, hak gaspları son bulsun istiyorum. Pandemi bahanesiyle her şeyi erteliyorlar.

Ben anne olarak elimden ne geliyorsa yapmaya hazırım, çocuğumu bir daha öyle, bir cenaze gibi görmek istemiyorum. Kamuoyuna sesleniyorum. Herkese sesleniyorum. Ağır şartlar kalksın. Tecrit kalksın. Bir daha kimse ölüm orucu yapmasın. Yapmak zorunda kalmasın. Benim yüreğim yandı başka annelerin yüreği yanmasın. Kitap haklarını ve şartların bir an önce iyileşmesini istiyoruz.

Didem Akman’ın Annesi Zülfiye Akman

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode