30 Mart 1972’de Anadolu’muzun Kızıldere köyünden dünyanın en güzel sesleri, savaşçı sesleri yükseldi;
‘BİZ BURAYA DÖNMEYE DEĞİL ÖLMEYE GELDİK’ sesleri yükseldi coşkuyla Mahir Yüreklilerden.
Düşüncede, ideolojide, eylemde, silah elde savaşta öyle güzel ve güçlü bir tohum bıraktılar ki Anadolu’nun Destanlarla dolu tarihine. Tohum öyle güçlü ekilmişti ki Kızıldere’nin ardından, destanlarla dolu olan 49 yıllık tarihimiz, Kızıl Karanfillerle döşenen sarp, engebeli yolumuz 685 şehidimizle devam ediyor.
Ve biz tarihe hala Kerpiç Evimizin çatısından, 16-17 Nisanlarda Çifte Havuzlardaki pencereden nazlı nazlı, savaş savaş dalgalanan bayrağımızla bakıyoruz.
Mahir Yüreklilerden devraldığımız bayrağımızı yere düşürmemek onurdur, namustur!
O bayrak ki uğruna nice canlar can kan pahasına direndi, direnerek bayrak oldu, vatan oldu, Anadolu oldu!
Bu yüzden BİZİ BİTİREMEZSİNİZ diyoruz halkımızın kanıyla saraylarda, villalarda, konaklarda şatafatlı hayatlar yaşayan oligarşiye…
Mahir Yürekliler bugün de Yedi Notanın Komutanları Yıldızlı Yürek İBRAHİM GÖKÇEK ve Ölümsüz Şarkı HELİN BÖLEK, dağ gibi Onur Namus Adalet KOÇAK MUSTAFA, Dersim’in Karacası EBRU TİMTİK olup bir yudum bedenlerini siper edip, dağ gibi onurlarıyla yeni gelenekler ekmeye devam ederek tohumu diri tutmaya devam ediyorlar.
Şehitlerimize Sözümüz Devrim Olacak!
Kızıldere Anadolu İhtilalinin Yoludur!
Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor!
Ankara Halk Cephesi
