8
Ülkemiz Türkiye’ de AKP faşizmi, Olağan Üstü Hal uygulaması ile Kanun Hükmünde
Kararnamelerle, katliamlarla, işkencelerle, emekçileri işlerinden atmakla ve her türlü baskıyla halkımızı yıldırmaya çalışıyor. Şimdiye kadar sadece işinden atılan kamu emekçisi sayısı 100 bin kişi… Kısaca AKP faşizminin ne emeğe, ne cana, ne demokratik haklara saygısı var. Tepeden tırnağa faşist bir diktatörlük uygulayarak halkımızı sindirmeye çalışıyor…
Ama bunu başaramıyor.
Türkiye’nin dört yanında bu baskı ve saldırılara karşı canını ortaya koyup direnenler var!
Halkımızın onurlu evlatları devrimciler başta olmak üzere her taraftan direniş sesleri yükseliyor.
İşte Yüksel Direnişçileri: İşlerini geri almak için başlattıkları direnişin 196, açlık grevinin 77. günündeler. Her iki direnişçi de açlık grevinin 75. gününde evleri kapısı kırılarak basılıp, hunharca yerlerde sürüklenerek gözaltına alındı ve işkence merkezlerine götürüldü.
İşte Kemal Gün Amcamız: katledilen oğullarının kemiklerini almak, bir mezara kavuşturmak için 9
Şubat 2017’ de başlattığı direnişinin 103. gününde, açlık grevinin 91. gününde.
İşte Malatya Direnişçileri: Hemen her gün gözaltına alınmalarına rağmen yüz günü aşkındır direniyorlar.
Ve işte ülkemizin dört tarafından yükselen direniş sesleri… Faşizmin bütün saldırılarına rağmen direnişçiler boyun eğmiyor. Onları destekleyenler de gece gündüz direniş alanında nöbet tutuyor, saldırılara göğüs geriyor. Direniş adeta halkın direnişine dönmüş durumda. Faşizm aciz. Faşizm eceli gelmiş it gibi korkuyor…
Halkımız,
Zulüm sadece ülkemiz Türkiye’ de yok. Demokrasilerinin ne kadar geliştiği ile övünen Avrupa’nın göbeğinde de zulüm var. Özellikle devrimciler üzerinde başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın da dört yanında baskı ve terör estiriliyor. Devrimciler en küçük demokratik haklarını kullandılar diye gözaltına alınıyor. Tutuklanıyor. Yıllarca hapis cezaları veriliyor. Yıllarca hapis cezası verilenler en insanlık dışı işkence olan tecrite atılıyor. Zorla soyarak arama, zincire vurma, ana dilinde mektup yazmayı, konuşmayı yasaklama gibi çok çeşitli baskı ve yasaklarla karşılaşıyor. Kısacası devrimcileri düşüncesinden vaz geçirmek için her türlü baskı üzerlerinden eksik edilmiyor…
Ama onlar da başaramıyorlar…
Devrimciler bunlara karşı yıllardır başeğmez bir direniş veriyorlar.
En son Heimsheim Hapishanesi’nde Yusuf Taş uygulanan baskı ve yasaklara karşı 30 Mart
2017’ de bedenini açlığa yatırdı. Halen açlık grevinin 55. gününde bulunuyor…
Yani Türkiye’ de ve Almanya’ da bütün direnişçiler açlık grevlerinin kritik eşiğine gelmiş bulunuyor.
Ne Alman emperyalizmi ne de Türkiye faşizmi, halen direnişçilerin haklarını vermiş ve bir çözüme kavuşturmuş değil. Eğer bizler ayağa kalkıp faşizmi ve emperyalizmi yaptıklarına pişman etmezsek çare bulacak gibi de görünmüyorlar.
Bu nedenle çare biziz. Çare tüm halklardır. Tüm Türkiye ve dünya halklarıdır…
Direnişçileri desteklemek için ayağa kalkalım…
28 Mayıs Saat 19.00’ da Köln’ de Avrupa Anadolu Alevi Hareketi, Almanya Anadolu Federasyonu ve Halkın Hukuk ve Yardımlaşma Merkezi’nin düzenlediği mitinge katılalım…
Beklemeye vakit yoktur. Tartışmalarla oylanmaya vakit yoktur. Durum acildir, önemlidir, can sorunu haline gelmiştir.
Bu nedenle başta tüm devrimci-demokrat güçleri, Alevi-Sünni, Türk-Kürt tüm halkımızı ve ben vicdan sahibiyim diyen herkesi miting alanında bekliyoruz.
DİRENENLERİ YAŞATMAK HEPİMİZİN GÖREVİDİR!
DİRENENLERİN ZAFERİ HEPİMİZİN ZAFERİ OLACAKTIR!
KAHROLSUN FAŞİZM VE EMPERYALİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!
ALMANYA ANADOLU FEDERASYONU
AVRUPA ANADOLU ALEVİ HAREKETİ
HALKIN HUKUK VE YARDIMLAŞMA MERKEZİ
