19-22 Aralık Katliamı AKP Faşizmiyle Devam Ediyor!
19-22 Aralık Destanımız Da Adalet Direnişimizle Sürüyor!
Emperyalizmin İmha Saldırısını Boşa Çıkarttık!
Örgütlenecek Hesap Soracak ve Halkımızla Birlikte Bağımsız Demokratik Türkiye’yi Yaratacağız!
19 Aralık 2000 günü emperyalizmin talimatlarıyla faşizmin cellatları 20 hapishaneye saldırarak Türkiye tarihinin en büyük hapishaneler katliamını yaptılar. Dört duvar arasındaki devrimci tutsaklara acizce “teslim ol” çağrısı” yapıldı. Çünkü bedenler tutsak edilse bile düşünceler teslim alınamamıştı. Devrimci tutsakların direnişi telleri aşıp tüm ülkeyi sarıyor, halka umut oluyordu. Fiziken halktan koparılan devrimci tutsaklar halka umut olmaya, öncülük yapmaya devam ediyordu. Bu yüzden umut yok edilmeli, halk çaresizliğe gömülmeliydi. Tutsaklar birbirinden kopartılarak tek tek hapsedilmeli, örgütlülükleri dağıtılmalıydı. Hedef; F Tipi hapishanelerde tutsakları “birey” haline getirmek, düşüncelerinden soyundurmak, nedamet getirmelerini sağlamaktı. Devrimcilerin örgütsüzleştirildiği bir ülkede halk da örgütsüz olacak, hakkını arayamayacaktı elbette.
Faşizm yalan, demagoji ve katliam ile yönetir. Önce katliam yaptılar. Kıbrıs Harekâtından sonraki en büyük operasyondu bu. Kıbrıs harekâtı başka bir ülkeye yapılan, denizaşırı bir operasyondu. 19 Aralık ise devletin hapsettiği, tutsaklara yapıldı. Üzerinde “kapalı alanlarda kullanılmaz” yazılan kimyasal gazların binlercesi koğuşlara atılıdı. Bu gazları İsrail, Filistin halkının üzerine yağdırırken Türkiye faşizmi tutsakların üzerine yağdırdı. Bayrampaşa Hapishanesi’nde diri diri yakılarak kömür edilen 6 kadının hangi kimyasal silah ile katledildiği halen bilinmiyor. 20 hapishanede 28 tutsak katledildi. Onlarcası ağır yaralı halde F Tipi Hapishanelerin tecrit hücrelerine götürüldü ve işkence orada devam ettirildi. Ancak bu operasyonun adına “Hayata Dönüş” dedi faşizm.
Saldırı tarihseldi. Cepheliler ‘in cevabı da tarihsel oldu; ölüm orucu. Katliam kararı emperyalizmin karargahlarında alınmıştı. Dönemin başbakanı Bülent Ecevit “Hapishaneler sorununu çözmeden İMF politikalarını uygulayamayız” diyordu.
Ancak emperyalizmin hesaba katmadığı bir gerçek vardı; Biz Cepheliyiz. Soyumuz Kızıldere’dir. Küllerimizden doğmayı, bitti denilen yerden daha büyük zaferlerle çıkmayı biliyoruz. Zaferi getirecek tek yolun direniş olduğunu biliyoruz. Marksizm-Leninizm bilimi bize bunu öğretti. Ve biz tarihimiz boyunca Marksizm-Leninizm’den bir milim bile sapmadık. Bu yüzden ölümsüz çınarlar gibi dimdik ayaktayız. Emperyalizmin hesaba katmadığı bu gerçeklik yıllar sonra Amerika ağzıyla itiraf edildi. Tecrit saldırısına karşı 122 şehitle yarattığımız Büyük Ölüm Orucu Direnişimiz için “7 yıl direndiler, 7 yıl direniş mi olur” diyordu şaşkınlıkla Amerika. Dünya savaşları bile 4 yıl sürerken biz 7 yıl direndik.
“Zulmün En Büyük Silahı Ölümse Eğer, Ölümü Yenebilenin Hakkıdır Zafer”
Faşizmin ölüm silahını ölüm orucu direnişimizle ellerinden aldık.
Herkes susarken, “dost” güçler bile ölümlerimize sansür uygularken 7 yıl tek başımıza direndik ve kazandık.
19 Aralık katliamının üzerinden tam 20 yıl geçti. 7 yılda 122 şehit ve ardından dünya üzerinde hiçbir örgütün, ülkenin görmediği büyüklükte stadyum ve meydan konserleri… Zaferle sonuçlanan onlarca direniş…Haziran ayaklanması… Umudun Çocuğu Berkin Elvan’ın cenazesinde hesap isteyen 3 milyon insan… AKP’nin OHAL’inin karşısına çıkan Yüksel Direnişçileri…Ve 2020 ölüm orucu direnişimiz… Tüm bunlar emperyalizmin Cephe’yi bitirme hayallerinin tuz buz olduğunun kanıtıdır.
Kuşlar uçmayı, balıklar yüzmeyi unutsa bile biz şehitlerimizi unutmayacağız dedik, unutmadık. Bu bilinçle devraldılar bayrağı Helin, İbo, Mustafa, Ebru. Onlar 122’lerin çocuklarıdır. Onlar 122’lerin ölümsüzlüğü, halkın yenilmezliğinin kanıtıdır.
Dünya halklarının umuduyuz. Emperyalizmin kan ve korku imparatorluğu karşısında yediveren gibi çoğalan, sarmaşık gibi dünyayı saran direniş çiçekleriyiz.
Her direniş, yeni direnişlere yol gösterir ama önemli olan kimsenin direnmediği yerde direniş meşalesini tutuşturmaktır. Tarihin her döneminde bu meşaleyi tutuşturan halk çocukları çıkmıştır.
Bu savaşın öncülüğünü yapmaktan, yollar kesildiğinde yeni yollar açmaktan gerektiğinde en büyük bedelleri ödemekten vazgeçmeyeceğiz. 19-22 Aralık şehitlerimiz birer direniş tohumu olup düştüler toprağa. Direniş tohumları Anadolu’nun dört bir yanına ekilmiştir…
19 Aralık Şehitleri Ölümsüzdür!
Yaşasın 19 Aralık Direnişimiz!
19 Aralık Katliamının Hesabını Sorduk, Soracağız!
Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez!
Halk Cephesi
Aralık 2020
