
Dr. Barış Kaya’nın Derhal Serbest Bırakılması Ve Hakkındaki Suruşturmaların/Sürgünlerin Durdurulmasını İstiyoruz
Barış Kaya Özgürlük Komitesi’nin çağrısına katılıyor ve kendi tarafımızdan herkesi, aynı zamanda sağlık ile sağlık çalışanları birlik ve sendikalarını, Erdoğan hükümetinin otoriter ve baskıcı politikalarına ve tezgahlarına karşı dayanışma göstermeye çağırıyoruz.
23 Haziran 2026 tarihinde sağlık çalışanı Barış Kaya, Erdoğan hükümeti tarafından yasadışı bir şekilde gözaltına alınmış, işkence görmüş ve birkaç gün sonra “öğüte/örgüte üyelik” suçlamasıyla tutuklanmıştır.
Faşist rejim tarafından hedef gösterilmesi; siyasi görüşleri, bir sağlık çalışanı olarak ezilenlerin/halkın yanında durma seçimi, ücretsiz sağlık hakkını savunması, bilgiyi paylaşarak ve toplumdan/toplum için sağlık mücadelesi vererek tıbbi bakıma erişimi mahrum bırakılmış mahallelere kadar ulaştırma ve ihtiyaç olan her yere gitme çabasından kaynaklanmaktadır.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve İstanbul Tabip Odası İnsan Hakları Komisyonu aracılığıyla çalışanların ve sağlık hizmeti alanların hakları için mücadele etmektedir.
Barış Kaya; hem mesleki pratiğiyle hem de mücadelenin doğrudan bir öznesi olarak politik duruş sahibi, ilerici bir hekimdir. AKP faşizmi tarafından ikinci kez cezaevine konulmaktadır ve bu kez tutuklanmasına yol açan tertip, anti-emperyalist tutumu ve gözaltına alınmasından birkaç gün sonra gerçekleştirilmesi planlanan ve düzenlenen 36. NATO Zirvesi’ne karşı çıkışı temelinde kurgulanmıştır. Dolayısıyla, bütün halkları katleden ve savunma harcamaları dayatarak toplumları ekonomik olarak sömüren dünyanın en büyük katliam mekanizmalarından biri olan NATO’nun zirvesinin sorunsuz geçmesi bahanesiyle, Erdoğan rejiminin baskı politikaları doğrultusunda “önleyici” olarak tutuklanmıştır.
MİÇOTAKİ VE ERDOĞAN REJİMLERİNİN EGE’NİN İKİ YAKASINDA TOPLUMSAL TABANA, HAREKETLERE VE İLERİCİ YA DA DEMOKRATİK DURUŞA SAHİP HER İNSANA YÖNELİK SALDIRILARINDAKİ UYUMUNU GÖRÜYORUZ. GÖRÜNÜŞTEKİ DIŞ ÇATIŞMALARA RAĞMEN, İKİ DEVLETİN DE AYNI KATLİAM MEKANİZMASI OLAN NATO’DA BİRLİKTE YER ALMASIYLA DA İFADE BULAN BİR UYUM.
Dünyanın giderek artan baskıcı rejimleri karşısında direnişin sesi olmaya devam eden herkesle dayanışma içindeyiz. Enternasyonalist dayanışma, halkların yanıtı ve gücüdür; İşgal Edilmiş Mülteci Topluluğu’nun mücadelesi ile Aristotelis Chantzis ve Suzon Doppagne’in açlık grevleri sırasında Türkiye ve Kürdistan’dan yoldaşların gösterdiği dayanışmayı unutmayacağız. Nitekim Türk Tabipleri Birliği’nden hekimler, açlık grevleri ve insan hakları mücadelelerindeki deneyimlerine dayanarak tıbbi destekte bulunmak üzere Yunanistan’a seyahat etmişlerdi. Miçotaki ve Erdoğan rejimlerine, ayrıca NATO’nun katliam mekanizmasına verilen yanıt işte budur.
SINIRLARIN HER İKİ YAKASINDAN; DEVLETLERE, KAPİTALİZME, FAŞİZME VE EMPERYALİZME KARŞI ÖRGÜTLENME VE ENTERNASYONALİST DAYANIŞMA!
- Aleksandras İşgal Edilmiş Mülteci Topluluğu Sağlık Yapısı
- İşgal Edilmiş Mülteci Topluluğu Meclisi (SY.KA.PRO.)