5
Ömrünü uzatmak için AKP faşizmi bütün imkanlarını seferber ediyor. AKP, kendisinin yanında olmayan öğrenciye, memura, doktora, sanatçıya, işçiye ve avukatlara düşmandır, kısacası faşizm herkese düşmandır.
Silivri’de tarihi bir dava görüldü. Bu davada yargılanmak istenilenler devrimci avukatlardı, halkın avukatlarıydı. Önceki davalarda serbest bırakılan avukatlar emperyalizmin uşağı olan Soysuzlar tarafından yeniden tutsak edilmişlerdi. Avukatlar haklı olarak ‘Ne değişti ki siz bizi yeniden tutukladınız’ diye sormuşlardı. Evet değişen bir şeyler olmuştu, karar veren hakimlerin yerleri değişmişti, yerlerine işbirlikçi hakimler ve savcılar getirilmişti. Ve en önemlisi korkuları daha da büyümüştü. Devrimci avukatlar halk için avukatlık yaptıkları için, adaletsizlikleri açığa çıkardıkları için hedef alındılar. Emperyalizmin uşakları Anadolu topraklarında var olan devrimci avukatlık geleneğini yok etmek istiyor.
Devrimci avukatlar nezdinde Anadolu’da yaşayan halklara bir göz dağı verilmek isteniliyor. Diyorlar ki biz asarız keseriz, istediğimiz gibi sizi sömürürüz ama kimsenin sesi çıkmasın. Çalınan bizim emeğimizdir, akan bizim kanımızdır, aç bırakılanlar yine bizleriz. AKP’nin krizi gün geçtikçe daha da derinleşiyor, bununla beraber bizim de açlığımız, yoksulluğumuz derinleşiyor.
İşbirlikçi AKP’nin mahkemeleri devrimcileri yargılayamaz. Bu mahkemelerde çıkan kararların ve cezaların hiçbir meşruluğu yoktur, devrimci avukatlar derhal serbest bırakılsın! AKP’nin hakimleri ve savcıları zavallısınız korkaksınız, ancak kapalı kapılar ardında kararlarınızı açıklayabilirsiniz. Verdiğiniz kararların hiçbirini tanımıyoruz, reddediyoruz! Selçuk Kozağaçlı’nın söylediği gibi, sadece sizi değil, temsil ettiğiniz her şeyi reddediyoruz.
Mahkemenin başından beri ne hukuk ne yasa tanıyan AKP faşizminin kuklası olan savcıları ve hakimleri. Tutuklu bulunan Halkın Hukuk Bürosu avukatları son duruşmaya mahkemenin tutumu, kendilerinin ve dava avukatlarının salondan atılması, başından beri adil yargılanmaya aykırı süren dava ve açlık grevinin 56. gününde olmaları sebebiyle duruşmaya gelmediler. Avukatları da duruşma salonuna girmedi. Mahkeme başkanı bu şekilde duruşmayı başlatarak, saat 12:00’da hükmü açıklayacağını söyleyerek, ara verdi. Sonrasında sadece seyircilerin alındığı salonda mahkeme başkanı kararı açıklamaya başladı. Karar en baştan beri açıktı zaten onlara göre. İktidarın en baştan itibaren kararını verdiği dosyada sıra kuklaları olan hakimlerin son sözlerini söylemelerine gelmişti.
İlk duruşmadan son duruşmaya kadar savunmaları dinlemeyen, bilimsel ve akla mantığa uymayan tavırlarla düşmanlığını net bir şekilde ortaya koymuşlardı. Gizli tanıkların ifadelerini düzelten onları yönlendiren, İstanbul Siyasi Şube polislerinin hazırlayıp getirdikleri kağıtları noktasından virgülüne kadar harfiyen yerine getiren mahkeme heyeti vardı.
Duruşma salonundan açlık grevinde olan avukatlarımızı salondan attıran. Yani verilen talimatları harfiyen yerine getiren hakimler ve savcılar vardı. Faşizm iyi güzel olan ne varsa karşıdır, Faşizm ’de mantık ve bilimsellik yoktur. Halkın avukatlarına ceza vermek için denemediğiniz yol kalmadı yapabileceklerinizin hepsini yaptınız. Gizli tanıklarınızdan, yalan beyan ve iddianamelerinize, salondan ziyarete gelen insanları, desteğe gelen avukatları dışarı atmanıza kadar. Boş salonda okunan kararda:
Sizin Hukukunuzu Da Kararlarınızı Da Cezalarınızı Da Tanımıyoruz
Hukuksuzluğunuzu, cezalarınızı tanımıyoruz. Sizleri iyi tanımaktayız cezalarınızın kararlarınızın haklı ve meşru mücadelemizde hükmü yoktur. Halkın Avukatlığı bir gelenektir, halkın avukatları ezilenin yanında olmuştur olacaktır da.
Somadan, bir işçi direnişine, katledilen halk çocuklarından, yoksul gecekonduların çamurlu sokaklarına, Halkın Avukatları her yerdedir. Yüzleri halka dönük ve açıktır sizin vermiş olduğunuz cezaların halkın nezdinde hiçbir hükmü bulunmamaktadır. Savunma hakları gasp edilen, hapishanelerde tecrit edilen, işkence gören ama yine de savunmanın, adaletin halkın avukatlığının gerçeğini her yerde size haykıran oldular. Onlar halk için Avukatlık yapmanın ne demek olduğunu tüm dünyaya gösterdiler. Adaletin sizin gösterişli adliye salonlarında olmadığını tüm halkımız bilmektedir. Kararlarınızın, yasalarınızın, hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Halkın gerçeği halkın içindedir. Halk neyin haklı neyin haksız olduğunu bilir.
Faşizmin üstündeki hukuk şalının nasıl kaldırılacağını bizler çok iyi bilmekteyiz. Devam edin baskınıza saldırılarınıza, siz saldırdıkça bizim haklılığımız meşruluğumuz bir kez daha tescilleniyor. Mahkeme salonundan atılırken Halkın Avukatı Selçuk Kozağaçlının da söylediği gibi “Sadece sizi değil, sizi ve temsil ettiğiniz her şeyi, ahlakınızı reddediyorum.”
Sözde Hukukunuzu, Yasalarınızı, Adalet Saraylarınızı, Size Ait Ne Varsa Tanımıyoruz!
Halkın Avukatları Gururumuzdur, Halkın avukatlık geleneğini bitiremeyeceksiniz, adalet talebimiz her daim dillerimizde olacak. Halkın avukatları içeride dışarıda nerede olursa olsun halkımıza adaleti, umudu fısıldayacaklar.
Haksızlıklarınıza hukuksuzluklarınıza karşı bedenlerini açlığa yatırmış olan halkın avukatları kazanacak. Siz yenilmeye mahkumsunuz. Cezalarınız bizleri daha güçlü kılacaktır. Mahkeme kararına bakın; orada yargı kararı yok. Orada Faşizmin nefreti var. Bu nefret karanlığın aydınlığa, hurafenin bilime, faşizmin hürriyete olan nefretidir. Bu nefret tarihseldir. Bu nefretin muhatabı olarak bize düşen tarihsel mirasımızı gururla taşımaktır.
Devrimcilik Yapmak Suç Değil Görevdir
Halkın avukatları sadece avukat oldukları için değil Devrimci Avukatlık yapmış oldukları için bu kadar cezalar verilmiştir. Onlar düzende rahat bir hayat sürebilecekken. Halkın onurlu kavgasında kavgaya omuz vermişlerdir. İki sınıf vardır tarihler süreci boyunca. Burjuvazi kendi sınıf bilinciyle yapması gerekeni yapıyor. Devrimcilere, Demokratlara, Yurtseverlere saldırıyor. Devrimcilik yapmak suç değildir, zorunluluktur, onurdur. Devrimciler iyiyi güzeli yaratanlardır. Saldırılan devrimci değerler ve devrimci kültürdür. Burjuvazi sonunun devrimciler tarafından geleceğini biliyor ve saldırılarını pervasızca sürdürüyor. Bu saldırılara karşı devrimci mücadeleyi güçlendireceğiz. Geleceğimiz devrimcilerin elindedir. Adalette bizimle gelecek. Halkımızın güzel günleri de bizimle gelecek. Düzenin yoz kültürüne karşı devrimci kültürü, devrimci avukatlığı savunmaya devam edeceğiz. Devrimci Avukatlık geleneğini bitiremeyeceksiniz!
Devrimciliğin Meşru ve Haklı Mücadelesini Bitiremeyeceksiniz!
Gururla Onurla Tarihsel Haklılık ve Meşruluğumuzla Adalet Talebimizi Haykırmaya Devam Edeceğiz!
Halkın Avukatları Onurumuzdur
İngiltere Yürüyüş Dergisi Temsilciliği
