3
Süryani Halk Meclisinden Eylem
Faşizmin katliamlarında hayatını kaybedenleri anmak amacıyla, Hitler faşizminin yenildiği güne denk gelen 08.05.2020 Cuma günü Augsburg Enternationalist Birliği tarafından, Augsburg Rathausplatz’ta bir miting gerçekleştirildi. Hemen öncesinde VVN tarafından gerçekleştirilen bir etkinliğin de olduğu mitingde, Avrupa Süryani Halk Meclisi, MLPD, VVN, Çevre Sendikası ve Kadın Hakları kurumları birer konuşma yaptı.
Avrupa Süryani Halk Meclisi yaptığı konuşmada, Türkiye’deki faşizmin sistematik yapısı anlatılarak, ülkemizin yeni sömürge tipi ülke olduğu ve Mahir Çayan’ın bu konudaki bilimsel tespitleri dile getirildi. Ayrıca, Almanya’nın Türkiye’deki emperyalist politikaları da teşhir edildi.
Mitingde, adalet talebiyle başladıkları olum orucunda şehir düşen, Mustafa Koçak ve Grup Yorum üyeleri İbrahim Gökçek ile Helin Bölek de anılarak, Grup Yorum’un Uğurlama isimli şarkısı mitinge katılanlara dinletildi. Mitinge katılanların zafer işaretleriyle şarkıya eşlik ettikleri görüldü.
100 kişinin yer aldığı miting, saat 19’da sona erdi.
Konuşmanın Türkçe çevirisi;
Mayıs 2020’da dünyada Hitler faşizmden kurtuluşun 75. yıldönümünü kutluyor.
Hitler faşizmi dize çöktürmek ve aynı zamanda işgal altındaki ülkelerde, toplama kamplarında ve hapishanelerde bulunan milyonlarca insanların kurtarıcı gücü olabilmek, Stalin’in önderliğinde, tüm Avrupa’da antifaşist ve vatansever direniş savaşçılarıyla ittifakta olan sosyalizmin tarihi kazanımıdır.
Bugün, tüm dünyada faşizme karşı mücadele etmek görevimiz ve zorunluluğumuzdur.
Faşizme karşı mücadele edebilmek için, öncelikle faşizmin ne olduğunu anlamamız gerekir.
Faşizme karşı mücadele edebilmek için, öncelikle faşizmin ne olduğunu anlamamız gerekir.
Kapitalizmin farklı yönetim biçimleri vardır.
En yaygın yönetim biçimi burjuva demokrasidir. Yani, daha çok hilelerle ama aynı zamanda terörle de yönetiliyor.
En yaygın yönetim biçimi burjuva demokrasidir. Yani, daha çok hilelerle ama aynı zamanda terörle de yönetiliyor.
Bundan farklı olarak faşizmin yönetim biçiminde daha çok terör yoluyla, ama aynı zamanda hilelerle de yönetiliyor.
Burjuvazi bu yönetim biçimini, ana yöntem olarak hileler gereken etkiyi göstermediği ve zorunlu olarak geri plana düştüğü an itibarıyla uygulamaktadır. Bu geçiş ani değil,
sınıf mücadelesinin gelişimine bağlıdır.
sınıf mücadelesinin gelişimine bağlıdır.
Proletarya keskinleşen sınıf mücadelesinde doğrudan devrime hazırlanıyor, burjuvazi ise devlet aygıtının faşistleştirmesi ve faşist örgütlenmelerinin kurulmasıyla karşı devrime hazırlık yapıyor.
Dimitroff’a göre faşizm: “finans kapitalin en açık biçimiyle, en gerici, en şovenist ve emperyalist unsurları olan diktatörlüğü” dür.
Yeni sömürge olan Türkiye’de faşizm Mahir Çayan’ın bilimsel analizine göre “gizli faşizm” ilkesiyle “sömürge tipi faşizm” modeli olarak tanımlanmıştır.
Demek ki, Türkiye’de faşizm faşist kitle hareketiyle değil, fakat -belli bir demokratik çerçeveyi koruyarak, düzen kurumlarıyla olan krizin baş edilemediği durumlarda açık ortaya çıkan, yukarıdan gerçekleştirilen bir faşistleşmeyle.
Ana çelişki halk ile -krizi köylü ve işçilere yüklemeye çalışan- emperyalizmden bağımlı oligarşi arasında.
Almanya’nın Türkiye ile yüzyıl devam eden emperyalist politikası katliam ve soykırımlardan geçmiştir.
Süryani ve Ermeni halklarının soykırımı emperyalist Alman subaylarıyla birlikte hazırlanmıştır.
Dersim katliamında kullanılan kimyasal silahları faşist Alman İmparatorluğu’nda üretilmiştir.
90’lı yıllarda, Süryani ve Kürt köylerin ve şehirlerin yok edilmesinde Türk Ordusu ağırlıklı olarak Alman silahları kullanmıştır.
Türkiye’de devrimci sol tutsaklarına yönelik kimyasal silahlarla gerçekleştirilen 19 Aralık 2000 hapishaneler katliamı, faşist Naziler’in modeli ile düzenlenmiştir.
Bugün de faşist Türkiye devleti Alman silahlarla Kuzey Suriye’yi işgal ediyor.
Faşist Türkiye devletinin tarihi Erdoğan
ve AKP hükümetiyle başlamamıştır.
ve AKP hükümetiyle başlamamıştır.
Kuruluşundan beri düzenlenen bir katliamlar tarihidir.
Sadece devrimciler değil, etnik azınlıklar ve farklı bir dine mensup olanlar da takip ediliyor, baskı uğruyor ve katlediliyor.
Bu nedenle sosyalist devrim için mücadele etmek bir görev, hata bir zorunluluktur ve meşrudur.
Bugün, faşist Türkiye’de Ölüm Orucunda şehit düşen Grup Yorum üyeleri İbrahim Gökçek ve Helin Bölek ve Halk Cepheli Mustafa Koçak başta olmak üzere, Türkiye faşizmi tarafından katledilen tüm insanları anıyor, direnişleri önünde saygıyla eğiliyoruz.
Yaşasın Direniş, Yaşasın Zafer!
Yaşasın Enternasyonal Dayanışma!
Yaşasın Enternasyonal Dayanışma!
Avrupa Süryani Halk Meclisleri
