Home almanyaNe Türkiye’de Ne Almanya’da Grup Yorum ve Şarkıları Engellenemedi, Engellenemeyecek!

Ne Türkiye’de Ne Almanya’da Grup Yorum ve Şarkıları Engellenemedi, Engellenemeyecek!

by halkinkutuphanesi
0 comments

24 Kasım 2019, Pazar günü Köln’de gerçekleştirilecek olan, “Grup Yorum’a Özgürlük- Adalet İstiyoruz” etkinliği, konser salonunda hazırlıklar sürerken yüzlerce polis eşliğinde getirilen Yasaklama Kararı ile engellenmek istendi. Alman devleti bir kez daha demokratik hak ve özgürlüklerden yana değil, Türkiye faşizminin halka ve devrimcilere karşı suçlarına ortak olmayı seçti.

2015’ten bu yana Alman devleti, AKP hükümeti ile iş birliği içinde Grup Yorum’u terörize etmeye, halkın desteğinden tecrit etmeye çalışıyor. Bunun için bizzat İçişleri Bakanlığı kararlarıyla konser salonlarına, belediyelere özel dosyalar gönderiyor, Polis teşkilatının çeşitli birimleri ve Anayasa Koruma Örgütü elemanlarıyla, yani devletin ZOR GÜÇLERİ ile harıl harıl çalışıyor. Festivallerimizi yasaklama, konserlerimizi yaptırmamaya yönelik çabaları, “demokratik haklar” görüntüsünü yerle bir edecek şekilde çeşitli manevralarla sürüyor… Bugüne dek ne yaparsa yapsın Grup Yorum’u terörize edemedi, tecrit edemedi… Bunun hazımsızlığı ile yeni yöntemlerle saldırmaya devam ediyor…
Dayanışma Etkinliği öncesinde Köln polisi, 22 Kasım Cuma günü salona gelmiş, Grup Yorum’un terör propagandası yapan bir grup olduğunu, bu etkinliğin yaptırılmaması gerektiğini söyleyerek bazı bilgiler istemişler, Salon sahibi gerekli bilgileri hazırlayıp Cumartesi akşamı iletmişti. 24 Kasım 2019 Pazar günü tam 19 adet polis minibüsü ile yüzden fazla tam donanımlı polis eşliğinde ve ellerinde Emniyet Müdürlüğü kararı ile geldiler. Salonda 15-20 kadar insan ve grup yorum elemanları son hazırlıklarını tamamlamaya çalışıyorlardı. Grup Yorum dostu 17 müzik grubu ve sanatçının katılacağı Dayanışma etkinliğiydi söz konusu olan…
Üniformalarıyla, silahlarıyla, tam donanımlı ekipleriyle gelme emri almışlardı. Bir küçük salonda sanatsal içerikli bir dayanışma etkinliğini engellemeye böyle geldiler. Fiili engelleme ve gerekirse herkesi zorla dağıtma, gözaltına alma vb. amacıyla geldikleri çok açıktı. Korku imparatorluğunun askerleriydiler. Ama karşılarında ne yaptığını neden yaptığını bilen sakin ve kararlı insanlar gördüler.
Ellerindeki kararın tarihi 22 Kasım 2019. Yani iki gün önce alınmış kararı ne salon sahibine ne de etkinlik sahibine bildirmemişlerdi. Çünkü attıkları tarih yalandı.
“Bir yasadışı terör örgütünün propagandası yapılması ihtimali” diye açıklama yapmış polis yetkilisi. Gazeteler de haberi böyle vermiş. Üstüne üstlük: “Salonda terör örgütü propagandası içeren malzemeler bulundu. Bunun üzerine yasaklandı” demişler… YALAN.
Ellerindeki yasak kararını göstermeden salona giremezlerdi. Gösterdiler. Yani karar iki gün önce alınmıştı… Ve içeride “terör örgütü propagandası içeren malzemeler” dedikleri ise, Grup Yorum CD’leri arasından en son albümden aldıkları 3 adet örnek, Grup Yorum tarihinden ve güncel direnişinden karelerin yer aldığı fotoğraf sergisi, Sanatçı İsmail Doğan’ın Grup Yorum’u anlattığı Karikatür Sergisi, Tutsak Grup Yorum elamanlarına gönderilmek üzere hazırlanmış kartlar ve zarflar, müzik enstrümanları ve halkımızın evlerinde hazırladığı yemekler ve tatlılar… İşte bunlar “Yasadışı bir terör örgütünün propagandasını içeren malzemeler”… Ve bunlar bulunduktan sonra “bunu üzerine yasaklama kararı alındı” denilenler…
Sürekli bir gerginlik içinde davrandılar, çok açık bir provokasyon yaratma isteği vardı. Nasıl anlatmışlar ve neye hazırlamışlardı ki polisleri, salonu ve etkinliği görünce meşruiyetleri sarsıldı. Ve her defasında hesap soran, öyle keyfi davranamayacaklarını anlatan kararlı çıkışlar karşısında hemen geri adım atmaları bunun göstergesiydi.
İçeride tüm polisler çıkana dek yaptıklarını denetlemek amacıyla kalanlar dışında herkes dışarıya çıkmıştı. Etkinliğin başlama saatine doğru dışarıda Grup Yorum dostu sanatçıların tümü ve izlemeye gelenlerden sloganlar yükseldi. “Grup Yorum Halktır Susturulamaz”. MLPD’li Alman dostlarımız hızla salon önünde protesto etkinliği başvurusu yaptılar. Ve “Grup Yorum’a Özgürlük-Adalet İstiyoruz Dayanışma Etkinliği” polis kuşatması altında salonun önünde başladı.

Efkan Şeşen Avrupa’da da Grup Yorum’un her koşulda direneceğini ve susturulamayacağını söyleyerek, “Düşenlere” şarkısını kitleyle birlikte söyledi. İsmail Doğan, polisi ve baskıları teşhir etti, karikatürlerine ve hatta eskizlerinin olduğu defterlerine bu kadar ilgi gösterilmesi ve bazılarına el konulmasına tepkisini dile getirdi. Her zaman Grup Yorum’un yanında olacağını söyledi. Fransa’dan gelen İki Grup yorum dostu grup bir araya geldiler. “Sistemin saldırılarıyla burada da karşılaştık. Türkiye ile Almanya’nın çıkar ilişkileri her nasılsa işte aynı Türkiye’deki baskıları bunlar da yapıyor. Biz Fransa’da dayanışma etkinliğine katıldık, burada da katılıyoruz. Müziğimizle sistemin baskılarını yıkacağız” dediler ve bir şarkıyı birlikte söylediler. Erdal Arslan, “Türküleri olmayanlara yazık, onlar insan olamayacaklar. Ve ne yazık ki onların bir Grup YORUM’ları yok. Biz çok güçlüyüz. Çünkü bizim Grup YORUM’umuz var” dedi ve türküsünü söyledi. Hakan Akmaz zalime inat direngen bir Ege Türküsü ile, kitleyle birlikte “Teslim Olmayalım Halil’im Aman Kurşun Saçalım” diye haykırdı. Alman Grup Yorum Dostları keman ve gitar eşliğinde güçlü bir Almanca marş çalıp söylediler. Yunanistan’dan katılan Consandina ve Sofia konuşmalarında, bu yasaklamaların saldırıların aslında tüm emperyalist-kapitalist sisteme karşı mücadeleyi yükseltmek gereğini tekrar ortaya koyduğunu söylediler ve keman eşliğinde Grup Yorum’dan “Uğurlama yı kitleyle ve tüm sanatçılarla birlikte söylediler.
Polislerin şaşkın bakışları altında yüz elliye yakın insan ve tüm sanatçılar türküleriyle-sloganlarıyla öyle bir şenlikle elele vermişlerdi ki, birinin başladığı şarkı sırasında diğeri koşarak enstrümanıyla eşlik etmeye geliyor, bir diğeri vokalle eşlik ediyordu. Nicolas Miquea Şilili gitarını konuşturuyor, “EL pueblo unido, xamas cera vencido” diye haykırıyordu tüm kitleyle birlikte. Ve az sonra dayanamıyor tekrar geliyor, grup yorum ile birlikte “Hasta la Siempre Commandante Che Guavera” diyordu.
Gehörwashe’nin üç elemanı da oradaydı. Konuştular: Türingen’de yıllardır yaptığımız festivalimizi Grup Yorum’u bahane ederek engellemek istemişlerdi. Birlikte direndik ve yaptık. Yine engellemeye çalışıyorlar. Bu baskılar bize yapılmıştır. Türkiye’de faşist sistem baskı yapıyor, burada Almanya. Direneceğiz…” dediler ve Grup Yorum ile birlikte Almanca ve Türkçe “Ciao Bella”yı söylediler. Tüm kitlenin katılımıyla söylenen şarkı coşkuyu yükseltti.
Şenlikli bir eyleme dönüşen Dayanışma Etkinliğinde başka güzellikler de yerini buldu. Dersim şehitlerinden Pınar Güngör’ün adını alan Pınar’ımızın doğum günü böyle bir eylemde hep birlikte kutlandı. Pastasının üzerindeki mumu üflerken Pınar’ın gözlerinin için gülüyordu. Bir yandan ailelerimizin hazırladığı ama içeride sunamadıkları börekler eylemdekilere dağıtıldı.
Tüm kitlenin katıldığı halaylar ve sloganlarla tamamlanan eylem, sinevizyon sunumu hariç, hemen hemen içeride yapılacak olan etkinliğin eyleme dönüşmüş bütünü halinde gerçekleştirildi. Polislerin halayları ve eylemi izlerken ki halleri de bambaşkaydı. Ne için geldikleri ve neyle karşılaştıklarının çelişkisi yüzlerinden okunuyordu.

Alman emperyalizmi Türkiye faşizminin devrimcilere ve Grup Yorum’a yönelik yok etme saldırısına neredeyse harfi harfine uyarak, kendi yasalarını da hiçe sayarak engelleme çabalarına coşkulu ve güçlü bir sahiplenme ile böyle cevap verildi… Salonun önündeki bir avuç halk ve halktan yana sanatçılar aslında dünyanın ezilen tüm halklarını ve onların sesi olan devrimci sanatın temsilcileri oldular…

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode