
BUGÜN 14 HAZİRAN EBRU TİMTİK ANISINA İLAN EDİLEN
“ULUSLARARASI ADİL YARGILANMA GÜNÜ”
HALKIN AVUKATI EBRU’NUN YOLDAŞLARI, ÖĞRENCİLERİ OLARAK,
ONUN UĞRUNA YAŞAMINI FEDA ETTİĞİ ADALET İÇİN MÜCADELESİNİ BÜYÜTECEĞİZ!
Bugün 14 Haziran. Bugün tüm yaşamını halk için adalet mücadelesine adayan ve bu mücadelede yaşamını ortaya koyarak ölümsüzleşen halkın avukatı Ebru Timtik’in doğum günü olması. Elbette bugünü bizim için anlamlı kılan sadece Ebru’nun doğum günü olması değil. Bugünü anlamlı kılan Ebru’ya ithaf edilen „Uluslararası Adil Yargılanma Günü” olması.
Bugün Ebru’nun uğruna yüzlerce gün aç kalarak direndiği, yaşamını feda ettiği ve tüm dünyada milyonlarca avukatta yankısını bulan adil yargılanma talebinin tüm dünya halkları tarafından sahiplenildiği, onurlandırıldığı gün. Bugüne anlam katan meslektaşımız, yoldaşımız öğretmenimiz, halkın avukatı Ebru Timtik’i bir kez daha saygıyla anıyor ve ona sözümüzü bir kez daha yineliyoruz; uğruna yaşamını feda ettiği adalet için, adil yargılanma için mücadelemize devam ediyoruz, devam edeceğiz. Tıpkı Ebru yanımızdayken olduğu gibi…
Ebru Timtik Kimdir?
Halkın Hukuk Bürosu çalışanı ve Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi meslektaşımız Ebru Timtik, halkın avukatıydı, son nefesine kadar halkı için attı yüreği. Son anına kadar halk için adalet için adalet mücadelesinin bir sıra neferi oldu. Son nefesinde de halk için adalet istemeye devam etti ve adalet için ölümsüzleşti.
Ebru; adliyelerde, mahkeme salonlarında, meydanlarda, direniş alanlarında halkın omuz başındaydı. Gecekondusu yıkılarak barınma hakkı elinden alınmak istenen yoksul halkın; dağları, dereleri, ormanları talan edilen köylülerin avukatıydı. Köyleri boşaltılan, yakılıp yıkılan, bombalanan Kürt halkının avukatıydı. Hakları için direnen işçilerin, memurların, öğrencilerin avukatıydı. Maden ocaklarında, inşaat alanlarında, fabrikalarda patronların kârları için katledilen işçilerin avukatıydı. Polis kurşunuyla katledilenlerin, sakat bırakılanların avukatıydı. Karakollarda, hapishanelerde işkence görenlerin avukatıydı. 19-22 Aralık 2000’de Türkiye’nin 20 hapishanesinde eş zamanlı yapılan katliam operasyonunda katledilenlerin, diri diri yakılanların avukatıydı… Kısaca; haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe uğrayan kim varsa onların avukatıydı Ebru.
Adaletin, siyasal iktidarın elinde halka karşı bir silah haline gelen hukuk ve yargı mekanizması eliyle sağlanmasını beklemeyen, bunun gerçekleşeceğine asla inanmayan ama faşizmin mahkemelerinde de adalet aramaktan, bunun için mücadele etmekten asla vaz geçmeyen, halkın onurlu avukatıydı. İşte Ebru’nun ve onunla birlikte tutsak edilen diğer halkın avukatlarının büyük suçu buydu. Bu yüzden 12 Eylül 2017’de; İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır (Amed) Halkın Hukuk Büroları basılarak, aralarında EBRU TİMTİK’in de olduğu 18 avukat gözaltına alındı ve siyasi iktidarın talimatlarıyla tutuklandılar.
Ebru ve birlikte tutuklandıkları 17 meslektaşı, bir yıl sonra çıktıkları ilk duruşmada tahliye edildiler. Ancak AKP iktidarının talimatlarıyla, baskılarıyla, tahliye kararından sadece 10 saat sonra aynı mahkeme tarafından, aralarında Ebru’nun da olduğu 12 avukat hakkında tekrar tutuklama kararı çıkarıldı. Bu da yetmedi AKP iktidarına. Tahliye kararı veren hakimleri derhal görevden alarak cezalandırdılar. Yerlerine özel olarak seçilmiş kişilerden oluşan bir “mahkeme heyeti” oluşturuldu. Bu heyetin başına da yine özel olarak seçilmiş bir iktidar aparatı “mahkeme başkanı” olarak atandı. Yani halkın avukatları için hüküm çoktan verilmişti. İnfazı yapacak, ipi çekecek, idam sehpasının altındaki tabureye tekmeyi vuracak bir cellada ihtiyaç vardı sadece. İşte o cellat bugün karşımıza Adalet Bakanı olarak çıkan, siyasi iktidarın emrindeki bir aparat olmaktan başka bir yeteneği ve işlevi olmayan Akın Gürlek’ten başkası değildi.
AKP faşizminin Halkın Avukatlarına biçtiği cezayı infaz etmek için görevlendirdiği Akın Gürlek görevini en iyi şekilde yaptı. Hiçbir hukuk kuralına uymadan kendisine verilen talimatları eksiksiz yerine getirerek halkın avukatlarına 159 yıl hapis cezası verdi.
Halkın avukatları, kendilerine bir daha avukatlık yaptırmamayı, yıllarca hücrelerde çürütmeyi amaçlayan bu zorbalığa boyun eğmediler. “159 yıllık ceza kabulümüz değildir” diyen Ebru Timtik, 3 Ocak 2020’de, Aytaç Ünsal ise Oya Aslan ve Barkın Timtik ile birlikte 3 Şubat 2020 tarihinde adil yargılanma talebiyle süresiz açlık grevine başladılar. İki ay boyunca süresiz açlık grevini sürdüren avukatlardan Aytaç ÜNSAL ve Ebru TİMTİK, Türkiye’de Avukatlar Günü olarak kutlanan 5 Nisan 2020’de açlık grevini ölüm orucuna çevirdiklerini duyurdular.
Yola çıktıklarında;
Av. Ebru Timtik; “Şimdi her şey çok sadeleşti. Ya öleceğim ya da taleplerim kabul edilecek” diyordu.
Av. Aytaç Ünsal ise; “Yerin yedi kat dibine de kapatılsak, halkın avukatlığını yapmaktan vazgeçmeyeceğiz” diyerek, kararlılıklarını herkese duyuracaklardı.
Ebru Timtik, bütün hayatını adalet mücadelesine adamış, meslek hayatı boyunca adil yargılanma hakkı için değişik biçimlerde mücadele etmiş onurlu bir avukattı. Son mücadelesinde, meslektaşı ve yoldaşı Aytaç Ünsal’la birlikte çıktıkları yolda yaşamını ortaya koydu ve adil yargılanma hakkı için ölümsüzleşti.
Meslektaşımız Ebru Timtik’in bu onurlu mücadelesi Türkiye’de ve dünyada milyonlarca meslektaşımızın saygısını kazandı, Ebru Timtik anısına birçok etkinlik düzenlendi, adına birçok ödül verildi. Bunlardan biri de Ebru Timtik’ın anısını ve mücadelesini onurlandırmak amacıyla ilan edilen „Uluslararası Adil Yargılanma Günü ve Ebru Timtik Ödülü” etkinliğidir. Bu etkinlik dünyanın birçok yerinden milyonlarca meslektaşlarımızı temsil eden birçok uluslararası hukuk örgütü tarafından organize edilmektedir. Elbette bu ödül ve bu etkinlik simgesel bir öneme sahiptir. Asıl olan bu ödülün temsil ettiği, halkın avukatı Ebru Timtik’in yaşamını feda ettiği adil yargılanma için mücadelenin ve bu mücadeleyi yaratan geleneğin, devrimci avukatlığın, halkın avukatlığının bugün hala sürüyor ve sürecek olmasıdır. Bugün bu mücadele birçok farklı alanda, birçok farklı yerde devam ediyor. Bu mücadeleyi sürdüren, bir kısmı hala tutsak olan halkın avukatları var, devrimci avukatlar var. Yani Ebru’nun yaşamını feda ederek savunduğu gelenek sürüyor, sürecek… Çünkü „adil yargılanma“ milyonlarca insanın talebi. Çünkü adalet talebi hala güncelliğini koruyor. Çünkü adalet hala halkın ekmek kadar su kadar ihtiyaç duyduğu bir şey… Böyle olmaya devam ettiği sürece de adalet için mücadele edenler de bu mücadelenin bir parçası olan halkın avukatları da hep olacak.
Bugün, 14 Haziran Uluslararası Adil Yargılanma Günü’nde yapılması gereken asıl şey yalnızca Ebru’yu anmak, Ebru’yu ve mücadelesini onurlandırmak değil Ebru’nun yaşamını ortaya koyarak savunduğu adil yargılanma talebini daha yüksek sesle haykırmak; Türkiye’de ve dünyada hala yakıcı bir sorun ve güncel bir talep olan adil yargılanma hakkı mücadelesini büyütmektir. Onu anmak, onun uğruna yaşamını feda ettiği adalet mücadelesini, onun canı pahasına savunduğu avukatlık anlayışını büyütmektir. Bu mücadeleyi büyüteceğiz. Ebru sonsuza kadar adalet mücadelemizde yaşayamaya devam edecek…
HALKIN HUKUK BÜROSU ENTERNASYONAL BÜRO