7
12 Aralık günü Erdal Gökoğlu’nu Almanya’ ya iade etmek için kurulan mahkemenin, 28 Kasımda alınan iade kararına itiraz mahkemesi görüldü. Almanya’nın iade talebini yerine getirmek için gecesini gündüzüne katan Belçika yargısı aslında bir piyesi hayata geçirdi. Yaptıkları ve yapacakları hukuk dışı işlere hukuki kılıf uydurmaya çalışan yargı, bunu yaparken her şeyi ellerine yüzlerine bulaştırıyor. Almanya’nın acil iade talebini yerine getirmek için adeta ışık hızıyla işlettikleri mahkemeleri kendi kanunlarına dahi uyma ihtiyacı duymuyor.
Erdal Gökoğlu’nun Avukatının Almanya’nın iade için sunduğu gerekçelerin hiçbirinin Erdal Gökoğlu’nun iade edilmesi için yeterli ve hukuki olmadığını anlatması üzerine Belçika savcısı çareyi mahkemenin amacının dışına çıkmakta buldu. Yetkisi dışında: “Erdal GÖKOĞLU DHKP-C örgütü üyesidir ve bu örgüt karakollara saldırıyor. Sivillere de saldırıyor.” diyerek aslında iade talebinin hukuka uygunluğuna bakmıyor. İade dosyasında dahi bulunmayan ifadeler kullanan savcı Alman devletinden önce Erdal’ı DHKP-C üyesi ilan etmiş bile. Yavaş ol sayın savcı. Mahkemenin göstermelik olduğunu çok belli ediyorsun. “Siz ne derseniz deyin biz Erdal’ı iade edeceğiz, emir büyük yerden” deyin olsun bitsin bu iş. Yalnız bunu yaparken iftira etmekten sakın. Yalanı bari destekli at.
Tarihleri boyunca sömürgesi Afrika ülkelerinin kanını dökmüş bir ülkenin savcısı, Erdal GÖKOĞLU’nu iade etmek, Alman devletinin talimatını yerine getirmek için YALAN SÖYLÜYOR, İFTİRA ATIYOR. KONGO’yu ÖZEL MÜLKİYETİ YAPAN VE BİNLERCE KONGOLUNUN KOLUNU KESMİŞ LEOPOLD II’ nin İSMİNİ SOKAKLARA VEREN VE BİR ÇOK YERDE HEYKELİNİ BULUNDURAN BELÇİKA DEVLETİ’NİN SAVCISI ELİNİN KANINI YIKAMALIDIR ÖNCE. DHKP-C’nin sivillere saldırdığı yalanını atarken rezil olacağının hesabını da yapmalıdır. DHKP-C’nin halkı hedef alan bir tek eyleminin olmadığını dünya alem bilir. Bu konuda tarihinde en ufak bir leke olmadığını dostuna da düşmanına da sor, onlar sana gerçeği söyler.
Yalan ve iftira atmak yerine siz kendi kanunlarınızı uygulayın! Kendi ülkenizde hiçbir şekilde suç kapsamında değerlendirilmeyecek fiil ve eylemlerden yola çıkarak örgüt üyeliği suçlaması yapan Alman devletine şunu söyleyebilir misiniz:
Konser tertiplemek! Yayın dağıtmak! Dernek faaliyetlerine katılmak! Seminerde konuşmacı olmak! Musa AŞOĞLU’ nu tanımak!
– Bu eylemler bizim ülkemiz kanunlarına göre suç değil
– Kaldı ki tek başına örgüt üyeliği de bizim ülkemiz kanunlarına göre suç değil! Diyebilir misiniz?
YALAN SÖYLEMEK YERİNE BUNLARI SÖYLEMELİSİNİZ, TABİ EĞER MESLEĞİNİZE AZICIK SAYGINIZ VARSA.
TEKRAR EDİYORUZ. ADİL OLUN! TARİHİNİZE BİR KARA LEKE SÜRMEYİN! MAHKEME EĞER BELÇİKA’DA YARGININ BAĞIMSIZ OLDUĞUNU, EN AZINDAN ALMAN DEVLETİNİN HİZMETİNDE OLMADIĞINI İDDİA EDİYORSA ERDAL GÖKOĞLU’NU DERHAL SERBEST BIRAKMALIDIR. MAHKEME ÖNCEDEN ALINMIŞ KARARI UYGULAYAN MERCİ OLMADIĞINI ISPATLAMALIDIR.
Erdal GÖKOĞLU henüz bilemediğimiz sebepten ötürü mahkemeye gelmeyi reddetmiş.
AÇIKLAYIN hangi keyfi ve insanlık dışı dayatmada bulundunuz?
30 gündür açlık grevinde olan Erdal’a nasıl bir onursuzluk dayattınız.
Erdal Gökoğlu’nun başına gelecek her türlü olumsuzluğun sorumlusu Belçika ve Alman devletidir.
ERDAL GÖKOĞLU’NUN AÇLIK GREVİNE SON VERMESİ İÇİN TALEPLERİNİ DERHAL KARŞILAYIN.
ERDAL GÖKOĞLU’NA UYGULANAN TECRİTE SON!
ERDAL GÖKOĞLU YALNIZ DEĞİLDİR
BELÇİKA HALK CEPHESİ
