Home almanyaDortmund’da Oturma Eylemi 5. Gününde

Dortmund’da Oturma Eylemi 5. Gününde

by halkinkutuphanesi
0 comments
Akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın taleplerinin kabul edilmesi ve işlerine geri dönmeleri talebiyle başlattıkları direnişe destek için Dortmund Çarşı Reinoldkirche önünde başlattığımız oturma eylemi 8 Temmuz 2017 Cumartesi günü devam etti. Pazar hariç her gün akşam 18.00’de başlayan oturma eylemi yine sloganlar ve Grup Yorum şarkılarıyla başladı. Ara ara Almanca “Nuriye Gülmen, Semih Özakça Kimdir? Neden direniyorlar? Niçin açlık grevi yapıyorlar? Ankara Yüksel Caddesindeki Direniş ve orada yaşanan saldırılar, direniş ve tüm dünyada yankısını bulan direnişe karşı AKP iktidarının çözüm yerine sürekli direnişlere saldırması, Ankara’da eylemleri yasaklaması” anlatıldı. Bu anlatımlara ilgi yoğundu. Ajitasyonun Almanca yapılması insanların ilgisini daha çok çekti ve gelip ayrıntılı öğrenmek isteyen insanlara uzun uzun direnişi anlatma fırsatı oldu. Yeni duyanlar, merak edenler, hatta eylemi kameraya çekenler oldu. Eylem boyunca ajitasyonun dışında Almanca- Türkçe bildiriler de dağıtıldı. Eyleme 17 kişi katıldı ve bir buçuk saat sürdü.
Burada çok büyük bir kalabalık olarak oturulmuyor. Elbette ki çok daha büyük sahiplenme, direnişin boyutuna göre çok daha kalabalık bir katılımla yapmak gerekiyor. Ancak her gün yeni katılanlar, yeni yüzler mutlaka oluyor. Mesela dilini bile anlayamadığımız, Marokon bir arkadaş direnişin amacını anladı ve ilk günden beri bizimle birlikte eylemde yerini alıyor, oturmak için gittiğimizde onu hazır buluyoruz. Dövizini alıp, maskesini takıyor, yanımıza oturuyor. Yeni insanlarla tanışıyor, en azından insanlara anlatma fırsatımız oluyor. Yüksek sesle anlattığımız talepler, bildirilerimizi okuyan insanlar ne kadar anlatabilirsek, o kadar iyi direnişçiler için. Onların direnişinin kararlılığında, ısrarla, inatla anlatmak gerekiyor. Sahiplenmeyi daha büyütmek, daha fazla katılım yaratmak, Nuriye ve Semih’in taleplerini çok daha güçlü şekilde haykırmak her gün bir öncekinden daha acil bir durum. Günler hızla akarken, açlıkta geçen saatler, dakikalar hatta saniyeler bile çok önemli. Kitlesel katılımı yaratmak önce bizim yeterince duyarlı olmamızdan geçiyor. Bunun farkındayız. Nuriye ve Semih’in fotoğraflarının yanına o çok sevdikleri çiçeklerden de koyduk. Papatyalar, güller… Her gün daha etkili nasıl anlatırız diye kafa yoruyoruz. Yeni şeyler katmaya çalışıyoruz.  Onların taleplerini anlatan dövizlerin yanına, Almanca bu konuda duyarlı olan insanların gelip bizimle birlikte bir dakika da olsa oturabileceğini yazdığımız bir dövizi de ekledik. Daha etkili yöntemler de bulacağız, bulmak zorundayız. Çünkü onların açlıkta geçirecekleri günleri kısaltmak bizim ellerimizde. Bu bilinçle oturma eylemimize devam edeceğiz. Nuriye için, Semih için, her gün Yüksel’de saldırıya uğrayan onurlu insanlar için oturuyoruz burada. Herkesi de yanımızda görmek istiyoruz. En azından bir çiçek alıp, gelip bir saat oturmak yaşanan direniş karşısında zor olmasa gerek. Rıfat Ilgaz Usta’nın söylediklerini yeniden düşünme zamanı…
“…..
Kaldır başını kan uykulardan 
Böyle yürek böyle atardamar
Atmaz olsun
SES OL IŞIK OL YUMRUL OL
Karayeller başına indirmeden çatını 
Sel suları bastığın toprağı dönüm
dönüm
Alıp götürmeden büyük denizlere
ÇABUK OL
…..
Yollar kesilmiş alanlar sarılmış 
Tel örgüler çevirmiş yöreni
Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende
Benden geçti mi demek istiyorsun
Aç iki kolunu iki yanına
KORKULUK OL.”


Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode