Home açıklamalarDortmund Halk Cephesi İnfaz Yasasına Dair Açıklama

Dortmund Halk Cephesi İnfaz Yasasına Dair Açıklama

by halkinkutuphanesi
0 comments

Katil, Hırsız, Mafyacı, Tecavüzcü Tutuklular Serbest Bırakıldı.
Türkiye ve dünya Korona kriziyle savaşırken ve salgın yayılırken krizleri fırsata çeviren AKP gecenin yarıları Meclise girip halkın tüm tepkilerine rağmen Mafyacısını, hırsızını, çocuklara tecavüz edenleri, katilleri hatta IŞİD’lileri bıraktıran İnfaz Yasası’nı çıkarttı.
MHP ve AKP’nin birlikte hazırlayarak Meclise sundukları tasarı kabul edildi. “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” adı altında bu düzenleme kabul edildi ve resmî gazetede yayınlanarak tahliyeler büyük oranda yapıldı. Sözde Kovid-19 salgınından kaynaklı yapıldı bu düzenleme ama hasta olan tutsakları, gazetecileri, hukukçuları ve devrimci demokrat tüm tutukluları bu düzenleme dışında tuttu. Bu infaz yasasında hangi maddeler var onları tek tek ele almayacağız. Ancak sonuç olarak bu düzenleme kendi istedikleri insanların dışarıya çıkartılması ve istemediklerinin içerde kalmasını sağlıyor. Yani hukuksal dayanaktan yoksun ve kamunun vicdanında kabul görmeyen bir düzenlemedir.

Evet bu düzenin, AKP’nin Adaleti var mıdır? Ve Adalet arayanlar onun için bugün bedenlerini Ölüm Orucuna yatıranlar haksız mıdır? Bu düzenin adaleti de yoktur, ahlakı da. Minicik çocuklarımızı aylarca yıllarca istismar eden-ki inandıkları dinde bile cezalarının recm olan insanları çocukların içlerine saldılar. Uyuşturucu baronlarını gencecik insanlarımızı zehirlesinler diye okul önlerine gönderdiler.  Alaaddin Çakıcı gibi Mafya babalarını yarın lazım olur diye saldılar dışarıya ve insanlıktan çıkmış, kafa kesen IŞİD’lileri bıraktılar yeniden bir yerlerde halkın içine bomba koysunlar diye…Böyle sıralanınca abartı gibi geliyor değil mi ama maalesef abartı değil.  Değil hapishane insanlıktan uzak tutulacak yaratıkları halkın arasına saldılar. Ama onları eleştiren herkesi içerde bıraktılar. Ve 300’lü günlere dayanan Ölüm Orucuyla, beş gün işkence yaptıkları, 30 kg kalmış, halkın evladı Mustafa Koçak’ı içerde tutmaya devam ediyorlar. Hem ona hem ailesine eziyet etmeye devam ediyorlar. Böyle bir hukuk sistemi karşısında direnmekten başka yolumuz var mı? Elbette yoktur. Onlar ellerinden gelse, sömürüleri önündeki en büyük engel olan devrimcileri bir kaşık suda boğacaklar. O nedenle dışarıdaki halka yaptıkları gibi, tekellerin, işverenlerin çıkarlarını düşünüp halkı virüsle başbaşa bıraktıkları gibi halkın evlatlarını da yine aynı salgınla hapishanelerde tutmaya devam ediyorlar.
Ahlakları ve Adalet anlayışları bu kadar işte. Zalimler, sömürücüler elbetteki sınıfsal olarak bulundukları yerin hakkını veriyorlar. Burada bir sorun yoktur. Ancak onun dışında kalana milyonlarca halkın yani bizlerin tüm bu olanlar karşısında ne yaptığımızdır önemli olan. Evet onların adaletsizliklerine karşı direnenlerde var. Ölüm Orucu direnişi ne tek başına Mustafa Koçak’ın uğradığı adaletsizliğe tepkisi, ne Grup Yorum’un yalnız başına kendi hakları için bedenlerini ölüme yatırması, ne de Halkın avukatlarının bir iftiracının sözlerinin delil kabul edilmesine isyanı değildir. Halk olarak hepimizin yaşadıklarına itirazdır. Üzerimizdeki tüm haksız, adaletsizliklere karşı bir isyan, bir karşı çıkış ve bir itirazdır.  Ölüm Orucu direnişçilerinin her birimize tek tek anlatmaya çalıştıkları tamda budur. Evet bunu anlayanlar onları bugün her koşulda, sokağa çıkma yasaklarında, evde kalma günlerinde bile sahiplenmesinin, onlara destek olmasının anlamı budur. Hepimizin onları anlamaya ve kendi haklarımız için, bu adaletsiz düzene karşı Ölüm Orucu direnişi etrafında kenetlenmeye ve bu savaşı kazanmaya ihtiyacımız var. Onlar kazanınca halk olarak biz kazanacağız. Dahası bizim onları sahiplenmemizle kazanacaklar onlar ve biz halk olarak kendi gücümüzü göreceğiz. Bize, halka rağmen ülkemizde at oynatamayacaklarını, halkı yok sayarak her bir hukuksuzluğu yapamayacaklarını görmeye ve göstermeye ihtiyacımız var. Ne mutlu ki bize, en önde giden yiğit evlatlarımız, Helin Böleklerimiz, Mustafa Koçak’larımız, İbrahim Gökçek’lerimiz, Ebru Timtik, Aytaç Ünsal, Özgür Karakaya, Didem Akman’larımız var. Bundan sonrası bize kalmış ya onların etrafında Adalet için toplanacağız, onları sahipleneceğiz ya da AKP’nin salgınla hiç bir ciddi önlem almayarak bizi katletmesini, Adaletsizliklerle bizi boğmasını kabul edeceğiz. Başka bir alternatifimiz yoktur.
Biz devrimciler olarak direnmeyi, onların tüm hukuksuzluklarına, adaletsizliklerine, salgınlarına karşı buna bir barikat olmak için direnmeyi seçtik. Bundan dolayı da onurluyuz. Bu adaletsizlikleri ancak ve ancak direnerek yok edeceğimizi biliyoruz. Yapılan tüm haksızlıkların cezalandırılacağına ve halkın Adaletinin er ya da geç tecelli bulacağına ve bugünün zalimlerinin halk karşısında yargılanıp hak ettikleri cezalara çarptırılacaklarına inancımızla mücadele ediyoruz. Onun için evet kıtlıklar, salgın Mesele de bizim onlara neyi reva gördüğümüzdedir, katliamlar, haksızlıklar zalimlerin bize reva gördüğü sonuçlardır. Asıl mesele bizim onlara neyi reva göreceğimizdedir….
Çıkarılan İnfaz Yasası Tamamen Hukuksuz Ve Adaletsizdir Derhal
İptal Edilmelidir!
Siyasi Tutsaklara Özgürlük!
Hasta Tutsaklar Ve Mustafa Koçak Derhal Tahliye Edilsin!
Kahrolsun Adaletsizlik Yaşasın Halkın Adaleti!
Dortmund Halk Cephesi

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode