0
Almanya’nın Hanau şehrinde 19 Şubat 2020 akşam saatlerinde faşist katiller içlerinde 5 Türkiye’li insanında bulunduğu 10 kişiyi katletti. Söylenenlere göre katliamın ardından ırkçı katil Tobias R. kendi evine gelip annesini de katledip intihar etti. Yani katliamı bir kişinin yaptığı iddia ediliyor. Bu koca bir yalandır. Hanau katliamın sorumlusu ırkçılığı destekleyen, teşvik eden ve bizzat örgütleyen Alman devletinin kendisidir.
Hessen eyaletine bağlı Hanau’nun yakınlarında bir kasabada gerçekleşen katliamdan önce halkın anlatımlarına göre katliam öncesi yani üç dört saat önce kafe, oyun salonu gibi yerlerde polisin yoğun güvenlik önlemi olması insanların aklına katliamın devlet destekli yapıldığına ilişkin. Bu konu bu katliam ve Almanya da şimdiye kadar yaşanan katliamlarda düşünüldüğünde şüphe olmaktan ötedir. Çünkü şu ana kadar yapılan katliamlarda Alman devletinin işi katliamcı sağcı çeteleri aklamaktan başka bir şey olmamıştır. NSU katliamcılarının davaları ortadadır. Mahkemeler onları katilleri aklar pozisyondadır. Son zamanlarda her yerde Irkçı gösteriler, konserler polisin koruması altında gerçekleştirilirken bunu protesto eden ilerici, devrimci Alman, Türkiyeli ve her milliyetten anti-faşistlere karşı saldırgan tutumlar bu katliamların özendirilmesi, teşvik edilmesinden başka bir şey değildir. Alman emperyalizminin “Irkçılığa Karşı Tek Ses Tek Yürek” konserlerini, Grup Yorum konserlerini tüm gücüyle engellemeye çalışmasının nedeni çok daha net bir şekilde anlaşılıyor. Binlerce insanın ırkçılığa karşı bir arada olmasını istemiyor.
Klasikleşen bir açıklama da göçmenlerin her adımını, adresini bilen, en ufak bir demokratik gösteride evlerine Anayasa’yı Koruma Örgütü gönderen Alman Emperyalist Devletin böylesi katliamlarda katliamı engelleyememesi, zanlıyı sağ yakalayamaması, zanlıyı psikolojik sorunlu olarak göstererek saldırının sıradan bir psikolojik vakaymış gibi göstermeye çalışmasıdır. Doğrudur. Irkçılık bir akıl hastalığıdır zaten bundan bir kuşkumuz yok. Ancak bu akıl hastalığın, böylesine ruhsal, psikopat ruhlu insanların yetiştirilmesi, silahlanmasının desteklenmesi, alttan alta örgütlenilmesinin bizzat Alman istihbaratı tarafından yapıldığı gerçeğini örtemez. Bunu böyle düşünmemizi isteyen mantık yine bizim yani Almanya’da yaşayan göçmen halkların akıllarıyla alay eden yani Alman devletinin ırkçı bakışından başka bir şey değildir. Böylesine katliam yaparak göçmenleri tehdit etmekteler, diken üzerinde yaşamaya zorlamaktalar.
Yoksa gerisi sözde Irkçı operasyonlar yapan Alman devletinin anlattığı bir hikâyedir. Irkçı faşistlerin, polisin, devletin içinde olduğu, kanlı operasyon planları yaptıkları, göçmenlere yönelik saldırılar planladıkları, aralarında milletvekillerin olduğu kişilere yönelik istihbaratlar çıkarıp direk katledeceklerine dair bilgilerin olduğu basının bile yazdığı bir gerçekken, böylesine bir kişinin çıkıp önce bir Nargile Kafe’ye gidip katliam yapıp sonra başka bir Kafeye gidip başka bir katliam yapması onun üzerine de elini kolunu sallayıp evine gitmesinin hiç bir mantıklı açıklaması yoktur. Üstelik tam da o gün Alman polisi aynı yerde yoğunlaşarak denetim yapmışken böyle açıklamalar yapmak bizim aklımızla dalga geçmektir.
Almanya’da yaşayan halkımız! Bu katliamların artık burnumuzun dibine geldi. Katliamlara karşa tüm gücümüzle karşı çıkmazsak yarın çok daha büyük katliamlarla karşılaşacağız. Irkçılığa karşı her yerde örgütlenmek en başta can güvenliği sorunumuzdur. Örgütlenmek ve bu katliamların en ince ayrıntısına kadar aydınlatılmasını istemek, bunun için sokaklara çıkıp tepkimizi göstermek bu kadar rahat katliam yapılmasını engelleyecektir. Irkçıların silahlanıp bizi öldürmelerini bekleyemeyiz. Örgütleneip onların karşısına dikilmek bizim en doğal hakkımızdır. Irkçılardan hesap sormak her milliyetten göçmen halkların bir araya geleceği örgütlenmeler yaratarak güçlenmemizle olacaktır. Bu ırkçı ve faşist saldırılara karşı halklar olarak örgütlenecek, mücadele edeceğiz. Katliamda yaşamını yitiren Türkiye’li ve tüm diğer milliyetlerden insanlarımızın yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Bu katliamın hesabını yine örgütlenerek, mücadele ederek soracağız!
Alman Devleti Bu Katliamı Tüm Sorumlularıyla Birlikte Aydınlatmalıdır!
Irkçı Faşist Parti Ve Örgütler Derhal Yasaklanmalıdır!
Irkçıları Destekleyen Devlet Kurumları Deşifre Edilmelidir!
Kahrolsun Irkçı Faşist Katiller Yaşasın Halkların Kardeşliği!
Dortmund Halk Cephesi
