12
19. Hafta 81. Gün
Çocuk yaşta bedenleri parçalanarak katledilmiş yakınlarını izlemiş, evlerine arazilerine zorla el konulmuş, zorla sürülmüş ve yolu Almanya´ya düşen bir amca geldi. “Ne yapıyorsun burada?” dedi. Direnişte olduğumu ve nedenlerimi anlatmaya başladığımda sesi çatallaştı, gözlerinde düşen yaşları saklamaya çalıştı. “Bir insan ömrüne hiç mi “adalet” pay edilmez, benimkine edilmedi. Bizden birileri çıkmış hakkını arıyorken gördüm ya bu bana yeter” dedi.
Bir çöp toplama şirketinde ise başladığı yıllarda, kendisine “Domuz Türk” diyen polise öfkesi daha çok taze. Almanya´ya geldiği günden beri hor görülmeye, aşağılanmaya, ırkçılığa, emeğinin sömürülmesine karşı tek başına bildiği mücadele yöntemleriyle uğraşmış, onlarca mahkemesi var. “Belki mahkeme yerine böyle meydana çıkmak lazımdı … Burada bizim toplum Almanya´yı yere göğe sokmaz, burada haksızlık, hırsızlık, adaletsizlik olmaz diye düşünür, başına geldiğinde de suçu kendisinde arar, ben bir şeyi yanlış yapmışımdır der, direnene de destek vermez” dediğinde “Pankartım, eski eylem önlüğüm, şemsiyem çalındı. Bir şey söylemiyorlar ama inandırıcı da bulmuyorlar gibi geliyor” dediğimde; “Banka paramı çaldı, ispatladım bizim toplumu inandıramadım: Almanya´da böyle şeyler imkânsız diyorlar kabul ederse adalet için bir şey yapması lazım, tek başına yapacak cesareti yok”.
Bugün bir kadın geldi, bir haftadır beni aradığını eylem saatine denk gelemediğini, direnişi duyduğundan beri çevresiyle neler yapabileceklerini konuştuklarını ve ilişkiye geçtiği kurum ve kişilerin bilgilerini verdi. Lampertheim’dan ve Schwetzingen´den destek ziyaretçilerim geldi.
Oturum ve sosyal haklarımız tehdit aracı olarak kullanılmasına son verilsin!
Oturum hakkımı geri istiyorum!
04.05.2017′ de gerçekleşen görüşme kayıtlarının açıklanmasını istiyorum!
HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!



