8
5 Haziran saat 19’da Berlin’de K9 isimli lokalde Enternasyonal Blok tarafından Gülaferit’le bir dayanışma paneli düzenlendi.
Günümüz dünyasında tek bir pankart , tek bir döviz ve tek bir sloğanın, tek bir insanın bile kapitalizme karşı önemli bir politik çıkış olduğunu belirterek konuşmasını “yaşasın enternasyonel dayanışma” ve “siyasi tutsaklara özgürlük” sloganlarıyla bitirdi.
“Gülaferit’i Halkıyla Bir araya Getirmek Bizim Görevimizdir”
Panele 40 kişi katıldı. Katılımcıların neredeyse tamamı Alman, Filistinli, İran’lı ve Araplardan oluşuyordu.
Panel başından sonunu kadar oldukça çoşkulu geçti.
Panel, Waldheim hapishanesinden tutuklu bulunan Patrick Schulze’le yapılan telefon bağlantısıyla başladı.
Patrick 25 yaşında “Revolotion” grubundan tutuklu.
Patrick konuşmasında Gülaferit’in 6.5 yıllık tutsaklığını saygıyla karşıladığını, dayanışma içinde olduğunu belirterek, kendi tutsaklık koşullarını anlattı. 129a-b yasasına değinerek bütün siyasi tutsaklar için özgürlük ve uluslararası dayanışma çağrısı yaptı.
Konuşması katılımcılar tarafından alkışlarla, “Pat’a Özgürlük” ve “Siyasi Tutsaklara Özgürlük” sloganlarıyla selamlandı.
Free Pat komitesi Patrick’le ilgili dayanışma örgütlüyor.
Ardından “Samidoun Palestinian Prisoner Solidarity Network” (Samidoun Filistinli Tutsaklar Dayanışma Ağı) adına avukat Charlotte Kates İngilizce konuşma yaptı.
Kates Amerika, Kanada ve Almanya’da Filistinli ve diğer politik tutsaklarla ilgili uluslararası çalışmalar yürütüyor.
Kates konuşmasında tutsaklıkta olduğu kadar sonrasında da politik tutsaklarla dayanışmanın önemine vurgu yaptı.
Netanyahu’nun Berlin’i ziyaretinde sokakların polisler tarafından tutulduğunu, Netanyahu’nun ve destek gösterisi yapanların polisler tarafından korunduğunu ama Filistin topraklarının işgal altında olduğunu ve İsrail askerleri tarafından Filistin halkının kurşunlandığını, Almanya’nın buna sessiz kaldığını anlattı.
Terör listelerinin dünyanın her yerinden geçerli olduğunu, ABD’de, Türkiye’de, Almanya’da ve İsrail’de politik tutsakların aynı koşullar altında yaşayıp aynı baskılara maruz kaldığını ifare etti.
Terör listelerini boşa çıkartmak için uluslararası dayanışmanın artırılması ve Gülaferit’le herkesin yapabilecekleri temelinde dayanışma içinde olması gerektiğini belirterek, konuşmasını
“Gülaferit’i halkıyla biraraya getirmek bizim görevimizdir” diyerek,
“yaşasın enternasyonel dayanışma” ve “tüm politik tutsaklara özgürlük” sloganlarıyla bitirdi.
Kates, çoşkulu konuşmasını panele katılanların da sloganlara katılmasıyla alkışlarla bitirdi.
Kates’ten sonra Gülaferit almanca bir konuşma yaptı.
Konuşmasında 129-b yasasından kaynaklı tutuklandığını, hakkında verilen 6.5 yıllık cezanın antidemokratik ve hukuksuz olduğunu, 3 yıl tecrit hücresinde kaldığını, tutsaklığının sonuna kadar yoğun bir sosyal tecrite maruz kaldığını, sansüre ve provakasyonlara karşı defalarca açlık grevleri yaptığını, tutsaklığının son 2 yıllında sistematik bir psikolojik işkence ve gürültü işkencesine maruz kaldığını anlattı.
Türkiyeli devrimci tutsakların yarattığı mücadele geleneğini Alman hapishanelerine taşıdıklarını, gerek hapishanelerdeki teslim olmama gereksede mahkemelerdeki uzlaşmama tavrıyla bir direniş kültürü ve sisayasi tutsaklık kimliği yaratarak örnek oldukları anlattı.
Gülaferit konuşmasında 129-b’nin emperyalizme hizmet ettiğini, terör listeriyle devrimcilerin kriminalize edilerek, tutuklandığını ve tasfiye edilmek istendiğini, mücadenin kapitalizme ve faşizme karşı olduğunu, aynı zamanda da enternasyonal bir içerik taşıdığını belirtti.
Yürüttüğü kampanya ve hukuki durumu hakkında bilgi verdi ve taleplerini sıraladı.
Eylemlere çok az katılım olduğunu belirterek dayanışma çağrısı yaptı.
Konuşmasında ayrıca devrimcilik yapmanın, faşizme, kapitalizme ve emperyalizme karşı mücadele etmenin suç olmadığını ifade etti.
Panele katılanlar alkışlarla ve sloganlarla Gülaferit’i selamladılar.
AZADİ adına bir kişi Kürt tutsaklarının hapishanelerde tutsaklık koşullarını anlattı.
129a-b yasasından kaynaklı yürütülen soruşturmalar hakkında bilgi vererek, tutsaklıktan sonrada dayanışmanın önemine vurgu yaptı.
Tartışma bölümünde Gülaferit’i sürdüğü kampanya hakkında nasıl destek olunacağına dair konuşmalar yapıldı.
Gülaferit’in açıklamasının internette daha geniş kesimlere duyurulması, 129a-b’ye karşı ortak eylemler ve daha büyük bir gösteri yapılması üzerine görüşler belirtildi. Gülaferit’le dayanışmanın önemine vurgu yapıldı.
Panelde son konuşmayı Gülaferit yaptı. Gülaferit konuşmasında herkesi, Fransa’da 28 Mayıs’tan beri açlık grevinde olan, Türkiye’ye sınırdışı edilmek için başka bir hapishaneye taşınan Erdoğan Çakır ve Yunanistan’da sınırdışı edilmek için hapisnade tutulan ve 31 Mayıstan beri açlık grevinden Turgut Kaya ile dayanışmaya çağırdı.
Hapishanedeyken yapılan gösterilerde “Gülaferit yalnız değildir” ve “Yaşasın enternasyonal dayanışma” sloğanlarının çokça atıldığını şu anda da enternasyonel dayanışmaya daha çok ihtiyaç olduğunu belirterek herkesi yürüttüğü kampanyaya ve eylemlere katılmaya çağırdı.
Konuşmasını tekrar “yasasın enternasyonal dayanışma” ve “siyasi tutsaklara özgürlük” sloğanlarıyla bitirdi.
Panel, salonda bulunan herkes tarafından alkışlarla hep birlikte ayakta sloganlar atılarak oldukça çoşkulu bitirildi.
Bir sonraki toplantıda daha geniş kesimlere ulaşmak için çalışılacağı belirtildi.


