3
Avusturya hukukunda bulunan ve Düşünce suçu paragrafı olan 278 maddesinden Anadolu Federasyonuna karşı açılan siyasi dava ile ilgili Anadolu Federasyonu ile Dayanışma Komitesi tarafından bir panel düzenlendi.
14 Mayıs’ta Viyana’nın 15. bölgede bulunan VHS Rudolfsheim’da düzenlenen etkinlikte Anadolu Federasyonu’na açılan anti-terör davası ve devletin düşünce özgürlüğüne yönelik kullandığı 278 maddesi tartışıldı.
Panele katılan hukuk, siyasi ve sivil toplum temsilcileri bu dava çerçevesinde görüşlerini paylaştılar ve 278. maddenin demokratik haklar için ne kadar tehlikeli olduğunun altını çizdiler.
Panel katılımcıları bu tür davaların sahipsiz kalmaması gerektiği vurgusunu yaptılar.
Panelistler “Anti-Terör Yasası ve -yargılamanın tehdidi altında bulunan düşünce özgürlüğünü korumak için geniş bir tepkiye ihtiyaç var” dediler.
İzleyiciler, Panelistlere “Suç ceza hukukundan, düşman ceza hukukuna mı geçildi?” sorusunu sordular.
1 Mayıs yürüyüşüne katılıp yargılanan bir kişi, “Davada Erdoğan rejimine karşı protesto yargılanıyor” dedi.
Avusturya Sosyal Demokratlar Partisi’nin Adalet Sözcüsü ve Milletvekili, Johannes Jarolim, anti-terör listesini sorguladı, bununla birlikte hukukun iyice içinin boşaltıldığını ifade etti.
Uzun yıllar İnsan Hakları Avukatlığı yapan Lennart Binder, ‘anti-terör yasalarını’ ” Federal Anayasa Koruma Örgütü, sağ gözü kör olan bir örgüttür” şeklinde değerlendirdi.
Daha önce aynı maddede yargılanıp uzun süren siyasi ve hukuki mücadele sonucu beraat eden hayvan hakları aktivisti, soruşturmalarla ilgili “Suç unsuru bir şeyler bulamayınca bize daha büyük bir şüpheyle baktılar” dedi.
Anadolu Federasyonu temsilcisi, Anadolu Federasyonunun, Avusturya Anayasası çerçevesinde faaliyet yürüten ve adaletsizliğin olduğu her yerde ezilenlerin yanında tavır alan siyasi-kültürel bir dernek olduğunu vurguladı. Bu davanın siyasi bir görüşe yönelik ağır bir saldırı olduğunu belirtti.


