6
Türkiye’de Adalet için direniş, Halkın avukatları ve siyasi tutsakların ölüm oruçlarıyla devam ediyor.
Türkiye’de Adalet için direniş, Halkın avukatları ve siyasi tutsakların ölüm oruçlarıyla devam ediyor. Dayanışmamız, Zaferimizin Teminatıdır!
Bundan yaklaşık 1 yıl önce Türkiye’de müzisyenler, hukukçular, siyasi tutsaklar, daha sonra ölüm orucuna dönüştürülen bir açlık grevleriyle iktidarın adaletsizliği ve hukuksuzluğuna dikkat çekmek istemişlerdi.
Türküler ve konserler yasaklanıyordu, çok meşhur olan protesto müzik grubu olan Grup Yorum üyeleri aşırı baskı altında, kriminalize ediliyor ve tutuklanıyordu. Aralarında demokratik hukukçuların da bulunduğu sol muhalif güçler, bağımsız yargıyla uzaktan yakından alakası olmayan, gizli tanıkların iftira ve yalan ifadeleri sonucu uzun yıllara varan hapis cezalarına çarptırılmışlardı.
Grup Yorum üyeleri İbrahim Gökçek ve Helin Bölek bunun üzerine geçen yıl müzikleri ve sanatlarını özgürce yapabilmeleri için, ayrıca tutsak arkadaşların serbest bırakılmaları talebiyle ölüm orucuna başlamıştır.
Yalan ifadelerle tek bir kanıt olmadan ömür boyu hapis cezası alan ve baştan itibaren adil bir yargılamadan yoksun bırakılan Mustafa Koçak da adaletin yerine gelmesi için ölüm orucuna girmiştir.
AKP iktidarı üçünün de meşru ve haklı taleplerini sona kadar reddetmiştir ve bütün dünyanın gözleri önünde hukuk devleti olmaktan ne kadar uzak olduğu, kendi yasalarını bile hiç saydığını bir kez daha göstermiş oldu.
Grup Yorum solisti Helin Bölek ölüm orucunun 288. gününde hayatını kaybettiği ve Mustafa Koçak direnişinin 297. gününde Kırıklar F Tipi hapishanesinde insanlık onuru için ağır işkenceler ve çektiği acıların ardından şehit düştükten sonra, şimdi bütün dünya saygıyla, tek isteği bas gitarıyla milyonların buluştuğu konserlerde türküleri çalmak ve arkadaşlarının özgürlüğe kavuşmaları olan İbrahim Gökçek’in direnişine bakıyordu.
Enternasyonal dayanışma her geçen gün biraz daha büyümüştü… müzisyenler, siyasi örgütler, aydınlar, insan hakları savunucuları, Avrupa’da farklı partilerin milletvekilleri açlık grevi direnişçisinin taleplerine sahiplenmiş ve AKP hükümeti sanatçılara yönelik kısıtlamalarını kaldırmaya çağırdı.
Ölüm Orucu direnişi büyük bir siyasi zafer elde edebilmiştir ve bu haklı direnişin sesi Avrupa sınırlarının çok ötesinde yankı bulmuştur.
İbrahim Gökçek grup arkadaşlarıyla birlikte alınan bir kararın ardından, ölüm orucuna 323. gününde ara vermiştir. Bu kararın kamuoyuyla paylaşıldığı saatlerde çok sayıda demokratik milletvekilleri, aydın, sanatçılar ve insan hakları temsilcileri Direniş Evi’nin önünde toplanıp bir kez daha basın emekçilerinin önünde Grup Yorum’un taleplerine sahip çıktılarını vurguladılar.
Aynı sabah oluşturulan bir dayanışma heyeti ilgili bakanlıklarla görüşme yaparak, Grup Yorum’a kefil oldukları ve taleplerin karşılanması doğrultusunda takipçi olacaklarını beyan etmişlerdi.
İbrahim Gökçek tüm çabalara rağmen tedavi gördüğü hastanede ölüm orucuna ara vermesinden iki gün sonra şehit düştü ve bütün dünyadan gelen başsağlığı mesajları ve dayanışma haberleriyle uğurlanmıştır.
Fakat onun son yolculuğunda bile AKP vahşice saldırmaktan geri durmayarak, uğradığı siyasi yenilginin, doğrusu direnişin tüm dünyada sahiplenilmesi ve adaletsizliğinin yarattığı tepkilerinin hıncını yaşattı cenazeye katılan insanlara.
Cenaze töreni vahşice engellemek için, Gazi mahallesini ablukaya alan polise cenazeye gelen insanlara gaz ve plastik mermilerle saldırtıp işkenceyle gözaltına aldırdı.
Bu da yetmeyip ibadethane olan cemevinin kapılarını kırarak, cenaze için orada bulunan Grup Yorum üyeleri ve avukatlarını gözaltına alınıp İbrahim’in cenazesini morgdan kaçırdılar.
Kelimelerle ifade edilemeyen bu keyfiyet ve haydutluk, cenazenin Kayseri’de aile çevresiyle polis ablukası altında defnedilmesine kadar devam etmiştir.
AKP polisi bu baskıcı ve insanlık dışı tutumunda ayrıca Grup Yorum’un ailesine ve arkadaşlarına “gerekirse cenazeyi topraktan çıkarıp yakmak” yönünde tehditler savuran insanlıktan çıkan bir grup faşist tarafından destek almış.
Vicdan ve namus bilmeyen kimseler, İbrahim’in mezarına konulan karanfilleri iki gün içerisinde iki sefer çalmıştır.
İbrahim’in ailesi her gün tazesini koyuyor yerine. Bilirler ki, oğulları ve diğer ölüm orucu şehitleri de nasıl onurlu bir yaşam sürdürdülerse şimdide öyle onurlu bir şekilde şehit düştüler. Siyasi iktidarın ve hiçbir yasal işlem yapılmayan kör nefreti besleyen, ölülere bile saygısı olmayan ırkçıların tutumu zaten apaçık ortadadır.
Sonuç olarak, hiçbir şey bitmiş değil! Mücadele, tam da Helin, Mustafa ve İbrahim’in bize devrettikleri yerde devam ediyor.
Adalet direnişi tutsak halkın avukatları tarafından kararlılıkla sürdürülüyor.
Halen hukuk keyfiyetine karşı hem kendileri hem müvekkilleri için adil bir yargılama talebiyle devam ediyorlar ölüm oruçlarını
Aytaç Ünsal ve Ebru Timtik, ikisi halkın avukatlığını yapıyor ve Uluslararası Demokratik Hukukçular Derneğinin üyeleridir, ölüm orucunda ve AKP hükümetinin tutsağıdırlar.
Aytaç Ünsal 100 gün, Ebru Timtik 131 gündür açlıkla direniyor.
Siyasi tutsaklar Didem Akman ve Özgür Karakaya da aylar önce adil yargılama ve direnişe destek olmak için ölüm orucuna girmişlerdir.
Helin Bölek- Mustafa Koçak-İbrahim Gökçek Ölümsüzdür!
Halkın Avukatları, Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!
Grup Yorum Halktır, Susturulamaz
Konser Yasakları Kaldırılsın, Baskılara Son Verilsin, Tutsak Üyeleri Serbest Bırakısın!
20 Mayıs Tarihinde Grup Yorum Üyesi Ali Aracı’nın Duruşması Olacak:
Ali Aracı’ya Özgürlük!
Avusturya Grup Yorum’la Dayanışma Komitesi