5
Aleviliğin Ne Olduğuna Karar Vermek Avusturya Emperyalist Devletinin Ve Mahkemelerinin Haddi Değildir!
Bir inanç düşünün, devletler bu inanç şöyledir veya böyledir diye karar veriyorlar!
Bir inanç düşünün, mahkemeler, ne olduğuna dair ve nasıl olması gerektiğine dair yargılama yapıyor ve karar veriyorlar!
Şimdi dönün ve bu küstahlığa, bu haddini, hukukunu bilmezliğe bir daha bakın!
Bu devletin özelliği ne? Emperyalist bir devlet.
Bu mahkeme kimin mahkemesi? Bu emperyalist devletin mahkemesi.
Kaldı ki, herkesin kabul ettiği gibi, Alevilik basit bir inanç davası değildir. Bir felsefedir, bir kültürdür, bir ideolojik yaklaşımdır, bir ahlaktır. Hedefi vardır. Yolu-erkanı vardır. Örgütlenme anlayışı vardır. Binlerce yıldan bu yana kural haline gelen siyasal tutumu vardır.
Ve bütün bunlar sömürücü ve zaliminkilerin tam karşısında yer almaktadır.
Şimdi böyle bir anlayış, böyle bir inanç, sömürücü ve zalimlerin devletlerinin veya mahkemelerinin kararlarına bırakılır mı?
Alevi kurumlarımızın yönetimlerine egemen olan çarpık anlayışların bu tutumları kökten yanlıştır.
Ancak bu yanlış, bizim iç yanlışımızdır. Tartışma, değerlendirme, eleştiri konusudur.
Asıl tavır almamız gereken ise emperyalist devletlerin ve mahkemelerinin küstahlıklarıdır. Laik bir devlet olduğunu iddia edenlerin görevi, laikliğe karşı tutum alan varsa bu çerçevede tavır almak veya yargılamaktır. Bunun ötesine geçip kimin neye ve nasıl inanacağına karar vermek o halk dışında kimsenin haddine değildir.
Anlaşılan o ki, Anadolu’muza egemen olan faşist devletin, baskıcı, katliamcı, terörcü, işkenceci uygulamaları; İBADETHANEMİZE İŞEMEYE KADAR VARAN alçakça müdahaleleri yetmedi, şimdi Aleviliği özünden koparma görevini emperyalist ülkeler de üstlendi.
Artık yeter!
Biz Alevilerle ve Alevilikle oynamayın!
Tarihte çok oynadınız, sonuç alamdınız. Bugün de alamayacaksınız!
Kanlı katliamcı Yavuz gibi, hunharca Alevi soykırımı yaparken kulağınıza Balım Sultan küpesi takarak Alevilere hoş görünmeye çalıştınız. Kanuninin kayın pederi gibi Berbat Alileri posta oturttunuz. Bugün de gri pasaportlu faşizmin ajanlarını Aleviler arasına salıyorsunuz. Mahkemelerinizde Aleviliğin ne olduğuna ve Alevi halkının neye inanacağına dair kararlar alıyorsunuz.
Başaramayacaksınız!
Biz Avrupa Anadolu Alevi Hareketi, bu oyunlarınızın bozulması ve Aleviliğin bugün de gerçek yatağında akıp geleceğe yürümesi için hiçbir gayretimizi esirgemeyeceğiz.
Aleviliği İslam’la sınırlandırmalar veya özdeşleştirmeler, İslam içi, İslam dışı, Ali’siz ya da Ali’li Alevilik gibi tartışmalar pek de yerinde tartışmalar değildir. Faşizm ve emperyalizm bu tartışmaları fırsat bilmekte, hatta provoke etmekte, bu zeminde Aleviler arasında güç toplamaya çalışmakta veya bölünme ve saflaşma yaratmaya çalışmaktadır. Aleviliğe musallat olmuş, kimi yozlaşmış, düşkünleşmiş, kişi ya da örgütlenmelerdeki yöneticiler de bu politikanın Aleviler içindeki sürdürücüleridir. Evet bunlar düşkündürler! Cem Evini faşist mafya bozuntusu Sedat Peker’e açanlar, Diyanet İşleri Başkanını davet edenler, faşist Demirellerle ve düzenin diğer has temsilcilerinin talimatları ile harekete geçip Alevileri düzene angaje etmeye çalışanlar başka ne olabilir!
Aleviliği bunların başını çektiği bu kısır tartışmalar içine hapsetmek, emperyalizmin ve faşizmin bilinçli politikası olup, Aleviliği bölme, güçten düşürme, asimile etme ve hatta yok etme amaçlıdır.
Bu oyuna gelmeyelim!
Bu düşkünleri değil, İbadethanemize işeyenlere karşı 80 yaşında direnen Kezban Ana’ yı örnek alalım. Onun sesine kulak verelim. Kezban ana o yaşında yüz elli günü çoktan aşan direnişi ile onur abidemizdir. O direniyorsa hepimiz direnebiliriz.
Faşizmin ve emperyalizmin oyunlarına, saldırılarına, provokasyonlarına, katliamlarına ve hakaretlerine karşı direnelim, direnenleri destekleyelim.
Alevilik bir halk hareketidir. Tarihi de bugünü de böyledir. Böyle olmak zorundadır. Onu, tarih öncesinden gelen komünal geleneğin sürdürücüsü olmaktan, sayısız halk isyanları içinde gelişen kültüründen, ideolojisinden, felsefesinden, siyasetinden, ahlakından ayıramazsınız.
Bizler gerçeğe Hü! çekenleriz; Gerçeklerden koparamazsınız!
Rıza şehri menzilimizdir; Yok sayamazsınız!
Yolumuz, Rıza şehrine çıkar; değiştiremezsiniz!
İkrarımız sözümüzdür; ölürüz döndüremezsiniz!
Musayipimiz yoldaşımızdır; yolda bıraktıramazsınız!
Kadınımız-erkeğimiz eşitimizdir; ayıramazsınız!
Ben değil bizi severiz; Bencillik batağına çekemezsiniz!
Tartışmamız ve bilince çıkarmamız gerekenler bunlar ve daha burada saymadığımız bir çok ilke, kural, bakış açısı ve değerlerimizdir…
Tüm canlarımızı, kısır tartışmalara prim vermemeye; özümüzü, tarihimizi ve bugün durmamız gereke yeri bilince çıkaracak tartışmalar örgütlemeye çağırıyoruz.
Hızır Yar ve Yardımcımız Olsun!
Aşk ile!..
04.02.2019
AVRUPA ANADOLU ALEVİ HAREKETİ
