8
AFD, HİTLERİN ÇOCUĞU OLAN IRKÇI BİR PARTİDİR!
ALMAN DEVLETİ ONLARI BİLİNÇLİ OLARAK BÜYÜTTÜ, IRKÇI SALDIRILARINI ARTIRMAK İÇİN AFD’NİN MECLİSE GİRMESİNİ SAĞLADILAR!
GÖÇMEN DÜŞMANI, İSLAM DÜŞMANI, IRKÇILAR KAPIMIZIN DİBİNE KADAR GELDİLER AMA BİZ SESSİZ KALDIK! NEDEN?
Almanya’da seçmenler, 24 Eylül’de genel seçimlerde oy kullandı.
Bu seçimlerde Irkçı-Faşist parti Almanya Alternatif ( AFD) Federal Meclis’e üçüncü parti olarak girdi.
Şubat 2013’te kuralan ve Irkçı Parti AFD geçen yıl eyalet seçimlerinde bir programlarının olmamasına rağmen 8 eyalette barajı aşmıştı. Bu seçimlerde de Federal Meclis’e yüzde 13.3 ile girdi.
4 yıldır kurulmasına rağmen bu şekilde başarı sağlamasını tartışıyor Almanya.
AFD bu seçimlerde temel olarak oylarını işçilerden aldı. Oysa AFD’nin seçim programında işçi sınıfını değil işverenleri savunuyor. İşverenlerden alınan vergilerin düşürülmesini, orta sınıfların korunmasını, nükleer santrallerin kapatılması yönünde alınan kararların iptal edilmesini savunuyor.
Asgari ücretinde olduğu gibi kalmasını istiyor. Yani AFD işçi düşmanı bir programa sahip, bunu rağmen işçilerden oy almıştır. Bunu nasıl başarmıştır?
İlk önce şunu bilmeliyiz. AFD bilinçli olarak palazlanmış öne çıkarılmış ve güçlü çıkış yapması için Alman devleti tarafından desteklenmiştir.
Yani AFD bir tesadüf değil bilinçli olarak Almanya’nın özellikle en zenginleri tarafından desteklenmiştir.
AFD alman halkının CDU iktidarına yönelik tepkilerini örgütlemiştir. Alman halkının giderek yoksullaşmasını örgütlemiştir. İşçilerin, öğrencilerin giderek yoksullaşmasını haklarının elinden alınmasının sebebinin sorumlusu alman devleti değil yabancılardır propagandası yapmıştır.
İşsizliğin hak gasplarının sorumlusu yabancılardır diyor ve Yabancıların ülkesinden gönderildiğinde bu sorunların çözüleceği propagandasını yaptı.
Alman halkının korku ve endişelerini körükleyerek güç kazandı.
AFD Almanya’daki bütün sorunların kaynağı olarak göçmenleri gösterdi. Afişlerinde göçmenleri ülkeyi terk etmesini yazdılar. ” İç Güvenlik ve hukuk” başlıklı programında polise verilen yetkinin artırılması, ordunun yeniden yapılandırılmasını savunuyor. Reşit olan gençlere verilen cezanın yetişkinlerle aynı cezaya çıkarılması, ceza yaşının 12’ye düşürülmesini savunuyor AFD. Yani kriminal suçlarla mücadele adı altında göçmen gençlere ağır cezaların erilmesi, hapse atılmasını istiyor.
Yani Alman devletinin tam da şu an istediği bir programı var.
AFD alman halkının sorunların gerçek sorumlusu olan devleti değil göçmen halkı göstermiştir. Bu da tam da zenginlerin istediğiydi.
AFD’yi Mövenpick gibi pek çok zengin desteklemiştir. Bunun nedeni kendi halkın yaşadığı sorunları gizlemesini başarmasıdır. Yani dünyanın her yerinde olduğu gibi halkları birbirine düşürme politikasıdır. Böl, parçala, yönet.. Bunu AFD ile meşrulaştırmaya çalışıyorlar.
ALMANYAYA SURİYELİLERİN, LİBYALALILARIN GÖÇ ETMESİNİN SORUMLUSU ALMAN DEVLETİ, BÜTÜN AVRUPA DEVLETLERİ VE AMERİKADIR!
İNSANLARIN ÜLKELERİNDEN MÜLTECİ OLARAK BURALARA GELMESİNİN SORUMLUSU ORTADOĞUNUN ZENGİNLİKLERİNE GÖZ DİKENLERDİR!
AFD seçim afişlerinde ve seçim propagandalarında Merkel’in 1.5 milyon mülteciyi kabul etmesini eleştirip onları Almanya’nın doyurduğunu ve gönderilmelerini savunuyorlar.
Alman devletinin mültecilere yardım ettiğini “biz onlara yardım etmek zorunda değiliz”, ” üstün alman ırkı, alman kültürünü mültecilerin bozduğunu” anlatıyorlardı halka.
Birincisi; Suriye ve Libya’daki savaşların sorumlularının başlarında gelir Almanya. Amerika Ortadoğu’nun baş düşmanıdır, Almanya’da o topraklara gözünü dikmiştir.
Alman silah tekelleri bu savaşlardan milyonlarca Euro para kazanıyor.
Savaşlar ile kan ile besleniyor Almanya ekonomisi o yüzden AFD ilk önce kendi Silah tekellerine Ortadoğu’dan defolmalarını söylemeli.
ALMAN DEVLETİ ORTADOĞUDAKİ SİLAH TİCARETİNDEN MİLYONLARCA EURA KAZANMIŞTIR!
Ortadoğu’daki 2016 yılına kadar olan beş yıllık savaş sürecinde silah alımları yüzde 86 artmış. Ve Almanya ve Amerika bu silahları Katar ve Sudi Arabistan’a satmıştır.
Bu ülkelerin İŞİD’e silahları verdiği de bilinmektedir.
Yani Alman devleti oradaki kan ve gözyaşından zenginliklerini büyütmüştür.
LİBYA HALKININ ALMANYA’YA GÖÇ ETMESİNİN SORUMLUSU, LİBYANIN PETROL ZENGİNLİKLERİNE GÖZ DİKENLERDİR!
AFD seçimlerde mülteciler yüzünden yoksullaştıklarını ülkenin kirlendiğinin ırkçı politikasını yürüttüler.
Örneğin Libya, sahip olduğu zengin petrol kaynakları sayesinde, Afrika’nın en zengin ülkesi konumunda bulunuyor. Bu petrol zenginliğine el koymak için 2011 yılında NATO tarafından yalanlarla işgal edildi ve Kaddafi katledildi. Sonrasında ise
Ülkenin petrol kaynakları emperyalist ülkeler tarafından bölüşüldü. İşgal öncesi Libya halkı kendi ülkelerinde özgür bir şekilde yaşıyordu ve göç oranı neredeyse hiç yoktu.
Bu anlamıyla Almanya’ya göç eden Libyalıların sayısı ve onlara verilen para devede kulak dahi değildir. Ki orada akıtılan kanın gözyaşının sorumluluğu parayla da ölçülemez.
Dünya halkları bir gün mutlaka bu işgallerin zulmün hesabını soracaktır.
ALMANYA’NIN SADECE YÜZDE 5.5’İ MÜSLÜMANDIR! ALMANYA’NIN İSLAMCILAŞTIĞI YALANDIR! MÜSLÜMAN HALKIN İNANÇLARINA KARŞI ALMAN HALKINI KIŞTIRTMAK IRKÇILIKTIR! HALKLAR KENDİ İNANÇLARI İLE YAŞAMAKTA ÖZGÜRDÜR!
Almanya’nın islamcılaştığı koca bir yalandır. Yüzde 5.5 olan Müslüman nüfusu korku ve endişe verici olarak göstermek yalandır, böyle bir tehlike yoktur. Aynı zamanda böyle bir propaganda yürütmek de tehlikelidir.
AFD bilinçli olarak özellikle Türkiyelilerin olduğu mahallelerde, camilerin karşısında dahi bu afişleri astılar. “İslamcılığa Son” sloganları ile.
AFD’nin NSU denilen katil Nazi örgütünden farkı yoktur tam tersine daha da tehlikelidir. Çünkü bunu meclise giren bir parti maskesiyle meşrulaştırarak yapıyor.
Bu seçim propagandaları direk Müslümanları hedef olarak göstermektedir.
AFD katil NSU ile aynıdır faşisttir, ırkçıdır.
AFD’nin NSU’dan tek farkı apoletlerinin olmasıdır. AFD meclis üyelerinin çoğu vasıflıdır, hakim, doktor, avukat, iş adamları. Yani bunların arkasına sığınarak bu ırkçılıklarını doğallaştırıyorlar, meşrulaştırıyorlar.
AFD’NİN IRKÇILIĞININ ÖNÜNÜ CDU VE SPD AÇMIŞTIR!
Parlamentodaki ırkçılık, ırkçı yasalar AFD ile başlamadı. CDU ve SPD en ırkçı yasaları bizzat çıkarmıştır.
İçişleri bakanlığı Almanya’ya gelen mültecileri Afrika’da hapishane gibi kamplara göndermeyi önermiştir.
NSU CDU döneminde örgütlenmiş bizzat CDU iktidarı döneminde istihbarat örgütü tarafından kurulmuş örgütlenmiş ve yabancılar bizzat Anayasayı Koruma Örgütü’nün bilgisi dahilinde katledilmiştir.
Yani şu oyunada gelmeyelim, CDU demokrat AFD daha tehlikeli. Hayır, CDU’da aynı tehlikededir. Sadece AFD ile bir adım öne adım atmışlardır şimdi daha açık yapıyorlar ırkçı politikalarını.
Yine AFD’nin bütün ırkçı seçim çalışmalarına CDU bizzat izin vermiştir bunu bilinçli olarak yapmıştır. Çünkü Almanya’nın zenginleri böyle istemiştir.
AFD VE IRKÇILIK BİZİM BİRLİK OLMADIĞIMIZDAN, BİZİM BUNA KARŞI MÜCADELE ETMEDİĞİMİZDEN GÜÇLENMİŞTİR!
CAMİLERİN ÖNLERİNE KADAR İSLAM KARŞITI AFİŞLERİNI ASTILAR AMA BİZ SESİMİZİ ÇIKARMADIK! BUGÜN SESİMİZİ ÇIKARMAZSAK YARIN SOKAKDA BAŞINIZDAKİ BAŞÖRTÜYÜ ÇEKİP ALACAKLARDIR!
Bizim için acı olan bu seçim çalışmaları ve daha öncesindeki ırkçı çalışmalarda bizim buna karşı tepki göstermemiz birlik olmayışımızdır. Adeta izledik onların düşmanlıklarını ve alman halkını bize karşı örgütlemelerini. Türkiyelilerin mahallelerine koca koca göçmen karşıtı, İslam karşıtı afişler astılar. Berlin’de, Dortmund’da bizzat camilerin diplerine kadar astılar afişleri.
Mahallerimizin ortalarından seçim çalışmaları yaptılar tepki göstermedik.
O afişleri yırtıp atmalıydık. Bu yasalara aykırımı diyeceğiz, asıl aykırı olan o ırkçı afişlerin bizim olduğumuz bölgelerde asılmasıdır.
Merkezi yerlerde onlarca Türkiyeli geçiyordu ama onlar çok rahat bildirilerini dağıtıyordu, biz o bildirileri yırtıp yüzlerine atmalıydık. Çok az insan bunu yaptı.
Bizim bunları yapmamızda yasadışı değildir, meşrudur hakkımızdır. Onlara böyle bir izin vermeleri yasadışıdır, ırkçılıktır. NSU davası sürecinde de aynı tavrı gösterdik, mahkemelerde Türkiyelilerin sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. O davalar görülürken biz kahvehanelerde, evlerimizde, camilerde, Cemevlerinde oturuyoruz.
PEKİ, NEYİ BEKLİYORUZ? EVLERİMİZİ YAKTILAR, TEKRAR YAKMALARINI MI? CAMİLERİMİZİ, CEMEVLERİMİZİ YAKMALARINI MI BEKLİYORUZ?
ÇOCUKLARIMIZI SOKAK ORTALARINDA KATLETMELERİNİ Mİ BEKLİYORUZ?
İŞYERLERİMİZDE TEK KURŞUNLA KATLEDİLMEYİ Mİ BEKLİYORUZ!
BEKLEMEYELİM! NSU 6 ESNAFI GÖZ GÖRE GÖRE KATLETTİ! BİZDEN BİRİYDİ HEPSİ, BİZDE OLABİLİRDİK ONLARDAN BİRİ, AMA BİZ SESSİZ KALIYORUZ!
SIRANIN BİZE GELMESİNİ BEKLEYEMEYİZ!
BİRLİK OLMALIYIZ! AFD’NİN VE IRKÇILARIN ÖRGÜTLENMESİNE İZİN VERMEYELİM!
KENDİNE IRKÇILIĞA KARŞIYIM BEN GERÇEKTEN ONURLU BİR İNSANIM DİYEN HERKES, CAMİLER, CEMEVLERİ, YÖRE DERNEKLERİ VB BÜTÜN KURUMLAR BİRLEŞLEMİYİZ!
KEŞKE DEMEMEK İÇİN BUGÜNDEN BİRLİK OLMALI VE YABANCI DÜŞMANLIĞINA KARŞI MÜCADELE ETMEYİZ! BİZ GÜÇLÜYÜZ! BİZ İSTERSEK ASLA ONLARIN GÜÇLENMESİNE İZİN VERMEYİZ!
HİTLER FAŞİZMİ KAZANAMADI! AFD, NSU VE BÜTÜN IRKÇI PARTİLERDE KAZANAMAYACAK!
DÜNYA HALKLARI KARDEŞTİR! IRKÇILILAR VE KATİLLER BİR AVUÇTUR BİZ MİLYONLARIZ
ALMANYA HALK MECLİSLERİ
