2020 yılı dünya halklarının bir virüsle teslim alınmak istendiği bir yıl oldu. Bütün dünya evlerine hapsedilmek istendi. Belirsizlik, maskeli yüzler, virüs korkusuyla boşalan mücadele alanları. Emperyalistlerin hayalini kurduğu günler bir an olacakmış gibi göründü. Ancak, belirsizlik şaşkınlığını atan halklar emperyalistlerin faydalanmak istedikleri Korona sürecine de kafa tutmayı bildi. Bir taraftan bir virüsle yerle bir olan emperyalizmin ve faşist iktidarların sağlık politikaları, halk için değil. zenginler ve sömürenler için olduğunu gözler önüne sererken, bu durumdan bile para kazanmayı, kar etmeyi uman kapitalistlere halkların tepkisinin büyüdüğü bir yıl oldu… Virüsü insanlar ölmüyorlarsa ceza kesmek için kullananlar, bir maske dağıtmayı bile beceremeyen koca koca devletler, halkla dalga geçer gibi kendi yapmak istediklerini virüse yaptırmaya çabaladılar. Ne var ki, halklar sömürenlerin istediği gibi hareket etmedi. Tepkiler çığ gibi büyüdü ve büyümeye devam ediyor. Eylemleri, hak arayışlarına saldırıları “Covid 19” “Pandemi” gerekçesiyle engellenirken, kendi istediklerinde insanların ağızlarına ellerine sokarak, onlarca insanı yanyana koyarak, sağlıklarını tehlikeye atarak, hatta hastalık bulaşsın diye özel çaba harcayarak gözaltına almaktan, tutuklamakta, evlere baskın yapmakta sakınca görmediler. Adaletsizlik, hukuksuzluk aldı başını gidiyor.
Vatanımızda Pandemi sürecinde de direniş sürdü. Faşizmin Adaletsizliklerine karşı, boyun eğmeyen Kocak Mustafa’lar, halkın sanatçıları Helin Bölek, İbrahim Gökçek ve Halkın avukatlarından Ebru Timtik ölüm orucunda şehit düştü. Pandemi denilerek evlere kapatılmak istenen halk başkaldırdı tüm bu olanlara ve yiğitlerini şehit verdi. Ve bütün dünya baş eğmeyen, ölümüne direnen halk çocuklarına sahip çıktı.
2020 yılı Adaletsizliğin doruklarda seyrettiği bir yıl olurken Direnişinde her koşulda en yüksekte seyrettiği bir yıl oldu. Onlar hangi güçle saldırıyorlarsa daha büyük bir güçle cevap verdi halk güçleri. Ölümüne saldıranlar, ölümüne direnenleri buldular karşılarında. Direnen en öndeki güç Cepheydi. Yine her şey söylendi direnişe dair. “Pandemi zamanı direniş mi olur? ” Ara verin, direnmeyin, zaten sizi kimse duymuyor, düşmanın umurunda mı insanlarımızın ölmesi” vb dediler de dediler. Biz bu söylemleri de gayet iyi biliyoruz. O nedenle kimseye değil, kendimize, haklılığımıza ve bunun er ya da geç yankı bulacağına inananarak, güvenerek direnmeye başladık. Mustafa Koçak olup Adaletsizliği tüm dünyaya duyurduk. Helin gibi tüm dünyayı ayağa kaldırdık, İbrahim gibi “Anadolu’dan Antarktika’ya, Latin Amerika’ya birleştirdik. En son Ebru Timtik olup halkın avukatı nasıl olunur gösterdik. Ve sahip çıktı tüm dünya halkları bu güzel, bu pırıl pırıl parlayan geleceğimizin yazıcıları Ölüm Orucu direnişçilerine…
2020 yılına direnişle girmiştik. İlk aylarında şehitler verdik. Ama zafer direnenlerin, zafer ölen ama teslim olmayanların oldu. Her sene diyoruz ve ısrarla da demeye devam edeceğiz. Her gelen yıl BİZİM, her gelen yıl büyük Zafer’e daha da yaklaştığımız bir yıl olacak ve en sonunda KAZANACAĞIZ.
Son günlerine gelirken eski bir yılın düşmanın yenilgisinin verdiği hazımsızlıkla daha da saldırdığını, baskınlar yaparak, insanları işkenceden geçirerek, tutuklayarak sonunu geçiktirmek istedğini yaşıyoruz tüm şiddetiyle. Ama nafile,
Mustafa Koçak’ları olan bir halk asla yenilmez!
7 Notanın komutanları Helin ve İbrahim’leri olan bir Anadolu halklarını kimse teslim alamaz!
Ebru Timtik gibi Adalet Tanrıçaları olan bir ülkenin halkları Adaletsizliklere boyun eğer mi?
Ant olsun, şart olsun ki Adaletsizliğinizden büyük olacak Adaletimiz!
Ne Pandemi ne faşizm bizi teslim alamaz!
78 yerinden yaraladığınız 30 kiloluk bedeniyle Mustafa Koçak kabusunuz olacak!
Grup Yorum’un Helin’in sesi, İbrahim’in gitarıyla uyanacaksınız sabahlara!
Ebru’nun parmağı yargılayacak sizlerin tüm Adaletsizliklerinizi….
Çünkü “mezarında bile hak arayacak”
“Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli olur” der halkımız. Bu sözler yeni gelen yıl içinde geçerli…
Siz yeni saldırı planları yaparak, saldırılarınızı yükselterek giriyorsunuz biz direnerek, direnişimizi büyüterek. Bu doğanın kuralı. Bir farkla ki bu fark sonucu belirliyor. Sömüren, emperyalist, faşist tüm iktidarlaradır sözlerimiz.
Siz Haksızsınız Biz Haklı!
Siz Bir Avuç Asalaksınız Biz Üreten Yaratan Milyonlar!
Siz Katilsiniz Biz Direnen!
Ve Siz Yenileceksiniz Biz Kazanan Halklar!
İşte bu duygularla, aç kalan, üreten ama emeğinin karşılığını alamayan, geleceği çalınmış, hor görülen, katledilen, sömürülen, göç yollarında, sularda boğulan, salgınlarda ölen, depremlerde, afetlerde yüzlerle binlerle göçük altında kalan, savaşlarda katledilen, birbirlerine düşmanlaştırılan, bir kurşunla çocuk yaşlarında kalan, işinden, ekmeğinden edilen, geçinemeyen, evine ekmek götüremediği için, çocuğuna bir pantolon alamadığı için, kirasını ödeyemediği için intihar eden ve evlatları gözleri önünde katledilen ana babaların ve her türlü adaletsizliklerin öfkesini yüreğimize katarak, beynimize acıyla işleyerek giriyoruz yeni bir yıla. Hem de UMUDUMUZU YİTİRMEDEN, bütün dünya halklarının sorumluluğunu omuzlarımızda taşıyarak umudu büyütmeye ant içerek giriyoruz. Bu acıları örgütleyecek, örgütlülüklerimizi büyüteceğiz. Halkın örgütlenmesi için elimizden geleni ardımıza koymayacağız. Şehitlerimizin yarattığı değerleri örgütlenmelerimizle maddi güce dönüştüreceğiz. Bu inanç ve bilinçle,
Halklarımızın ve Tüm Dünya Halklarının Yeni Mücadele Yılını Kutluyoruz ve Diyoruz Ki:
2020 Yılını Halkımıza Zehir Edenlere 2021 Yılını Zehir Edeceğiz!
2021 Yılı Halkımızın ve Dünya Halklarının, Bizim Yılımız Olacak!
2021 Yılında Umudu Büyütecek, Umudu Yenilmez Kılacağız!
Halkız Haklıyız Kazanacağız!
