Home açıklamalarAlmanya Halk Cephesi: ÖZGÜL EMRE, İHSAN CİBELİK VE SERKAN KÜPELİ’YE ÖZGÜRLÜK

Almanya Halk Cephesi: ÖZGÜL EMRE, İHSAN CİBELİK VE SERKAN KÜPELİ’YE ÖZGÜRLÜK

by halkinkutuphanesi
0 comments

 Almanya da Mayıs 2022 de tutuklanan Özgül EMRE, İhsan CİBELİK ve Serkan KÜPELİ’hala tutuklu. 9 aydır, hukuksuz bir biçimde anti-demokratik bir yasa olan 129 B yasası gerekçesiyle özgürlükleri gaspedilmiş durumda.

9 aydır çeşitli biçimlerde bir Nazi Yasası olan 129 yasası çeşitli biçimlerde anlatılırken, bu yasayla tutuklananların serbest bırakılması için faaliyetler, eylemlilikler devam ediyor. Açlık grevi yapmaktan, hapishaneye tuz, şeker göndermeye, Almanya’nın başkenti Berlin’de İçişleri Bakanlıkları önünde eylem yapmaktan, BGH önünde çadır direnişi yapmaya, devrimciler hakkında komplolar düzenleyen, ve bu komploların hazırlandığı merkezller olan Vefassungschulls önünde yapılan eylemlere, çeşitli göçmen halkların ve Alman halkının solcu, ilerici örgütlenmeleriyle birlikler kurulmaya ve milletvekillieri ve siyasi partilerle görüşmeye, imza toplamaya kadar zengin ve çeşitli faaliyetlerle bu adaletsizliğin son bulması isteniyor. Ve bu faaliyet ve eylemliliklere her gün yenileri ekleniyor. Özgür EMRE, İhsan CİBELİK, Serkan KÜPELİ özgürlüklerine kavuşana kadar da bu mücdele devam edecek.

Önümüzdeki günlerde yine aynı taleple bir UZUN YÜRÜYÜŞ başlayacak. Bölge bölge, şehir şehir 129 yasasının hukuksuzluğunun anlatılacağı ve tutuklananlara özgürlük isteneceği eylem ve faaliyetlere ALMANYA’da yaşayan tüm halkımızı katılmaya çağırıyoruz. Çünkü 129 B yasası, ırkçı ve anti demokratik bir yasadır. En sıradan hak isteme eylem ve faaliyetlerimizi 129 yasası kapsamı içine alarak bizleri hak aramaya bile korkar hale getirmek istiyorlar. Bu arkadaşlarımızın yargılanma sebeplerine baktığımızda ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır. Mesala Özgül EMRE, Grup Yorum üyesi iki kişinin nişanına katıldığı ve onlara nişan yüzüğü taktığı için, Türkiye hapishanelerinde yine emperyalizmin desteği ile yapılan 19 Aralık katliamında kullanılan gazlardan dolayı diri diri yakılan devrimci kadınlardan birisi olan Birsen Kars’ın cenazesine katıldı diye, tübutunu omuzladığı gerekçesi birer”SUÇ” ve yargılanma nedeni olarak sıralanıyor. Yine İhsan CİBELİK Grup Yorum üyesidir ve yine Yorumcuların nişanına katılmak, orada davul, zurna çalmak, türkü söylemek Suçları arasında. Serkan KÜPELİ yine demokratik faaliyetleri dolayısıyla tutuklu.

Peki bunlar suç mu? Elbetteki değil.

Cenazeye, düğüne, nişana katılmak, Suç değil, bizim halk değerlerimizdir. Üstelik Birsen Kars emperyalizm destekli, emperyalizmin ürettiği kimyasal gazlarla yakılan bir devrimcidir. Onu yakanlar, kanser olmasına neden olanlar SUÇLUDUR, cenazesine katılanlar değil.
Grup Yorum üyesi iki insanın nişanını terörürize eden Alman Polisidir.  Bu nişan da bir SUÇ vardır ancak bu suçu işleyen ALMAN POLİSİDİR. Nişandan günler önce nişanı yasaklayan, o gün düğün salonuna polis yığan, çoluk çocuğuyla nişana gelmiş insanları engellemeye çalışan polistir. Sonuçta insanlarımızın öfkesiyle karşılaşmış ve geri çekilmek zorunda kalmıştır. Grup Yorum elbetteki kendi nişanında, düğününde kendi türkülerini söyleyecek.

Şarkılarımızı söylemek, nişan yapmak, cenazeye katılmak, demokratik eylemler yapmak, piknik yapmak, tatil kampı yapmak SUÇ DEĞİLDİR! 

İntegrasyon, uyum vb diyerek, bizi, çocuklarımızı kültüründen uzaklaştırmaya çalışan emperyalizm, hak aramaya da tahammülsüz. Bütün dünya onların babalarının çiftliği, biz ise horlanacak, onların söylediği şarkıları söyleyecek, onların dayattığı hayatı yaşayacak, onların istediği cenazeye katılacak, istemediklerine katılmayacağız öyle mi?

Hayır hiçte öyle değil!!!

Biz kendi ülkemizde de yaşadığımız başka ülkede de veya yaşamadığımız ülkelerde de haksızlıklara, hukuksuzluklara karşı çıkacak, özümüzü unutmayacak, halkımızın değerlerini yaşatacak, değerlerimize saldırıyı Suç sayacağız. Dünyayı kana bulayan, kendi ekonomik çıkarları için savaşlar çıkarıp, halkları katleden, kendi yurtlarından, vatanlarından göç etmek zorunda bırakanlar bize “SUÇLU” ,”TERÖRİST” diyorsa elbette ki biz de suç ne suçlu kim kavramlarına bir açıklık getirmek durumundayız. Hatta bu bizim hem devrimciliğimizin gereği, hemde boynumuzun borcudur. Bu gerçekleri anlatmaya,yalanlarla mücadele etmeye devam edeceğiz. Göçmen halklara katliamlar yapanlar, bunları planlayanlar, ırkçılığı her geçen gün yürütenler, kendi bencil, çıkarcı kültürünü, kokuşmuş kapitalist “değerlerini” dayatanlara elbetteki teslim olmayacağız. Değerlerimizi, kültürümüzü yaşatmaya, bu konuda ısrar etmeye, direnmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Bize suçlu diyenleri bizde tarihten tanıyoruz. Gaz odalarından, işkencelerden, toplama kamplarından, bugün adlarını açıktan savunamadıkları NAZİLER den tanıyoruz. İnsanlık tarihinde lanetle anlıanlar, bir akıl hastalığı olmuş Irkçılığın, kafa tascılığın dünyaya hakim olmasını istiyorlar. Bunu başaramadılar. Her fırsatta, halklara yönelik bir tehdit olarak kullanmaya devam ediyorlar. Ancak bunun karşısanda yenildikleri devrimcilerdi, sosyalistlerdi. Bizde bunları hatırlatmaktan onur duyuyoruz. Halkları birbirine düşman etmenin halkların değil emperyalistlerin, faşistlerin çıkarınadır. Bu saldırı sadece devrimcilere yönelik bir saldırı da değildir. Tüm göçmen halklara, hatta kendi gibi düşünmeyen kendi halkına karşıda bir saldırıdır.

Bu nedenle de 129 yasasına karşı çıkmak, buna karşı mücadele etmek aynı zamanda kendi haklarımız, kültürümüz, değerlerimiz içinde bir mücadeledir. Bugün doğa için, çevre için mücadele edenleri bile bu yasa kapsamında yargılamak istemektedir Alman devleti.

ÖZGÜL EMRE, İHSAN CİBELİK, SERKAN KÜPELİ  bizlere ne yapılmak istediğinin örnekleridir. Oturumları ellerinden alınan, bürokratik uygulamalarla ezilen , resmi kurumlarında horlanan, aşağılanan, her türlü kötülüğün kaynağıymış gibi gösterilen, kendi katliamlarını , kendi saldırganlıklarını yalanlarla göçmen halklara yıkan bir devlet var karşımızda. Bunu biliyor, bu gerçeklikle mücadele ediyoruz. Mücadele etmekten, direnmekten başka yolumuz da yoktur. Bu haksızlıklar, bu hukuksuzluklar yaşanırken, biz korkudan ıslık çalarak, susarak, bir şey yokmuş gibi davranarak, saldırıların hedefi olmaktan kurtulamayız. Ancak mücadele edersek, direnirsek, hakkımızı ararsak bu saldırıları geriletebiliriz. Başka bir kurtuluş yoluda yoktur zaten.

Tüm bu gerçeklikle diyoruz ki, 129 yasası halka saldırı yasasıdır. Halkın direnme hakkına saldırı yasasıdır.

Yasaldır ama Adil değildir.

Yasaldır ama demokratik değildir.

Yasaldır ama insani değildir,

Yasaldır ama meşru değildir.

Tüm sonuçlarıyla birlikte kaldırılmalıdır. ÖZGÜL; İHSAN; SERKAN ve bu yasayla yargılanan herkes serbest bırakılmalıdır.

Herkesi 129 yasasına karşı yapılacak eylemlere, faaliyetlere katılmaya çağırıyoruz.

ÖZGÜL EMRE, İHSAN CİBELİK, SERKAN KÜPELİ SERBEST BIRAKILSIN!

SCHULUS MİT DEM NAZİ PARAGRAPHE!

ADALET İSTİYORUZ ALACAĞIZ!

HAKIZ HAKLIYIZ KAZANAACAĞIZ!

 ALMANYA HALK CEPHESİ

 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode