7
“BEKLİYORUZ SİZİ”
Aytaç Ünsal halkın avukatı… Halkına, müvekkillerine ve kendine uygulanan Adaletsizliklere karşı bedenini ölüme yatırarak barikat olan gencecik bir insan. Bir insan güzeli. Yoldaşı, büyüğü Ebru Timtik ablasıyla birlikte en karanlık zamanlarda, evladını yitiren bir ananın, gecekondusu başına yıkılan bir gecekondulunun, toprakları zehirlenen köylünün, öğrenim hakkı elinden alınan öğrencinin hak savunucusu, nerede bir haksızlık varsa, oraya koşanı, her zaman hazır Halkına “Hızır” olanı insanlarımız olduğu için ne kadar övünsek ne kadar gurur duysak az…
Yine aynı adaletsizliklere dur demek için gencecik ömürlerini ölüme yatırmış iki özgür tutsak Didem Akman, Özgür Karakaya giden ömürlerine aldırmadan direnme nedenlerini anlatmaya çalışıyorlar tüm dünyaya…
Tüm haksızlıkların önünü kesmek için bedenlerinden barikat yapanlar çocuklarımıza
“… öyle acılar çeksem ki çocuklar size hiç acı kalmasa…” dedikleri gibi 35 kilo kalmış bedenleriyle ayağa kaldırmaya çalışıyorlar tüm dünyayı.
Ebru, Didem, Özgür, Aytaç erimiş bedenleriyle bizlerin gözlerin içine bakıp ellerinden tutup, onları zulmün elinden almamızı bekliyorlar. Aytaç Ünsal bize sesleniyor!
” Sorumlusunuz! Hepimizin hayatını cehenneme çeviren, sorunları çözmek için mücadele eden, gün gün ölen evladınızı, kardeşinizi, arkadaşınızı sahiplenmek zorundasınız. Siz de bu sorunları çözmek için mücadele etmek zorundasınız…Yeter Artık, Verin arkadaşlarımızı…Hepimizin emeğiyle sonunda hakkımız olanı mutlaka alacağız. Bekliyorum sizi….” diyor.
Biz ne yapacağız? Bu sözleri duyduğumuzda, okuduğumuzda bir kaç dakikalığına hüzünlenip, belki ağlayıp sonra normal her zamanki günlük yaşamımıza mı döneceğiz?
HAYIR!!!
Böyle yapmaya hakkımız yok. Onlar bizim evladımız, kardeşimiz, çocuklarımız, geleceğimiz… Onların gözlerinin içine bakarak söylediklerini kulağımıza küpe yaparak bir kez daha silkelenmek ve onların taleplerini haykırmak zorundayız… Bu sorumluluk Türkiye’de ya da dünyanın neresinde olursak olalım bizim omuzlarımızda… Onların öldürülmesine, zorla müdahale tehditti altında hastanelerde tutulmasına, taleplerine kulak tıkanmasına izin veremeyiz. Bu bizim insanlık sınavımız aynı zamanda. Biliyoruz hepimiz üzülüyoruz, biliyoruz canımız yanıyor, biliyoruz yönetenler bu gücü bizim bir arada yeterince olamayışımızdan yani örgütsüzlüğümüzden alıyor. Ama tüm bunlara rağmen kazanacağımıza inancımızı kaybetmeden bir kez daha bir kez daha haykırmak zorundayız. Yetmezse bir kez daha, o da yetmezse bir kez daha bir araya gelip haykıracağız. Umutsuzluğa kapılmaya da hakkımız yok. Halkın avukatları ve özgür tutsaklar bizlere güvenerek, inanarak bedenlerini ölüme yatırdılar. Bizlerde onların aydınlık yüzlerine, gözlerine bakıp elimizden geleni yapmamız sorumluluğunu yüklüyor…
Vazgeçmiyoruz… Susmuyoruz… Halkın avukatlarının ve Özgür Tutsakların taleplerinin kabul edilmesi için elimizden geleni yapacağız. Ebru’yu ve Aytaç’ı zulmün elinden alacağız… Bunun için Almanya Halk Cephesi olarak bu sesi daha da büyütmek için
-16 Ağustos 2020 Pazar günü bir günlük destek açlık grevindeyiz.
– 17 Ağustos Pazartesi günü, bu adaletsizliği haykırmak için Adalet Bakanlığını, Özgür ve Didem’in bulunduğu hapishaneleri, Adli Tıp Kurumunu ve tüm sorumlu kurumları arayıp Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın derhal serbest bırakılmasını isteyecek, onları öldürmelerine izin vermeyeceğimizi söyleyeceğiz..
– 21 Ağustos günü Ölüm orucunda olan Özgür Tutsaklara mektup yazacağız
ve 23 Ağustos 2020 Pazar günü Köln’de yapılacak olan yürüyüş ve mitinge katılacağız. Herkesi Aytaç Ünsal’ında dediği gibi o mitingde olmaya, sesimize ses katmaya, sesimizi, ellerimizi birleştirmeye ve daha güçlü haykırmaya çağırıyoruz…
YAŞASIN ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİMİZ!
EBRU TİMTİK VE AYTAÇ ÜNSAL DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!
DİDEM AKMAN VE ÖZGÜR KARAKAYA’NIN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN!
ADALET İSTİYORUZ ALACAĞIZ AVUKATLARIMIZ VE ÖZGÜR TUTSAKLARI YAŞATACAĞIZ!
ALMANYA HALK CEPHESİ
Miting yürüyüş başlama yeri ve tarihi: 23 Ağustos 2020
Köln, Hans-Börckler-Platz. Saat: 14.00
Miting Yeri: Ehrenfild Bürgerzentrum Önü
