5
24 Mart 2017 Cuma günü Türkiye de Kanun Hükmünde Kararnamelerle işinden atılan Akademisyen Nuriye Gülmen, Semih Özakça, Acun Karadağ ve diğer kamu emekçilerinin direnişleri konusunda ESSEN Kültür Atölyesi (EKA) bir toplantı yapıldı. Duvarda Yüksel caddesindeki direnişin fotolarıyla hazırlanan fotolardan oluşan bir duvar gazetesi hazırlandı. Yüksel direnişi günlüklerinden kimi bölümler çıkartılarak insanların okuması için konuldu. Toplantı sinevizyon gösterimi ile başladı. Sinevizyon direnişçilerin ağzından zaten anlatacaklarını çok daha etkili bir biçimde anlatıyordu. Sinevizyon gösteriminin ardından Yüksel’de direnen Kamu emekçilerinin direnişinin önemi anlatıldı. OHAL koşullarında gerekirse tek başına kalmak pahasına direnmenin önemi, direnişin kazanımları anlatıldı. Yüksel Direnişi ve Nuriye Gülmen direnişiyle dünyanın tanıdığı bir kadın olurken bizim burada Avrupa’da olan insanlar açısından onun direnişini yeterince sahip çıkmadığımız belirtildi. Çünkü Nuriye Gülmen ve Yüksel direnişi çok meşru bir taleple işi için, ekmeği, onuru için direnen bir emekçiye bile AKP iktidarının tahammülsüzlüğü her gün gözaltına alması, sonradan direnme hakkını kazanmasıyla birlikte direnişin halkın diğer kesimleri tarafından sahiplenilerek yaygınlaşması ve diğer şehirlere sıçraması anlamında da bir moral direniş, bir direniş odağı olması açısından da önemlidir. Bu kadar meşru taleplerle direnmek ve bu meşrulukla geri atmamak “OHAL var” “Sokağa çıkamayız” diyen koca koca sendikalara rağmen tek başına bile direnmenin neler başarabileceğinin somut olarak gösterilmesi açısından da önemi var. O nedenle Yüksel Direnişi, Yüksel direnişi ve Malatya’da, Düzce’de, Didim’de, Aydın’da, İstanbul’da yaygınlaşan tek tek ya da birkaç kişiyle başlayan eylemler bizim direnen damarımızdır. Kendisi gibi işinden atılan yüzbinlerce emekçiye hakkını nasıl savunması gerektiğinin örneği olduğu gibi AKP faşizmine karşı öfkeli milyonlarca insana da moral olmuş bir odaktır bu gün. İşte bu nedenle de en azından bundan sonra daha fazla sahip çıkmak direnişini daha fazla duyurmak için bir şeyler yapmak gerektiği herkesin kafasında netleşmiş oldu. Bu günden itibaren ise bu konuda en azından bu günden itibaren harekete geçmiş olduk. İnsanlara anlatırken de elimizde materyaller olmalı diye de çeşitli konularda materyal hazırlamak için işbölümü yapıldı. Bunun için çeşitli öneriler ve kararlar alındı. Önerileri ve kararlardan bazıları şunlardı.
– Direnişi anlatan “Faşizme Karşı Direnmek Meşrudur” AKP Faşizmi Ne Yapmak İstiyor” içerikli bir Almanca-Türkçe bildiri hazırlamak.
-Nuriye Gülmen’in direnişini anlatan bir dosya hazırlamak. Bu dosyalar burada bulunan Eğitim Sendikalarına, Türkiyeli ya da Alman Demokrat Akademisyenlere bu dosyaları bırakarak, direniş anlatılarak neler yapabilecekleri konuşmak,
-Paneller, toplantılar yapılarak en azından kurumlarımızda Nuriye Gülmen köşeleri hazırlanıp bu konuda insanların daha duyarlı olması sağlanabilecek.
– Burada bulunan Alevi Dernekleri vb kurumlarda yapılan tartışmalar, toplantılarda söz isteyip direnişi anlatmak, yapılabilirse oralarda da paneller, toplantılar düzenleyerek genel olarak bilgi vermek.
– Yüksel Direnişiyle ilgili önlükler hazırlamak, Bu önlüklerle giyilerek, trenlere, otobüslere binilerek ya da bir alanda bulunarak direnişi anlatan Türkçe-Almanca bildiriler dağıtmak.
– Yapılabilirse Almanya, ya da Westfallen genelinde bir yürüyüş ya da gösteri yapmak.
– Standlar çadırlar açılarak görselliği de önem verilerek bir kaç saat bile olsa direnişi anlatmaya çalışmak.
– Maddi ve manevi olarak desteklemek. Telefon açarak halini hatırını sormak, yanında olduğunu belirtmek.
Canlı ve verimli bir toplantı oldu ve herkes yapacakları hazırlıklar için moralle gitti. Toplantı yaklaşık iki saat sürdü.

