21 Aralık 2023 tarihinde Almanya’da Düseldorf şehrindeki Yüksek Güvenlikli Eyalet Mahkemesinde, geçtiğimiz yıl tutuklanan ve 19 aydır haksız hukuksuz bir şekilde tutuklu yargılanan Devrimci Gazeteci Özgül Emre, Grup Yorum emekçisi İhsan Cibelik, Antifaşist Serkan Küpeli’nin 2023 yılının son duruşması görüldü.
Havanın yağmurlu ve soğuk olmasının dışında ek olarak mahkeme salonuna girişin bilinçli ve kasıtlı olarak yavaş yapıldığı ve insanları yağmurun altında bekleterek işkence ettikleri görüldü. Ancak hiçbir uygulamaları halkımızın tutsakları sahiplenmesini durduramadı. Kitle sabırla ve tutsaklara duyduğu özlemle dışarıda yağmurun altında beklediler.
Ayrıca dava tercümanlarından birisinin geç kalacağında dava avukatlarından öğrenildi ve duruşma normal saatinden 1 saat daha geç başlandı.
DEVRİMCİ GAZETECİ ÖZGÜL EMRE GELENLERİ SELAMLADI!
Halkımız duruşma salonuna girerken Tutsaklarımızdan Devrimci Gazeteci Özgül Emre gelenleri selamlayarak;
“Açlıklarıyla emperyalizme ve yasaları karşısında bedenlerini siper edenlerim mücadelesini selamlıyoruz. Eda yaşasın! Açlık grevi direnişçileri yaşasın! Kanser hastası İhsan Cibelik serbest bırakılsın!” dedi.
Halkımız yapılan bu açıklamanın ardından alkışlarla eşlik ettiler tutsaklarımıza. Ve Mahkeme heyetinin duruşma salonuna gelmesiyle birlikte duruşma başladı.
İHSAN CİBELİK AÇIKLAMA YAPTI!
Geçtiğimiz duruşmada söz hakkı isteyen İhsan Cibelik’i mahkeme heyeti bu duruşmada söz hakkı tanıyarak İhsan Cibelik’in Kanser hastalığının tedavisini dışarıda sürdürebilmesi ve ameliyat olabilmesi için tutuksuz yargılanmasını Mahkeme heyeti olan 7. Senato tarafından reddedilmesine dair açıklamalarda bulundu.
Grup Yorum Emekçisi İhsan Cibelik yaptığı açıklamada:
“Kanserli Prostat hastalığına acilen müdahale edilmesi ile ilgili sizin verdiğiniz ret kararını defalarca okudum. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki böylesi bir talebi reddetmenin insan haklarına karşı işlenmiş bir suç olarak görüyorum.
Ret kararının çeşitli gerekçelerle dolu özetle gerekçede: “Sanık ‘Devrimci Sanatçıyım’ diyor bu tehlikelidir. Bunu diyen bir kişi kesinlikle bırakılmamalı, tehlikeli bir terörist olduğu için davada yüksek ceza alacağında şimdiden belli olduğu için kaçma şüphesi riski var” denilmeye çalışılıyor.
Sağlığı için ise yaptığı açıklamada: “Tedavisi ne kadar yapılırsa yapılsın doktorlar ameliyat seçeneğini sunsalar da onların tercihleri ve seçimleri önemli değil. Hapishane koşullarında da ameliyat yapılır. Tedavi yapılmazsa da mahkeme heyeti olarak bizim yapabileceğimiz bir şey yok biz sadece tutsağın özgürlüğünü takip etmeli ve tutukluluk halinin devamına karar verelim.” diyerek bizlere “Aslında bu konu bizim alanımızda değil bizi bağlamıyor bırakalım hapishane ilgilensin” diyorsunuz dedi.
DAHA SUÇUMUZ SOMUT DELİLLE KANITLANMADAN BİZİ SUÇLU İLAN EDİYORSUNUZ!
“Sanık zaten kendisini ” Devrimci Sanatçı” olarak tanımlamış yani devrimci faaliyetlere sempatisi var ve suçluluğunun 2. dereceden kanıtıdır diyorsunuz. Bu cümleleri kuran ve bunları karara yazan bir mahkeme heyeti hukuk dışıdır. Çünkü eylemlerin tek tek suç olup olmadığı incelenmemişken ve incelenmezken hepsine birden hüküm veriliyor. Çünkü iddia makamının dediği gibi kanıtlar bulamıyorsunuz. İçlerinde yemek yemek ve bir şeyler içmek gibi en doğal ve en normal faaliyetlerinde bulunduğu tüm davranışlarımıza “Terör Örgütü Eylemleri” diyerek kabul edince mahkemenin tüm masumiyeti ortadan kalkıyor. dedi.
TÜRKİYE FAŞİZMİNE DERSLER VERMELİSİNİZ!
“Mahkeme heyetinin şimdiye kadar bize yapılan suçlamaları burada mahkemede kabul etmememizde cezalandırılıyor! Türkiye’de faşizmin mahkemelerinde yargıçların dahi akıllarına gelmeyecek yöntemlerle bizler suçlanıyoruz! Bunu bu anlamda onlara da anlatmanız ve öğretmeniz gerekmektedir. Biz faşizm mahkemelerinde dahi “Devrimci sanatçıyız” diyerek savunmalarımızı yapıyoruz. Kendi kimliğimizle ifadelerimizi veriyoruz. Onlar dahi sizin bu yaptığınız gibi bizi suçlayamıyorlar.” dedi.
SİZDE İŞBİRLİKÇİSİNİZ! SUÇLUSUNUZ!
“Ret kararının en uzun ve vurgulu yeri “KAÇMA ŞÜPHESİ” üzerine kurulu. “Kaçma Şüphesi ağır suçlar işlemesine olanak sağlayabilecektir” öylemi? 14 yıl boyunca kaçmadan, saklanmadan suçlar işlemişim. Bu suçları işlerken de beni izleyen Zabıtanız, Polisiniz, Hakimleriniz ve Yargıçlarınız ben 14 yıldır bu suçları işlerken görmemişler göz yummuşlar. Ve tüm yasallığıyla izinler vermişler. O zaman size söylüyorum sizde “Suç ortağısınız”…
Birkaç yerde vurgulanan “Kendisini bekleyen hapis cezası kaçmasına şüphe verir” demişsiniz. Size soruyorum siz bu cezayı zaten başında belirlemişsiniz. Türkiye’de yaşadığım ağır işkenceler hükmen tanınsa da kaçma şüphesini ortadan kaldırmıyor öylemi? Özgürlük temek hakkı ve suçluyu takip bu davada en başından itibaren olan ve savunmalarımızda veya açıklamalarımızda sürekli belirttiğimiz bir şeydir.
Bizim yapmış olduğumuz Tutuksuz yargılanma talebi sağlık hakkı için yaptığımız yani “Sağ Kalabilmek” için yaptığımız bir başvurudur”…
İhsan Cibelik açıklamasının devamında Hasta tutsaklara değinerek Türkiye’de faşizm koşullarında hapishanelerde olan hasta tutsakları anlatarak Faşizmin ellerini kuruttuğu kanlı havlusu olan ATK’dan bahsetti. Ve mahkeme heyetine Özgürlük kampanyası sonucu tahliye edilmek zorunda kalınan Kanser hastası Güler Zere örneğini verdi.
HAPİSHANE KOŞULLARINDA HASTA OLMAK?
Daha sonra hapishane doktorunun vermiş olduğu rapora değinerek kaldığı hapishane doktorunun Politik Siyasi olabilecek bir karar vererek hapishane doktorunun bu kararlarında haklı olmadıklarını yine kendi üzerinden örneklerle açıkladı. İhsan Cibelik:
” 17 Mayıs 2022 tarihinde Fransa’da acil biyopsi yapılıp rapor verilecekti ancak bir aksaklıktan dolayı biyopsi yapılamadı ve 17 Mayıs akşamı evime döndüğümde tutuklandım. 18 Mayıs’ta hapishanenin sağlık birimi biyopsi yapılması gerektiğini bilgisayarlarına kaydetti. 7 Eylül 2023 tam 16 ay sonra biyopsi oldum ve kanser tespit edildi. Tutuklanırken yanıma aldığım ilaçlarım vardı. Bunlardan birisi “Akıntılı, Kaşıntılı Hemoroid kremi” idi. Hapishane kuralları gereği tüm ilaçlarıma el konuldu ve “Biz sana hemen yenilerini veririz” dendi. Tam 3,5 ay sonra hemoroid kremimi alabildim hapishane doktorundan. Tam 3,5 ay boyunca geceleri uyuyamadım ağrıdan ve kaşıntıdan. Umarım bu hastalık sizin de başınıza gelir.
Gözlük kullanan birisiyim. Gözlüğüm kırıldı bakın burada belli oluyor. 30 saniyelik bir göz muayenesi olabilmek için defalarca dilekçe verdim ve sonuç şu bir duruşma iptal edilerek tam 4,5 ay sonra göz doktoruna gidebildim.
Bir başka örnek: Hapishanede güvenlik çok önemlidir. 7 Eylül 2023 günü biyopsi için hasta haneye gittiğimde Biyopsi operasyonu yapıldı. Narkozdan uyandım. Birlikte gittiğim memurun mesai saati bitti. Hapishaneyi aradı ve başka bir memur geldi. Dinlenip hazırlandım ve oda bana yardım etti. Onun yardımıyla hapishaneye geri döndük. 4. Birimde güvenlik kuralıdır. Girişte tüm elbiselerini çıkartır değiştirir daha önce çıkarken hapishane memurlarına bıraktığın elbiselerini giyer ve giriş yaparsın. Üstündeki elbiseler kontrol edilir ve sonra sana verilir.
Üzerimde bir şort ve Tişört vardı. Özür dilerim şortum biyopsiden kaynaklı kanlıydı. ve narkozun etkileri geçtiği için ağrılarımda artmıştı. Yorgunum ve görevli bana bakıyor bekliyor. Ayakkabılarını çıkar diyor. Elektronik aletle baksa içeri girebileceğim. Ancak yapmıyor. Ama zaman zaman elektronik aletle bakıyorlar ve hızla içeride girebiliyoruz bunu yaptıklarını biliyorum. Fakat o gün yapmadılar. Ne oldu biliyor musunuz? Benimle dışarıdan gelen o görevli hasta hanede yanımda duran araçta yanımda duran o görevli elbiselerimi ağrıdan kıvranarak çıkartırken hiç yardım etmedi ve kontrolü sadece kanlı şortumu alıp avuçlarıyla sıkıp bırakıp kontrol bitti diyerek beni içeri aldı… İşte bundan dolayı işleyiş sorunudur. Bir sistem sorunudur.”…
MAHKEME HEYETİ KAÇMA ŞÜPHESİNİ ORTADAN KALDIRACAK BİR YÖNTEM DÜŞÜNMÜYOR!
TÜRKİYE FAŞİZMİNİN CÜBBELİ CELLATLARINDAN FARKINIZ YOK!
“Mahkeme heyeti “Kaçma Şüphemizi ortadan kaldıracak herhangi bir önlem düşünmüyor tam tersine tümden reddediyor. Yıllarca bizi takip edip izleyebiliyorsunuz, operasyon yapıp tutuklamak için tüm olanakları kullanıyor ve seferber ediyorsunuz, bizleri yargılamak için yüzbinlerce sayfa bilgiyi bastırıyor ve beceriksizde olsa Türkçeye çevirtiyorsunuz ve incelettiriyorsunuz ama bir tutuklunun üstelik hasta bir tutuklunun belli bir süre tedavisini olabilmesi için yapmış olduğu tutuksuz yargılanma hakkını ve dahası gerekli koşulları ayarlayamıyorsunuz! Türkiye Faşizminin Cübbeli Cellatlarından farkınız yok! Var mı? Ne diyebilirsiniz?
Şaşkın, tutarsız ve bir o daldan bir bu dala atlayan bir karar yazmışsınız.
Aylarca yüz yüzeyiz bu salonda bu atmosferi ortaklaşa yaşadık. Ne yazık ki karşınıza korkunç tehlikeli insanlar çıkmadı. Öyle olmuş olsaydı bu kararı ve binlercesini çok daha rahat yazardınız.
NE KADAR İNİSİYATİFSİZ BİR MAHKEME HEYETİ OLDUĞUNUZ ORTADA!
” Sizi bunca zaman gereksiz yere meşgul etmişiz. Bu mahkemenin gerek nedenini gözler önüne serdiniz siz. Bizi Alman Halkı adına ve dahası Alman halkına rağmen yargılıyorsunuz. Yargılıyorsunuz ama nasıl? Savcının gözlerinin içine baka baka “Aman bir yanlış yapmayalım” diyerek tüm dilekçelerimizi, taleplerimizi sessiz sedasız dikkatle ve sürekli olarak reddettiniz.
Duruşmaların başından bu yana veya ara ara tekrar ettiğiniz hafif-ağır cezaları verip bu mahkemeyi bir an önce bitirmek istiyorsunuz. Benim bu karardan sonra mahkeme heyetine saygı duymam için hiç bir nedenim kalmamıştır.
19 ARALIK 2023 TARİHİNDEN İTİBAREN AÇLIK GREVİNE BAŞLADIM!
Sağlık hakkım için mücadele etmeye devam edeceğim!
Nefesim yettiği sürece sanatımla ilgilenmeye devam edeceğim!
Tarih zaten sizi kaydediyor. Anadolu halkları gibi halklar sizi unutmayacaktır.
Sizin bu ret kararınızdan ve en temel hakkım olan tedavi hakkımı kullanabilmek için 19 Aralık 2023 tarihinden itibaren açlık grevine başladım ve kararınızı protesto ediyorum.” dedi.
NAZİ GENERALLERİDE SON ANLARINA KADAR SİZİN GİBİ NAZİK GÖRÜNÜYORLARDI!
“Belki biliyorsunuz bir çok üst düzey Nazi Generali son anlarına kadar sizin gibi insani, bilgili görünüyordu. Ne yaptılarsa onlar kazanamadı. Sosyalistler, sosyalist halklar kazandı. Adaletsiz bir dünyadayız. Gerçekten insancılmış gibi görünüyor. Karanlık bir dünyadayız belki bedelleri çok daha ağır olacak ama yine biz devrimciler, halklar kazanacak.”
BİZ KAZANACAĞIZ!
“Bizler umudu temsil ediyoruz! Buna inanıyorum.
Biz Halkız
Haklıyız
Kazanacağız!
Buna inancım var.” diyerek Grup Yorum Emekçisi İhsan Cibelik konuşmasını ve açıklamasını bitirdi.
ÇARESİZ KALAN BAHLER SORUMLULUĞU ÜZERİNDEN ATMAYA ÇALIŞIYOR!
Mahkeme heyeti başkanı Bahler İhsan Cibelik’in açıklaması ardından çaresizce:
” Mahkeme size ameliyat hakkını yasaklamadı sadece dışarıda ameliyat, hapishanede olabilirmi hapishane tarafından düzenlenebilinirmi düzenlenemezmi bunu öğrenmek istedik. Biz ameliyatı engellemiyoruz. Tam tersine destekliyoruz. Ama hapishane tarafından düzenlenecek bizim elimizde olan bir şey değil. Red kararı için zaten itiraz ettiniz. Buna artık biz değil BGH (Federal Savcılık) karar verecek. BGH ne derse biz ona göre davranacağız. Biz itirazınızı onlara bugün veya yarın ileteceğiz. ve artık Federal Savcılık buna bakacak.” dedi.
İHSAN CİBELİK’İN AVUKATI SCHİMİTZ SÖZ ALDI
Avukat Schimitz ” Ameliyat talebi üzerinden 3 ay geçti. Siz buna yeni cevap verdiniz. Bunun üzerindende tutuksuz yargılanma devam edebilir. Ayrıca bizim yaptığımız öneriler ciddiye alınsaydı ve değerlendirilseydi İhsan Cibelik şu ana kadar ameliyat edilmişti ve iyileşmişti. Ayrıca İhsan Cibelik için diğer doktorlardan aldığımız raporlar ve bilgilere göre İhsan Cibelik ameliyat olmalıdır.” dedi.
Mahkeme heyeti İhsan Cibelik’in avukatının konuşmasından sonra duruşmaya 20 dakika ara verdi.
Verilen aranın ardından Özgür Tutsak Özgül EMRE kısa bir açıklama yaparak:
” 19-22 Aralık, Roboski ve Maraş katliamlarında şehit düşenleri anmak için herkesi 1 dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum.” dedi ve ardından “Güneşe Akın” şiirini okudu.
“AKIN VAR, AKIN,
GÜNEŞE AKIN,
GÜNEŞİ ZAPTEDECEĞİZ,
GÜNEŞİN ZAPTI YAKIN!”
ARADIN ARDINDAN ÖZGÜL EMRE 19-22 ARALIK ŞEHİTLERİNİ ANDI
Ve ara verildi.
Verilen 20 dakikalık aranın ardından Özgür Tutsak Devrimci Gazeteci Özgül Emre açıklama yaptı. Yaptığı açıklamada:
“Dava ortağım Grup Yorum emekçisi İhsan Cibelik’in sağlık hakkının ihlal ettiği ve tedavi hakkı var” diyerek İhsan Cibelik’in biyopsisinin 16 ay sonra gerçekleştirildiğine vurgu yaparak;
” Bizleri burada 19 aydır hangi delillerle neden tutuklandığımızı sormak istiyorum. Delil olarak sunduğunuz dijital delillerin davada kullanılıyor ancak bu dijital delillerin nerede, ne zaman?, nasıl alındığı ve toplandığının tespit edilemiyor. 19 aydır ağır tutsaklık koşullarında yargılandığımız yetmiyor, İhsan Cibelik’in sağlık hakkı gasp ediliyor…
…Sevgili İhsan Cibelik’in 16 ay sonra her şeye rağmen biyopsi yapıldı. Ancak kanser olduğu tespit edilmesine rağmen kanserli hücrelerin vücudunun başka yerlerinde olup olmadığını gösteren PT-C yapılmadığını belirtmek istiyorum. Yani kanser başka bir yere yayılmış mı yayılmamış mı herhangi bilimsel bir bilgi yoktur…
… Mahkeme heyetinin tüm bunlar karşısında aldığı bu kararı anlayabilmem mümkün değildir. Bu karar 2+2=5 demek kadar bilim ve insanlık dışıdır.
… Bu karar alınırken tarafsızlığına gölge düşüren mahkeme heyeti bu kararı yine iddia makamının akıl dışı değerlendirmelerini baz alarak yapıyor. İddia makamı savcı ne yapıyor? “İhsan Cibelik gayet iyi görünüyor” diyerek tıbbi olmayan 10-15 metre uzaktan gözleriyle kanser hastası birisinin değerlendirmesini yapıyor…
…Cibelik kanserle hastalıkla mücadele ederken dahi suçlanıyor. Mahkeme heyeti ve İddia makamı tarafından “Amacı tedavi olmak değil kaçmak.” deniliyor. Ve bu yine iddia makamının hukuk dışı bilim dışı yöntemleriyle açıklıyorsunuz…
BİZ SOSYALİSTİZ, KOMÜNİSTİZ!
Özgül Emre Açıklamasının devamında:
” Biz Sosyalistiz Komünistiz, iddia makamının düşündüğü gibi azılı katiller değiliz. 52 Milyon insanı katleden Neo-Nazilerden değiliz. Biz yine iddia makamının el sıkıştığı, El-Kaide, Taliban veya yine yardım ettiğiniz DAİŞ ‘lilerden değiliz. Biz El-Kaide, DAİŞ ‘lilere karşı her türlü mücadele eden anti-faşist, anti-emperyalistleriz.
Biz faşizmi yenerek dünya halklarına barışı, emeği insanlığa kazandırmış Sosyalistleriz!
Bunun onuru, gururu ve gücüne sahibiz!
Bugünde faşizme karşı boyun eğmeyeceğiz.
Hatırlatmak isterim yakın tarihi daha dünü; Bizleri gülerek katleden NSU örgütünün başı Beathe Chape’yi prensesler gibi tutsaklık koşulları hazırlayanlar, cezasını indirebilmek için az uğraşmadılar. Aklı dengesi yerinde değil raporları, alkol sorunları var diyerek taaa nerelerden psikologlar getirilme dimi? cezasını indirebilmek için?
BİZ SİZİN FAŞİSTLERİNİZE BENZEMEYİZ YALAN DOLANLARLA İŞİMİZ OLMAZ!
… “Biz sizin faşistlerinize benzemeyiz, yalan dolanlarla işimiz olmaz. Ne dediysek yapacak ve yaptığımızı savunacak güce sahibiz
Biz Marks’ın Komünist Manifesto ‘da dediği gibi ” Biz düşüncelerimizi korkmadan savunacak ve söyleyecek güce sahibiz…”
Biz bu cüretimizi tarihsel ve siyasal haklılığımızdan alıyoruz. Tarihimiz ortadadır. Dünya halkları tanığımızdır…”
AVUKATLARIMIZA BASKI YAPMAKTAN VAZGEÇİN!
…Ayrıca bir şey daha ekleme yapmak isterim.
İddia makamı daha önceki duruşmalarda İhsan Cibelik’in prosedürlerinden kaynaklı avukatlarımızı suçlamıştı. Bunu defalarca avukatlarımız sizlere gerekli açıklamaları yaparak karşı çıktılar. Bugün avukatlarımız üzerinden bize baskı yapılmaya devam ediliyor. Şunu belirtmek istiyorum bize avukatlarımız üzerinden baskı yapmaktan vazgeçin. İddia makamı 3 maymunu oynamamalı.
Avukatlarımızla her görüşmemiz BKA polislerince notlar alınıp iletiliyor iddia makamına. Bunu suç bulabilmek için yaptığınızı biliyoruz. Bunun için zorlanıyorsunuz bunu görüyoruz. Bu tavrınız ve yaptığınızın “Asmayıp ta besleyelim mi?” diyen Türkiyeli Faşist cuntadan çokta farklı bir uygulama değildir!
İddia makamının mahkemelerde olan tavrı göz önünde bulundurulmalıdır. Tabi artık ne düşünüldü bilemem tıpkı iddia makamının bilim dışı kanser okuma tekniği gibi…” diyerek açıklamasını bitirdi.
MAHKEME AVUKATLARIN AÇIKLAMALARIYLA BİRLİKTE DEVAM EDİYOR!
Devrimci Gazeteci Özgül Emre’nin avukatı Yener Sözen söz hakkı alarak bu konuda açıklamak istedikleri olduğunu belirtti.
Ardından Avukat Yener Sözen Mahkeme heyetinin gerek mahkemede gerekse mahkeme dışında savcılığın suçlamaları ve mahkemede savcılığın karşısında hiçbir inisiyatifi yoktur diyerek mahkeme heyetinin ne kadar inisiyatifsiz olduğunu anlattı. Ardından dışarıda süren açlık grevi direnişine değinerek dışarıda süresiz açlık grevi sürdürenler için bir heyet oluşturulduğunu ve adalet bakanlığından Adalet bakanı Marco Buschmann’dan randevu talep edildiğini belirterek İhsan Cibelik ile ilgili hangi karar Federal Almanya Cumhuriyetinin çıkarı etki yapacaktır?
Federal Almanya’nın hangi çıkarı bugün süresiz açlık grevi direnişindekilerin hayatından daha önemlidir? Ölümleriyle nasıl bir çıkar sağlayacaktır Federal Almanya Cumhuriyeti? Bugün Avrupa’nın her yerinde açık grevinde olanlar var. Burada salondaki tüm insanlar dışarıda süren bu açlık grevi ile ilgili destek olmak için bugün açlık grevindeler. Federal Almanya Cumhuriyeti bunun sorumluluğunu nasıl alacak?
Savcılık ısrarla İhsan Cibelik’in dışarıda tedavi olmasını istemiyor neden bu fikre gelmiyor? Siz neden ısrarla susuyorsunuz? Buradaki ve Avrupa’nın birçok yerindeki insanların korkusu Eda’nın Ölmesi bunun karşısında susmamalısınız… dedi.
BAHLER: İŞ BİRLİĞİ TEKLİFİMİZİ DÜŞÜNÜN…
Avukat Yener Sözen ardından söz alan Mahkeme heyeti başkanı Bahler “Size yaptığımız iş birliği teklifini düşünün” diyebildi sadece.
Ardından Serkan Küpeli’nin avukatı Roland Meister söz aldı.
SİZ ELLERİNİZİ SORUMLULUĞUNUZU BAŞKALARINA YÜKLEYEREK KAÇAMAZSINIZ!
Avukat Roland Meister: Prostat Kanseri ile ilgili çeşitli istatistikler var. İsveç’ten bir istatistikte şöyle diyor: Prostat kanseri sadece belirli bir sürede iyileştirile bilinir. Bu sürede olunursa iyileşir. Sadece metaztas yapmamışsa ve tabi kişinin yaş faktörü de buna bir etken…”dedi.
Roland Meister sonrasında ise Düseldorf Mahkemelerinde yargılanan DAİŞ’lilerin davalarından ve tutuksuz yargılama kararlarından ve cezalardan bahsederek yani mahkeme heyetide bunu biliyor en kötü noktası ise SİZ ELLERİNİZİ SORUMLULUĞUNUZU BAŞKALARINA YÜKLEYEREK YIKAYAMAZSINIZ! dedi.
Bu söyleme sinirlenen Mahkeme heyeti başkanı Richter Bahler araya girerek Avukatı “Biraz Yavaş olun” dedi.
Roland Meister devam ederek: ” Almanya’nın mahkemesinde demokratik hak ve özgürlüklerin bu kadar baskı altına alınması kabul edilebilir bir şey değil…” devamında:
” 7 Eylül’de biyopsi yapıldı. Hiçbir ameliyat tarihi randevusu olmadı. En geç 3 ay içinde ameliyat gerçekleştirilmeliydi. Sizin kansere bakışınız İddia makamı ve Adalet bakanı ile aynı… Dedi. Iyice sinirlenen Mahkeme heyeti başkanı Bahler Avukat Roland Meister’in mikrofonunu kapatarak müdahale etti.
MAHKEME HEYETİ VE SAVCILIK AVUKATLARIN AÇIKLAMALARI KARŞISINDA ÇARESİZ KALDI!
Mahkeme heyeti başkanı Bahler savcılara dönerek ek yapıp yapmak istemediklerini sordu. Savcılık makamı herhangi bir açıklama yapmayacaklarını belirterek “Biz Alman devletini temsil etmiyoruz hiçbir siyasi partiyi de temsil etmiyoruz biz yargı makamıyız hukuk makamıyız her şeyde açıklama yapmak zorunda değiliz” diyerek tavrını ortaya koydu.
Sonrasında Anna Busl ise söz alarak mahkeme heyetine son açıklamayı yaptı.
Durumu ve mahkeme boyunca tutsakların konuşmalarını hazmedemeyen Mahkeme heyeti başkanı Bahler ” O zaman yeni yılda görüşürüz.” diyerek apar topar salondan ayrıldı. Savcıda salonu hızla terk ederek salondan ayrıldı.
Dışarıda ise süresiz açlık grevi direnişçileri açıklamalar yaparak mahkemeyi değerlendirdiler.
Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın Komitesi
