Home açıklamalarAli Osman Köse’ye Özgürlük Komitesi: Ali Osman Köse ve Tüm Siyasi Tutsaklara Özgürlük

Ali Osman Köse’ye Özgürlük Komitesi: Ali Osman Köse ve Tüm Siyasi Tutsaklara Özgürlük

by halkinkutuphanesi
0 comments

Sessiz İmha politikalarına izin vermeyelim

Türkiye’de veya farklı bir ülkede…

Uzun süreli tutsaklıklar, uzun süreli tecrit politikaları ve bunların yarattıkları tahribatlar, sağlık sorunları…

Siyasi tutsakları teslim almak için bilinçli bir politika. 

 

Mumia Abu Jamal 40 yıldır ABD’de tutsak

George İbrahim Abdallah 37 yıldır Fransa’da tutsak

Ali Osman Köse 37 yıldır Türkiye’de tutsak. 

Bunlar hepsi sessiz imha politikalarının uygulamaları. 

 

Dünyanın bir çok yerinde olduğu gibi, hasta tutsaklar Türkiye’deki haklar, özgürlükler ve demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası. 

Siyasi iktidar düşman olarak gördüğü siyasi tutsakları gözlerden ırak, tecrit koşullarında, zamana yayarak, yavaş yavaş öldürmek istiyor. 

Tecrit ve sağlıksız tutsaklık koşulları insanları ağır hasta ediyor. 

Siyasi iktidar hasta ettiği tutsakların tedavilerini engelleyerek, öldürmek istiyor.

Bu politikayı bizler, dışardakiler sahiplenmeyle, dayanışmayla bozabiliriz.

Haklar ve Özgürlükler mücadelesinde 1 kişinin kazanımından peşinden gelenler de yararlanır. 

Hasta tutsak Ali Osman Köse’nin hak kazanımından diğer hasta tutsaklarda yararlanacaklardır. 

 

Şu anda 65 yaşında olan Ali Osman Köse 37 yıldır tutsak. Türkiye faşizm ile yönetilen bir ülke. En ufak demokrasi mücadelesinin dahi sonucu tutsaklık ile sonuçlanıyor. Bu geçmişde de böyleydi bugünde bu şekilde devam ediyor. Ali Osman Köse’de demokrasi ve bağımsızlık mücadelesi verdiği için tutsak düşmüş bir devrimcidir. 

Ancak bu onun “suçlu” olduğu anlamına gelmiyor. 

 

Bunun 21 yılını F Tipi hapishanesi diye adlandırılan tecrit koşularında geçirdi. 

Tutuklandığında ağır işkenceler gördü. 

19 Aralık 2000 tarihinde 20 hapishaneye eş zamanlı yapılan hapishane katliam operasyonundan sağ çıkanlardan. 

Tutsaklığı hep zor koşularda gerçekleşmiştir. 

Türkiye devleti onun iradesini kıramamış. 

Devrimci inancını yok edememiş. 

Ama ne yazık ki, fiziken çok hasta bir insan haline getirmiştir. 

Ali Osman Köse’nin birçok yaşam riski oluşturan ciddi rahatsızlıkları var. 

Bunların arasında damar tıkanlığı ve yüksek tansiyon bir kaç tanesi. 

Ali Osman Köse şu anda fiziken hayatını kendi başına idame ettirebilecek durumda değil. 

Kendi başına yürümiyor, kendi ihtiyaçlarını gideremiyor, aşırı unutkan ve aslında derhal tahliye edilmeli. 

Ancak ATK (Adli Tıp Kurumu) ona “hapishanede kalabilir” raporu verdi. 

Üstelik muayanede 2 doktor katılır, 1 birisi hiç bakmaz, biriside yarım yamalak bakıp, 10 doktorun imzasıyla. 

Üstelik raporda sol böbreğindeki kanserden hiç söz etmeden. 

Oysa bağımsız hekimlerin beyanlarına göre, sol böbreğinde bulunan 9 cm’lik bir tümor 2-4 yıl arasında gelişebilir ve GÖRÜLMEMESİ MÜMKÜN DEĞİL. 

Siyasi iktidarın “sessiz imha” politikası Ali Osman Köse üzerinden kanser hastalığını silah olarak kullanarak gerçekleşecekti. 

Ali Osman Köse’nin sol böbreğinde 9 cm’lik bir tümor vardı, doktorların “bunun hayati risk teşkil ettiğini” raporladılar. 

Acilen ameliyat olması gerektiğini belirttiler. Ancak Mart ayında artık teşhisini daha fazla erteleyemedikleri ve acilen ameliyat olması gerektiği kanser hastalığını, Mayıs’ın sonunda ameliyat ettiler. 

Kanserin iyice yayılması için beklediler. 

Avukatlar bunun önüne geçmek için Nisan ayında Ali Osman Köse’nin tahliye olması için, Anayasa Mahkemesine başvurdular. 

Ancak AYM’de kanserden ölmesini beklediler. Nisan ayındaki başvuru için ancak şimdi, 20 Haziran’da karar verdiler. 

Ali Osman Köse’nin tahliyesine red kararı verdiler. 

Anayasa mahkemesi Türkiye’de en üst düzede mahkeme. 

Verdiği karara itiraz etme olanağı yoktur. 

Böylece Türkiye’de artık Ali Osman Köse’nin tahliyesi ile ilgili artık hukuki yollar tamamen kapanmıştır. 

Hukuki yollardan dava AİHM’e gidecektir. 

 

Anayasa Mahkemesi tamamen iktidarın belirlediği hakimlerden oluşuyor. 

Anayasa Mahkemesinin bağımsız olduğunu AKP’den öncede söylemek mümkün değildi. 

Ama en azından aldıkları kararları birazda olsa, yasalara uydurmak istiyorlardı. 

Ancak şu anda artık buna bile gerek duymuyorlar. Kararları tamamen iktidarın çıkarları doğrultusunda çıkartıyorlar. 

Bağımsız yargıdan söz etmek mümkün değil. 

Hatırlatmak isteriz: Aynı Anayasa Mahkemesi, Ebru Timtik’in tahliye talebi içinde, 11 Ağustos 2020 tarihinde “ölüm riski yok” diyerek reddetmişti. 

Ebru Timtik 27 Ağustos 2020 tarihinde şehit düştü. 

 

Ali Osman Köse’yi 4 kurumun işbirliği ile öldürmek istediler: 

1-) ATK (Adli Tıp Kurumu): Doğru düzgün muayane etmeden hapishanede kalabilir raporu verirken. 

2-) Hapishane hastahaneye sevk etmeyerek, yıllarca kanserle yaşamaya mahkum etti.

3-) Hastahanede ameliyatını erteleyerek öldürmeye çalıştı. 

4-) Bunların hepsinin ana sorumlusu, hepsine talimatını veren ise Adalet Bakanlığı, AKP faşizmi. 

 

Hastaneler, hapishane idareleri, Adli Tip Kurumu, infaz hakimlikleri, Anayasa Mahkemesi hasta tutsakların tecrit hücrelerinde sessiz ölümlerinin altına imza atıyorlar. Hapishaneler sağlıklı tedavi olunabilecek yerler değildir. 

Tecrit, hastalığı üreten, büyüten temel nedendir. 

Hasta tutsakları hastalık değil, TECRİT ÖLDÜRÜYOR. 

Hasta tutsaklara yöneltilen intikam-imha politikaları öldürüyor. 

 

Hasta Tutsaklara Özgürlük

Ali Osman Köse’ye özgürlük

 

Ali Osman Köse Özgürlük Komitesi

freealiosmankose.wordpress.com

anadolunewsblog@gmail.com

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode