AEC’nin de içinde olduğu “Adalet Komitesi Courage isimli kadın örgütünün düzenlediği etkinliğe katıldı.
Courage ve farklı kadın örgütlerinin 01 Kasım 2024- 03 Kasım 2024’da 13.’sü düzenlediği “Frauenpolitischer Ratschlag” diye adlandırılan etkinliğe “Adalet komitesi” olarak katıldık.
Etkinliğe tahminen 200-250 kişi katılmıştır. İki yılda bir düzenlenen etkinlikte stand kurduk. Politik stand, siyasi tutsaklara atfedilmişti. Siyasi tutsaklara mektup yazmak için teşvikte bulunuldu.
Masada kart postallar ve şu tutsakların adresi yazıldı: Ayten Öztürk Özgül Emre, Serkan Küpeli, İhsan Cibelik, Sevcan ve Seher Adıgüzel.
Stand’a gelen insanlara yüzlerce 129 bildirisi verilmiştir, şu anda görülen Düsseldorf Yüksek Mahkemesindeki dava anlatılmış ve davaya izleyici olarak gelmeleri için çağrılmıştır.
02 Kasım Cumartesi günü yürüyüş düzenlendi.
Yürüyüşte bize kısa bir konuşma hakkı verildi. Biz konuşmamızda Düsseldorf’daki davaya değindik.
Ayrıca Alman dostlarımız ile 5 tane dayanışma videosu çektik.
Yürüyüş sonrası Kassel Üniversitesinin binasında düzenlenen etkinlikte çeşitli konuları içeren forumlar vardı.
İki bölümden ibaret olan ve bizim de katıldığımız Forum’un başlığı “Savaş, barış ve faşizm” idi.
Birinci bölümde savaş ve barış tartışıldı. 1,5 saat süren tartışmada, emperyalizm olduğu müddetçe, savaşların olacağı noktasında mutabık olundu. İkinci bölüm olan “faşizm”‘de iki tanıtım vardı ve tartışmalar devam etti.
Bir tanıtım Japonya’daki “komfor kadınlarını” anlattılar.
Bunlar Kore, Japonya ve Tayvan’dan gelen kadınların ikinci paylaşım savaşı sırasında, Japonya’daki askerler için fuhuşa zorlandı. Tahmine göre 200 bin fuhuşa zorlanan, “tecavüz” edilen kadınlar vardı.
Bunların sadece 30{0cfcfdaaeb836b9be45c3e5bbceb97dd1c327f135f94a6806aeb8b7da3bed769}’u hayatta kalmayı başardı. Çünkü çoğunluğu şiddet, hastalık, açlık gibi sebeplerle öldü.
Koreli konuşmacı Japonya’nın bu gerçeği kabul etmesini ve unutulmaması gerektiğini vurguladı.
Bu olay Japonya’da halan tabu olan bir konuymuş.
Diğerinde biz Ayten Öztürk’ün kitabını tanıttık ve olayını anlattık.
10 dakika süren tanıtımda, Ayten Öztürk’ün kitabında yaşadığı ağır işkenceleri de anlattığını, ama bu kitabın asıl olarak bir “direniş kitabı” olduğunu belirttik. Ayten Öztürk kendisi “direnen bir kadın” olarak kadınlara güzel bir örnek olduğunu anlattık. Ayten’in bedeninde 898 yara izi olduğunu aktardığımızda, bulunan seyirciler çok derinden etkilendiler.
Faşizmin Ayten’e neden 2 kere ağırlaştırılmış müebbet verdiğini ve bunun ona halen yetmediğini, gene yeni dava açıldığını aktardık. Bir dahaki duruşmanın 15 Ocak’da olduğunu ve kendisini desteklemek için kart veya mektup yazma çağrısında bulunduk.
Sunumu dinleyen dinleyiciler Aytan Öztürk’ün başına gelenlerden ve onun direngenliğinden derinden etkilendiler. Özellikle bedenindeki “898” yarının olayı beyinlerinde canlandırmaları için çok çarpıcı bir faktör olduğunu belirttiler.
Etkinlik genel olarak kalabalık ve canlı geçti.


















