7
27 Mayıs 2017 Cumartesi gecesi Dayev’de Türkü Gecesi yapıldı. Türkü gecesi Kemal Gün babamızın zaferini, Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve Yusuf Taş’ın direnişini selamlamak için birlikte direniş türküleri çağrısıyla yapıldı. Almanya’da az bulunur sıcaklıkta bir gün yaşandığı için akşam düşünülenden biraz geç başladı. İnsanlar gelmeye başladığında birlikte yemekler yendi önce. Yemeğin ardından programa geçildi. Öncelikle artık bir mezara kavuşan 11’lerimizin şehitliği şahsında tüm devrim şehitleri için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Ardından kısa bir metin okundu. “Dersim Seyit Rıza Parkında tam 90 gün açlık grevi yapan Kemal Gün Zaferi kazandı. Tam 90 gün aç kaldı… her gün o meydanda oturdu diye “kabahatler kanunu”nca ceza yazıldı Kemal Gün’e. Yeri geldi yalnız kaldı. AKP oğlunu katletti, yetmedi yaktı her biri 10 santimetreyi geçmeyen parçalara ayırdı üstüne parçalarına ayrılmış kemikleri bile kaybetmek istedi. Dile bile, kolay gelmiyor. Ama Kemal Gün babamız evladının cesedini ısrarla istemekten vazgeçmedi. Bir mezarı olsun başında dua edebilsin istedi…
Artık 11’lerimiz bir mezara kavuştu. Başlarına gidip yumruklarımızı sıkacak bir mezarları var. Kemikleri, külleri,kanları birbirine karıştı, mezarda da birlikte yatacaklar. Tıpkı yaşarken sırt sırta verip silah çattıkları gibi. Bunun için Kemal Gün babamıza binlerce teşekkürler, o emekçi, direngen, zafer yaratan ellerinden öpüyoruz.
Biz, bir babaya evladının yakılmış, kül edilmiş kemiklerinin teslim ederken sevindirecek kadar zulüm uygulayan bu düzenin yaptıklarını unutmayacağız. Halk olarak bu zülmü yapanları affetmeyeceğiz. Çünkü, zalimin zulmü varsa halkında adaleti olduğunu en iyi bilenlerdeniz.
Kemal Gün babanın direnişinin ve zaferinin bize öğrettiklerini çok iyi kavramak gerektiğine inanıyoruz. Kemal baba OHAL’de, en karanlık zamanlarda bile direnilerek zafer kazanılacağını öğretti. Direnmekten, mücadele etmekten, bedelleri göze almaktan başka bir çözüm yolu olmadığını öğretti. Gün gün, dakika dakika anlattı, bunun tarihini yazdı. Zulüm ne kadar koyuysa o denli dik ve kararlı olmaktan başka bir yolun olmadığının pratiğini sergiledi. En basit en insani talebimizin bile bedel ödemeden, direnmeden elde edilemeyeceğini kafalarımıza bir kez daha kazıdı. Halk olarak bu direnişten daha çok şey öğreneceğiz. Hepsini burada tek tek anlatmayacağız ama daha çok tartışacak, daha çok dersler çıkaracağız. Koca koca örgütlerin, Demokratik Kitle örgütlerinin, Sendikaların yapamadığını bir baba çıktı yaptı, geri adım atmadı ve kazandı. Denklem işte bu kadar basittir. Kemal Gün, gerçek evlat sevgisinin, gerçek babalığın tarihini de yazdı. Biz bundan böyle bir baba örneği vermek istersek “Kemal Baba gibi olsun” diyeceğiz. Babalarımızın KEMAL BABA gibi olmasını isteyeceğiz. Tıpkı Nuriye Gülmen gibi akademisyen, Semih Özakça gibi öğretmen isteyeceğimiz gibi. KEMAL GÜN babamızın zaferini kutlarken, NURİYE GÜLMEN, SEMİH ÖZAKÇA ve YUSUF TAŞ içinde Kemal babanın öğrettiği yoldan gitmemiz gerektiğini tartışmasız görüyoruz. Ve herkesi Nuriye, Semih ve Yusuf Taş’ın haklı taleplerinin karşılanması, haksız tutukluluklarına son verilmesi için onlara sahip çıkmaya, mücadeleyi büyütmeye davet ediyoruz.” denilen konuşmanın ardından öncelikle 11 şehit gerilla için Munzur türküleri söylendi. Ardından Nuriye Gülmen’in hapishaneye girdiğinin ikinci günü gönderdiği mektup okundu ve onun için “Kütahya’nın Pınarları” türküsü söylendi. Türkü aralarında Adnan Yücel’in “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” şiiri okundu. Arada Yusuf Taş’ın son durumu hakkında bilgilendirme yapıldı. Yusuf Taş Almanya hapishanelerinin birinde bulunan bir özgür tutsak. Açlık grevinin 60. gününe ve kritik bir aşamaya girdi. Açlık grevi yapma nedeni ise anadilinde yani Türkçe konuşma ve yazışma hakkının verilmesi. Yani demokrasinin beşiği olduğunu iddia eden Almanya’da devrimci bir tutsak en temel hakkı olan anadilinde konuşma hakkı için açlık grevi yapıyor. Alman emperyalizminin demokrasi anlayışı Türkiye faşizminden pek farklı değil. Bunun içinde dünyanın neresinde olunursa olunsun bir hakkı kazanmanın tek yöntemi direnmektir. Kemal amca’nında Nuriyelerin direniş’ininde anlattığı budur. Onun içinde direnenleri sahiplenmek, desteklemek gerektiği bir kez daha vurgulandı, 28 Mayıs 2017 Pazar günü Köln Dom kilisesi önünde yapılacak olan mitinge çağrı yapıldı. Gece şiirler, türküler ve halaylarla devam etti. Türkü gecesine 30 kişi katıldı.







