7
Mahkeme izlenimlerini aktarmaya devam ediyoruz.
Av. Yılmaz, “Bizim de bazı tanıklarımız var. Bunlardan biri CHP vekili Ali Haydar Hakverdi. Nuriye 9 Kasımda işi için eyleme geçmeden Hakverdi ile görüşüyor, bilgi alışverişinde bulunuyor. Vekil bilgi sahibidir. Dinlenmesi gerekmektedir, talep ediyoruz…
Av. Mehmet Refik Atalay, Nuriye 31.08.2012’de tahliye oluyor. Nuriye’nin tahliyesi ile Bursa ACM tarafından Eskişehir’i terk etmemesine ilişkin adli kontrol uygulanıyor. Nuriye Gülmen’in bu adli kontrolü deldiğine ilişkin tutanak yok. Berk Ercan kendini kurtarmak için kurgu yapıyor…
Yılmaz: Yine koridorda ve kısa süreli olarak görüş yaptırıldı. Ayrıca cumartesi ve pazar da görüşmek istedik ama savcı tarafından reddedildi, hem de hükümlüler için geçerli olan yasa dayanak gösterilerek.
Tanıklar dinleniyor,
Ali Haydar Hakverdi, “Olayların tamamı hakkında fikrim var. 15 Temmuz’dan sonra çok ciddi sayıda idari tasarrufla ihraç olunca birçok mağdur yaratıldı. CHP olarak bu konuda bir komisyon kurduk.”
“Acun ve Nuriye İki öğretmenimiz rahatlıkla meclise girdi ve dertlerini anlattılar. Komisyona başvurduklarını ve sonuç beklemediklerini, bir kamuoyu oluşturmak için eyleme başvuracaklarını söylediler.”
Sakarya Baro Başkanı Av. Kazan:
“Kanunsuz suç ve ceza olmaz! Açlık grevi suç değildir! Roma döneminden bu yana yalan söylemekten menfaat sağlayan tanıklık kabul edilemez! Bir önceki yeminli ifadesini inkar edenin tanıklığın şerefine itibar edilmez!”
Hakverdi; “Yüksel’de oturma eylemine başlayacaklarını söylediler. Oturma eylemine başlayacakları, seslerini duyuramazlarsa açlık grevine başlayacaklarını, gözaltına alınacaklarını eylem yasağı olduğunu, gözaltı sürecinde yanlarında olursak daha az hak ihlali yaşanacağını söylediler.”
Tanık Abbas Şahin:
“Berkin Elvan eylemlerine Nuriye ile katıldım. O gösterilerde ses bombası atılmadı! Demokratik bir eylem oldu! Polis müdahalesi falan olmadı!”
“Diğer tanık Fatih Solak tekin birisi değildi. Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı vardı. Berkin Elvan eylemlerine katıldım Eskişehir’de! 10 binden fazla insan katıldı. Nuriye sadece pankart tutuyordu! Demokratik eylemdi.”
“Sanıklar arkadaşımdır, Eskişehir’deyken görüşürdük. Fatih Solak’ı da kısmen tanırım. Berkin Elvan eylemlerine katıldım Nuriye ile beraber. Çoğunlukla Nuriye ile beraberdik. Gösteride ses bombası veya herhangi bir patlayıcı kullanılmadı.”
“Nuriye’yi yakından tanırım. Örgütle ilişkili bir şey olmadığını biliyorum. İkimiz de Eğitim-Senliyiz. Birçok problem yaşadık, her şeyi konuşurduk. Bu nedenle kesinlikle böyle bir şey olmadığını biliyorum.”
“Nuriye Eğitim-Sen’de açlık grevi yapmak istediğini söyledi. Sendika kabul etmedi! Eğitim Sen OHAL’de bu işlerin zor olduğunu söyledi!
Nuriye ihraç olan arkadaşlarla birlikte bir şeyler yapalım dedi. Açlık grevi olmasa bile!”
Tanık Pelin; “Nuriye açığa alınmadan önce çok fazla baskı görüyordu! Nuriye’nin şahit olduğu tüm sendikal eylemlerinde bir şeyler yapmak hakkını aramak istiyordu. Sendika Nuriye haklı olduğu için sustu. Fatih Solak’ı tanıyorum. Tekin birisi değil, uyuşturucu kullanıyor diye biliniyor!”
“Eğitim-Sen yöneticileriyle bir toplantı yapıldı, Nuriye o toplantıda sendikada açlık grevi yapmak istediğini söyledi, yöneticiler bunu reddettiler, böyle bir şey olamaz, sendikada hiç böyle bir şey yapılmadı, OHAL’de eylem örgütlemek zor dediler.”
“ Nuriye’yi tek başına eylem yapmakla suçladılar, haksız bir suçlamaydı, Nuriye hep birlikte iş yapmak istiyordu, açlık grevini dayatmadı, her türlü eyleme ilişkin birlikte yapmak istedi. YÖK önünde eylem fikri de vardı.”
Ardından duruşmaya 14.00’a kadar ara verildi. Aranın ardından devam eden duruşmada…
Avukat savunmaları yapılıyor. Avukat Ümit Büyük;
“Prometheus ateşi (bilgiyi) insanlığa verdiğinde cezalandırıldı. Nuriye ve Semih bunu başardığı için iktidar tarafından cezalandırıldı.
Avukat: Nazan Betül Vangölü Kozağaç;
“Bu tutukluluğu sonlandırmak zorunludur! İçişleri Bakanlığı’nın bu davaya müdahelesini biliyoruz!”
Avukat Kozağaçlı;
“Adalet Bakanlığı Meclis’te bu işin yargıya intikal ettiğini ifade etti! Basına bakanlığın bir yazısı yansıdı. Karar çoktan verilmiş yazıda! İçişleri bakanlığı terörist diyor! Bu minvalde örgüt mensuplarının hayatlarını kaybetmesi ifade ederek, hüküm veriyor! Adalet Bakanlığı Başsavcılığa yazı yazmış, mahkemeler karar verir demiyor, kendi hükmü vermiş!”
“Nuriye mahkemeye gelmek istiyor! Nuriye kaçmıyor, aksine zorla tutuluyor! Tanıklara cevap vermek istiyor! Avukat görüşü diye yazı yazdınız biz tuvalet kapısında Nuriye ile görüşüp savunma hazırlıyoruz!”
“OHAL komisyonu cumhuriyet Başsavcılığa yazı yazarak Nuriye ve Semih dosyasını istiyor! İstedikten sonra yazıya cevap vermiyor! Sonra 17’sinde tanık geliyor, Nuriye dinlenmeden savcı mütala veriyor onu gönderiyorlar!”
Avukat Ömer Faruk Ağaoğlu;
“Burada bir yargılama mı yapılıyor yoksa başka bir şey mi? Bakıyoruz çadır tiyatrosu mu yapılıyor, yargılama mı yapılıyor?” “Mahkeme dava dosyasını cezaevinden çıkaramamış! Mahkeme heyeti hapsedilmiş!”
Ardından sözü alan Nuriye Gülmen: “Bu hafta içinde yeni gelişme oldu! OHAL komisyonu karar vermesi bekleniyor! Görevime iade edilirsem tutuklu olmak istemiyorum!” “Etkili savunma yapabilmek, mahkemenize gelmek için tahliyemi istiyorum!”
Buradaki hekimleri hekim olarak görmüyorum! Yoğun bakımda tutulduğumda bana komposto getiriyorlardı. En son muhallebi getirdiler! Bu saygısızlıktır! Yemezsem hemşireler çöpe atacaklarını söylüyorlar! 200. günü geldiğimde muhallebi yemem ölmem demektir.”
Ardından duruşmaya tekrar ara verildi.



