7
ALMANYA’NIN DÜSSELDORF VE SCHWETZİNGEN KENTLERİNDE SÜREN OTURUM HAKKI İÇİN DİRENENLER ON BİNLERCE MAĞDURUN ÇIĞLIĞIDIR! ONLARI DESTEKLEYELİM!
ALMAN EMPERYALİZMİNİN OTURUM HAKLARI ÜZERİNDEN YÜRÜTTÜĞÜ SALDIRILARI PROTESTO EDELİM!
Siyasi ilticacıların oturum hakkı en evrensel insan haklarındandır. Bu hakkı onlara emperyalizm veya emperyalist devletler bahşetmemiştir. Bu hak, yaşam hakları, siyasal hakları veya düşünce özgürlükleri tehdit altında olanlara genelde tüm dünya halklarının, özelde Alman Halkının tanıdığı bir haktır.
Dünya halkları bu hakkı, yaşadıkları binlerce acı deneyden sonra aynı saldırılarla yüz yüze olanlar için tanımışlar ve bizzat kendi mücadeleleri ile kazanmışlardır.
Siyasi ilticacılar bunun farkındadır ve tüm minnetleri de bu halklaradır.
Ancak emperyalist devletler, bir yandan bu hakları kendi lütufları gibi göstermekte, bir yandan da istismar ve tehdit aracı olarak kullanmaktadırlar. Zaten ülkelerindeki düşünce özgürlükleri ve siyasal hakları tehdit altında olduğu için bu ülkeye sığınanların her türlü hakkını gasp etmekte, düşüncelerini terk etmelerini, yoldaşlarına ve davalarına ihanet etmelerini istemektedirler. Bu dayatmaları kabul etmeyenler üzerinde ağır baskılar kurmakta, oturumlarını iptal etmekte, geldikleri ülkelere iade etme tehdidi altında tutmakta ve hatta yargılama konusu yapıp ağır cezalara çarptırmaktadırlar. Bu yüzden onlarca devrimci gülünç iddialarla, tamamen yasal ve meşru eylemleri nedeniyle, hapishanelere atılmışlar ve tecrit altında tutulmaktadırlar.
Bu gülünç gerekçeler arasında yemek düzenlemekten yasal bir mitingde megafon taşımaya kadar her türlü suçlama iddianamelerin konusu olmuştur.
Zaten gerek mahkemelerde gerek oturumların iptal edilmesi gerekçelerinde kişinin düşüncelerini terk etmediği için bu tür yaptırımlar uygulandığı alenen söylenmekte, yazılmaktadır.
Bu nedenle bu saldırılar bütün halkların en temel haklarına yönelik saldırılardan biridir. Bugün bu hakları gasp edenler yarın bütün temel hakları da gasp etmeye yeltenebilir. Dolaysıyla bu direnişler, aynı zamanda, halkın bütün kesimlerinin demokratik haklarını savunma direnişleridir.
Direnişlerden, Schwetzingen’de Cemaat Ocak’ın direnişi 15 Ekim 2018 ‘ de başlamış olup, 19. Haftasına girmiştir ve 84 gündür sürmektedir. Düsseldorf NRW İçişleri Bakanlığı önündeki 4 devrimcinin direnişi ise 5 Kasım 2018′ de başlamıştır ve 14. haftasına girmiştir.
Düsseldorf direnişçilerinin bugün (4 Şubat 2019) Türkiye’ de Halkın Avukatlarının Açlık Grevi direnişini desteklemek için destek açlık grevine başlamaları ayrıca takdir edilmelidir.
Bizler Almanya Halk Meclisleri olarak bu direnişleri kendimizin ve tüm halkın direnişleri olarak görüyoruz. Tüm gücümüzle destekleyeceğimizi ilan ediyoruz.
SİYASİ İLTİCACILAR ÜZERİNDEKİ BASKILARA SON!
DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ TEMEL İNSAN HAKKIDIR GASP EDİLEMEZ, CEZA GEREKÇESİ YAPILAMAZ!
ON BİNLERCE MAĞDURUN OTURUM HAKLARI DERHAL GERİ VERİLMELİ, TEHDİT ALTINDAKİ İNSANLARIN SİYASİ İLTİCA HAKLARI İSTİSMAR EDİLMEMELİDİR!
DÜSSELDORF VE SCHWETZİNGEN DİRENİŞÇİLERİ ONURUMUZDUR!
04.02.2019
ALMANYA HALK MECLİSLERİ
