12
Alman emperyalizminin hapishanelerinde devrimcilere yönelik hak gaspları ve baskı uygulamaları sistemleşerek devam ediyor. Bunun son örneği Yusuf Taş üzerinde uygulanan baskı, tecrit ve yasak politikalarıdır.
Yusuf Taş, hükümlü statüsü uygulaması başladığından beri götürüldüğü Heimsheim Hapishanesi’ nde baskı, tecrit ve hak gaspları ile yüzyüze kalmıştır.
Ancak bütün devrimciler gibi Yusuf Taş’ da bunlara boyun eğmemiş, demokratik haklarını almak için bedenini açlığa yatırmıştır. 30 Mart’ tan bu yana açlık grevindedir. Bugün açlık grevinin 36. günündedir.
Buna karşın, Alman emperyalizmi ve Heimsheim’ in ırkçılığı tartışma götürmez idaresi, Yusuf Taş’ ın haklarını bir an önce vereceğine, 3 Mayıs’ da Onu iradesi dışında hastaneye kaçırarak, zorla müdahale tehdidi altında tutmaktadır.
Bizler zorla müdahalenin ne anlama geldiğini Türkiye’ deki faşist uygulamalardan iyi biliyoruz. Bu alenen bir işkencedir. En azından hafıza kaybına uğratmak demektir. Kabullenilemez. Suçtur. İnsanlık suçudur. Bu uygulamadan derhal vaz geçilmelidir. Aksi halde tarih önünde bunun hesabı ağır olur. Hiç kimsenin omzu bu yükü kaldıracak kadar güçlü olamaz.
Yusuf Taş ne istemektedir? En sıradan, en doğal, en demokratik hakları dışında ne talep etmektedir?
Hiç bir şey.
O halde bu zulüm, bu işkence tehditi nedendir?
Bugün en ileri burjuva demokrasisi olmakla öğünen Almanya’ da, bir insanın ana dilde mektup yazma, akrabaları ve arkadaşları ile ziyaret yapma, tecrit edilmeme gibi en sıradan hakları için bile 36 gündür açlık grevinde olması, nasıl bir dünya ile, nasıl bir emperyalist demokrasi anlayışı ile karşı karşıya olduğumuzu gösteren ibret verici bir örnektir.
Bu demokratlık değil, basbayağı ırkçılıktır. Faşist bir uygulamadır.
Derhal son verilmelidir.
Yusuf Taş’ın hakları teslim edilmelidir.
HALKIMIZ, ALMAN HALKI VE TÜM DÜNYANIN HALKLARI,
Irkçılığın ve faşist baskıların hüküm sürdüğü bir ülkede bunlara karşı direnmek vazgeçilmez bir hak ve görevdir.
Bu nedenle Yusuf Taş, başta Almanya ve Türkiye halkları olmak üzere dünyanın tüm halkları için direnmektedir. Onların onurunu temsil etmektedir.
Bu onura sahip çıkalım. Bu onurlu insana sahip çıkalım!
Onun direnişini destekleyelim.
Hiç bir şey yapamıyorsak, mektup yazarak moral verelim. Veya hapishane idaresine protestolar gönderelim.
Bizler Halkın Hukuk ve Yardımlaşma Merkezi olarak, hukuk ve adalet adına Yusuf Taş onurumuzdur diyoruz.
Zorla müdahale işkencesinden derhal vaz geçilmeli, Yusuf Taş’ın demokratik hakları tanınmalıdır!
HEİMSHEİM HAPİSHANESİ’ NDE IRKÇI, FAŞİST BASKILARA SON!
ZORLA MÜDAHALE İŞKENCEDİR, KABULLENİLEMEZ!
ANADİLDE MEKTUP YAZMA VE KONUŞMA HAKKI EN DOĞAL İNSAN HAKLARINDANDIR, GASPEDİLEMEZ!
KAHROLSUN EMPERYALİST BASKI POLİTİKALARI!
YAŞASIN ENTERNASYONALİST DAYANIŞMA!
05.05.2017
HALKIN HUKUK VE YARDIMLAŞMA MERKEZİ
