Home açıklamalarYunanistan’daki Anarşist Komünistlerin Hasan Ferit Gedik ile Dayanışma Mesajı

Yunanistan’daki Anarşist Komünistlerin Hasan Ferit Gedik ile Dayanışma Mesajı

by halkinkutuphanesi
0 comments
Hasan Ferit Gedik Uyuşturucu İle Mücadele Merkezi Halk Cepheli Yoldaşlara, Halka Ve Mücadeleye Aittir
31 Ağustos’ta polis İstanbul Gazi mahallesindeki Hasan Ferit Gedik uyuşturucu ile mücadele merkezine saldırdı ve Halk Cepheli 15 yoldaşı gözaltına aldı. Aralarında mahallenin tedavi gören bağımlıları da vardı ki onlar, Halk Cephesi’nin yönlendirmeleri ile sadece uyuşturucudan kurtulmuyorlar aynı zamanda devrimci mücadeleye katılan bir çizgiye kavuşuyorlar.
Merkez, adını Ekim 2013’te uyuşturucu satıcıları tarafından katledilen HASAN FERİT GEDİK’ten alıyor. Bu aynı zamanda Hasan’a saygı ve  O’nun mücadelesinin sürdürüleceğini ifade eden bir anlam taşıyor. Hasan, Halk Cephesi çizgisinde sürdürdüğü mücadelesinde uyuşturucu mafyasına karşı da mücadele etti. Bu mücadelede hedef haline getirildi ve sonunda katledildi.
Hasan’ın katledilmesi, Türkiye’deki yoksul mahallelerde verilen bu mücadele de bir kıvılcım ve  Halk Cepheli yoldaşlar ile uyuşturucu satıcıları arasındaki mücadelede de bir dönüm noktası olur. Silahlı milislerin oluşumu ve bunların uyuşturucu tacirlerine karşı verdiği kararlı mücadelede ölenler ve yaralananlar oldu. Kontra çetelerde bu mücadeleye silahla karşılık verdiler.
Ancak Halk Cephesi milisleri sadece satıcılara darbe vuran ekipler olmakla sınırlı kalmadı aynı zamanda Türkiye emekçilerinin mücadelesinde öncü bir güç rolü oynadı. Çünkü yoldaşlar bir yandan gençleri ve mahalleleri uyuşturucu mafyasına karşı savunurken aynı zamanda halk ve devrimciler arasındaki temel ilişkileri kuruyorlar. Etkileşim, iletişim ve güven.
‘’Hasan Ferit Gedik’’ halk ile bir köprü gibiydi. Adeta binlerce emekçi ailenin yaşadığı en önemli soruna karşı direkt bir cevap gibiydi. Bağımlılıktan kurtarma çalışmaları ile beraber, yoldaşlar sadece hayat kurtarmakla kalmıyor aynı zamanda onları  ve ailelerini, arkadaşlarını da devrimci bir bakış açısıyla harekete geçirebiliyorlardı. Kendi çıkarları olmaksızın, kafaları dik, halkın günlük sorunları için verdikleri  bu mücadele halk ve devrimciler arasında dayanışmanın sembolünü oluşturuyor.
Yoldaşların tedavi yöntemi olarak kullandıkları yol, bildik ilaçla tedavinin yerine, psikolojik destek, sosyal faaliyet ve politik eğitim. Bu bağımlılara yeni yollar ve yaşam için yeni araçlar veriyordu. Sınıfsal ve toplumsal bakış açısı ayrıcalığı ortadan kaldırıyor topluma ‘’sağlıklı’’ bir işçi ve tüketicinin dönüşünü değil sınıfsal bilince sahip birini kazandırıyordu. Sınıfsal bir bakış açısıyla kendini tanıma, iradi olma ve her türlü uyuşturucu maddeden ve kapitalist toplumun her türlü çarpıtmalarından uzak durma.
Halk Cephesi’nin uyuşturucuya karşı verdiği bu mücadele, her şeyden önce  devrimci güçlerin mahallelerde egemen olmasını sağlayan politik bir mücadeledir. Halk Cephesi verdiği bu öncü mücadelesi ile proleter güçlerin birleştirilmesi ve proleter devriminin başarılması için gerekli motor gücü oluşturuyor.
Uyuşturucu ile ilgili konuda politik olarak net duruş, uyuşturucu satıcıları ile silahla yüzleşme, halk katmanlarının bağımlılığa karşı duruşu Türkiyeli yoldaşların politik önerilerini oluşturuyor. Ancak kullanılan yöntemlerden çıkan sonuçlar daha genel olarak daha kapsamlı antikapitalist bir mücadeleye örnek oluşturuyor.
Polisin bu merkezi seçmesi ve burayı bir polis merkezine dönüştürme girişimleri Türkiyeli yoldaşların halkla kurduğu güçlü bağlara yönelik bir saldırıdır. Tabiki aynı zamanda uyuşturucu satıcılarına net bir şekilde hizmet eden bir saldırıdır.
Bu saldırı aynı zamanda  Erdoğan’ın faşist düzeni yeniden yapılandırması sürecine denk geldi. Bu hareket, başarısız darbe girişiminden sonra  tüm muhalifleri temizleme hareketidir. Cunta tehditini bahane ederek  daha otoriter bir sistem kuruluyor ve Türkiye’de son yılların en baskıcı  yöntemleri hayata geçiriliyor. Türk egemen sınıflarının kendi aralarındaki çelişkilerinin sonucunda  binlerce kamu çalışanının başları muhalif oldukları gerekçesiyle koparılıyor. Saldıran, terör uygulayan faşist çeteler er yâda geç devrimci sola, onları yok etme bakışıyla saldıracaktır.
Savaş kışkırtıcısı faşist Erdoğan iktidarı İŞİD’i destekleyip, kahraman Kürt halkını katlederek, Εsad’a karşı El Nusra gibi örgütleri destekleyerek Ortadoğu’da  düzenleyici bir rol yürütme iddiasında. Ve bu yolla devrimci güçler için  net  ve aynı zamanda da tehlikeli bir düşman haline geliyor. Anti emperyalist -uluslararası dayanışma, güçlerini birleştirmeli, devrimci mücadeleyi desteklemeli  ve silahlarını halkların katillerine çevirmelidir.

AVRUPA BİRLİĞİNE KARŞI ANARŞİST VE KOMÜNİSTLERİN SINIFSAL MÜCADELE GİRİŞİMİ


Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode