Yunanistan’ın başkenti Atina’da Halk Cepheliler 6 Mayıs 2022 Cuma günü Ölüm orucunda olan Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım için Türkiye Konsolosluğu önünde basın açıklaması yaptılar. Saat 13:00’da başlayan açıklama yarım saat sonra sona erdi. Eylemde okunan basın metnini paylaşıyoruz.
Türkiye’de İki Devrimci Tutsak Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım Faşizmin Baskılarına, Açlığa, Yoksulluğa, Adaletsizliğe Karşı Aylardır Ölüm Orucundalar!
Dayanışma Ezilenlerin İnceliği, Enternasyonalizm Halkların En Güçlü Silahıdır.
Faşizme Karşı Direnen Türkiyeli Devrimcilerle Dayanışmayı ve Enternasyonalist Mücadeleyi Büyütelim!
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım Kimdir?
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım, Türkiye’de, Erdoğan liderliğindeki AKP faşizminin mahkemeleri tarafından siyasi yargılamalar sonucunda ağır hapis cezalarına çarptırılan iki devrimci tutsaktır.
Sibel Balaç, AKP faşizminin Kanun Hükmünde Kararnamelerle, hukuksuz bir şekilde işinden attığı, açlığa mahkûm ettiği bir devrimci öğretmendir. Bu haksızlığa, bu zorbalığa sessiz kalmadığı, boyun eğmediği, direnişi seçtiği için komplolarla, sahte belgelerle, gizli tanıkların yalan ifadeleriyle 10 Aralık 2018’de tutsak edilmiş, o günden beri tutsaktır.
Gökhan Yıldırım, İstanbul’da, yaşadığı mahallede uyuşturucuya, çetelere, yozlaşmaya karşı mücadele eden genç bir devrimcidir. Bu yüzden tutsak edilmiş, siyasi bir yargılamanın sonucunda, Sibel Balaç ve binlerce siyasi tutsak gibi sahte delillerle, gizli tanıkların yalan ifadeleri gerekçe gösterilerek 46 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.
Onlar, Türkiye hapishanelerindeki binlerce siyasi tutsak gibi AKP faşizminin emrindeki polislerin komplolarıyla, gizli tanıkların yalan ifadeleriyle, sahte delillerle tutsak edilmiştir. AKP’nin emrindeki mahkemeler onlara ve binlerce siyasi tutsağa adil olmayan yargılamalar sonunda, siyasi kararlarla ağır cezalar vermiştir.
Sibel ve Gökhan Neden Ölüm Orucunda?
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın ölüm orucuna başlamalarının nedeni AKP faşizminin her geçen gün artan baskı ve zulmüdür.
AKP faşizmi, 19 yıldır uyguladığı politikalarla halkı daha çok açlığa ve yoksulluğa mahkûm etmiştir. AKP faşizmi, bu açlığın ve yoksulluğun halkta yarattığı öfkeden ve halkın ayaklanmasından korkuyor. Bu yüzden halka her geçen gün daha çok baskı uyguluyor, saldırılarını giderek artırıyor.
Aydınları, sanatçıları, gazetecileri, yazarları baskıyla, sansürle susturmaya çalışılıyor.
Dernekleri kapatıyor; konserleri, yürüyüşleri, toplantı ve gösterileri yasaklıyor.
Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve diğer birçok temel hak ve özgürlükleri gasp ediyor.
Binlerce insanı, sadece AKP iktidarının politikalarına karşı çıktığı, muhalif düşüncelere sahip olduğu için siyasi yargılamalarla, delilsiz ya da sahte delillerle, gizli tanık yalanlarıyla tutsak ediyor, haksız-hukuksuz şekilde cezalandırıyor.
Hapishanelerde siyasi tutsaklara yönelik işkenceler, yasaklar ve baskılar her geçen gün daha çok artıyor.
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım da işte bu haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, zorbalığa karşı ölüm orucuna başladılar.
Sibel ve Gökhan sadece kendileri için değil haksızlığa, adaletsizliğe uğrayan herkes için direniyor.
Onlar, AKP faşizminin talimatlarıyla yapılan siyasi yargılamalarda, gizli tanıkların yalan ifadeleriyle, sahte belgelerle haksız, hukuksuz şekilde cezalandırılan binlerce insan için direniyor.
Onlar, yasalara göre tahliye edilmeleri gerektiği halde tahliye edilmeyen, tedavileri engellenerek ölüme mahkûm edilen hasta siyasi tutsakların serbest bırakılması için direniyor.
Bu haksızlık, bu hukuksuzluk, bu zorbalık son bulsun diye direniyor…
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın talepleri şunlardır;
1-Halkımızın üzerindeki ekonomik, sosyal ve siyasal baskılara son verilsin!
2-Kim olduğu bilinmeyen gizli tanıklarla devrimcilerin yargılanmasına son verilsin!
3-Tutsaklara kitap ve dergiler koşulsuz verilsin!
4-Hasta tutsaklar serbest bırakılsın!
5-Adalet Bakanlığı’nın 45/1 sayılı genelge ile kabul ettiği sohbet hakkı tam olarak uygulansın!
6-Disiplin cezaları bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılsın!
7-Uyuşturucu ile mücadele eden devrimciler değil uyuşturucu baronları tutuklansın!
BU DİRENİŞ TÜM DÜNYA HALKLARINA DİRENME VE BİRLİKTE MÜCADELE ÇAĞRISIDIR!
Türkiye hapishanelerindeki devrimci tutsaklar Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın direnişi yalnızca Türkiye halkları için değil tüm dünya halkları için baskı ve zorbalık karşısında direnmenin haklılığını, meşruluğunu ve zorunluluğunu gösteren bir örnektir.
Bu direniş, tüm dünya halklarına zorbalığa, adaletsizliğe karşı özgürlük ve adalet için birlikte mücadele çağrısıdır. Bu mücadele enternasyonalizmdir.
Enternasyonalizm, ortak düşmanlarımıza karşı halkların ortak mücadelesi ve dayanışmasıdır. Enternasyonalizm halkların kan kardeşliğidir.
Türkiyeli devrimciler Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın talepleri haklı ve meşrudur. Sibel ve Gökhan’ın direnişine destek verelim, enternasyonalist dayanışmayı ve birlikte mücadeleyi büyütelim!
YUNANİSTAN HALK CEPHESİ
