5
Yunanistan Halk Cephesi Açıklama:
Terör Demagojileri, Sözde Sorumlu Yalanları, Halkın Meşru Mücadelesinin Karşısında Değersizdir!
İdil Kültür Merkezi 26 Şubat’ın ilk saatlerinde operasyonla karşıladı günü. Yine savaşa giderlermiş gibi ellerinde silahlarıyla, yüzlerinde maskeleriyle geldi karanlığın cüceleri.
8 Devrimci işkence ile gözaltına alındı. Kurumun altını üstüne getirdiler, ahlaksızlıklarını pervasızlıklarını kustular. Tabi operasyon sonra ermeden, İçişleri bakanı olan vasıfsız kişilik, kendi televizyon kanallarının karşısına çıkarak “Bitirdik, üst düzey sorumlular yakalandı, sığınakta bulduk” demeçleri veriyor. Kendince terör propagandası yapıyor, bakanlarının ardından İstanbul Valiliği, emniyetin vermiş olduğu bilgilerle açıklama yapıyor, medya kuruluşları polisin hazırlamış olduğu haberleri servis ediyor halkımızın önüne.
Renkli listeleriyle çıkıyorlar karşımıza, sayfa sayfa renklerle devrimcileri aranır duruma sokmaya ardından mücadeleden uzak tutmaya, halkın gözünde terör propagandası yapmaya çalışıyorlar. Komplo teorileri, yalanları, basının halka sunduğu yalanlar. Devrimcilere olan düşmanlıklarını, yalanlarla ortaya döküyorlar. Halkın en soylu, en onurlu damarı olan, halkın bağrından filizlenen devrimcileri “Terörist” olarak gösteriyorlar.
Soruyoruz Terör Nedir Terörist Kimdir?
Ülkemizin tüm topraklarını emperyalizme peşkeş çeken, halka yoksulluk, açlık, sefalet sunan sizler, halkımız evine ekmek götürme derdindeyken, saraylarında milyar dolarlık çaylar içmek, zenginliğin içinde yaşamak. Buna karşı çıkınca da terörist olarak ithamlanmak.
Yüzyıllar öncesinden bugüne kadar ezen sınıflar ezilen sınıfların baş kaldıran kişilerine hep bir isim bulmuşlardır, bu “İsyancı, Ayaklanmacı” olmuştur. Yıllar geçmiştir ezen, hâkim sınıf hep bir ithamda bulunmuştur kendi düzenlerinin devam etmesi için, 80’li yıllarda “Anarşist, Komünist” günümüzde ise Emperyalizm “Terör ve Vatan Haini” kalıplarını bulmuştur.
Asıl terörist asıl vatan haini sizlersiniz, halk bu gerçeği er geç anlayacaktır ve sizin sonunuz gelecektir. Bunu sizde çok iyi bilmektesiniz sonunuzun geleceğini ve bu sonu devrimciler getirecektir. Asıl halkını seven halkı için, vatanının bağımsızlığı için mücadele eden devrimcilerdir. Son nefeslerinde “Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye” diyen devrimciler vardır.
Terör Listeleriniz, Arama Kararlarınızın, Devrimcilerin Meşruluğu Karşısında Hükmü Yoktur!
Ümit İlter, yıllardır faşizme karşı mücadele eden, hayatını devrim mücadelesine adamış, emperyalizmi şiirleriyle yere sermiştir. Fikrinde o muazzam günün ilk heyecanı, kurtuluşun dizeleri ellerinde olan halkın sanatçısı halkın öfkesini dizelerine döken şairdir. Yıllarca hapishanelerde işkencelere, tecrite karşı direnmiş, Grup Yoruma verdiği emeklerle tanınan birisidir. 2009 yılındaki İnönü Stadyumunda Tuncel Kurtiz’in okumuş olduğu “Geçit Yok” şiirinin yazarıdır. Genel Sekreter uydurmaları faşizmin çaresizliğini göstermektedir.
Sadık Eroğlu yaşamını devrimci mücadeleye, halkının kurtuluşuna adamış, her hücresiyle devrim için yaşayan bir devrimcidir. 1996 Ölüm Oruçlarından çıkmış, hapishanelerde olsun dışarıda olsun her an vatanı ve halkı için mücadele etmiştir.
İbrahim Gökçek, Sultan Gökçek, Emel Yeşilırmak, Betül Varan.
Grup Yorum üyesidirler kimisi tutuklanmış, işkencelerden geçmiş, kimisini terör listelerine koyarak Grup Yorum’u terörize etmeye çalışmışlardır. Hükümsüzdür. Halkın meşru mücadelesinde sizin yasalarınızın kanunlarınızın hükmü yoktur. Devrimci sanat ve devrimci kültür tüm dünya genelinde kan ve can bedeli yazılmıştır, yaratılmıştır. Onlar faşizmin açık saldırıları karşısında kenarlarına çekilmemiştir, halkın kavgasını halkın türkülerini yapmaya devam etmişlerdir. Victor Jara gibi parmakları kırılsada türkülerini söylemişlerdir.
“”Victor Jara dudaklarında şarkıyla öldü. Onu yanından hiç ayırmadığı refakatçisiyle, gitarıyla birlikte stadyuma getirdiler. Ve şarkı söylemeye başladı. Öbür tutuklular, gardiyanların ateş açma tehdidine rağmen melodiye eşlik etmeye başladılar. Sonra bir subayın emri ile askerler Victor’un ellerini kırdılar. Artık gitar çalamıyordu ama zayıf bir sesle şarkı söylemeyi sürdürdü. Bir dipçikle kafasını parçaladılar ve diğer tutuklulara ibret olsun diye ellerini kesip tribünlerin önüne astılar…”
“Şarkım ne gelip geçici övgüler düzer,
Ne de başkalarına ün katar…
Yoksul ülkemin,
Kök salmıştır toprağına.
Orada, her şeyin bittiği
Ve her şeyin başladığı yerde,
Söylerim o her zaman yiğit ve derin
Sonsuza dek yeni olacak şarkıyı.”
Son sözlerinde türkülerle umut olmuşlardır. Bugün bu gelenek Grup Yorumdur.
Yaşamlarıyla örnek olmuşlardır, halkın sanatçılığının, faşizmin koşullarında, terör listeleri aranma koşullarda direnmenin en somut en güzel örnekleridir kendileri.
Barkın Timtik, düzenin avukatı olmak yerine halkın avukatlığını seçmiş, çamurlu gecekondu halkının, Dilek Doğanın, Berkin Elvanın avukatlığını yapmış, devrimcilerin avukatlığını yapmıştır. Düzende kariyer yapmaktansa halkı için avukatlık yapmış, faşizmin hukukunun olmadığını devrimci adaletle savunmuştur.
Barış Yüksel’de tercihini halkın sorunlarından yana kullanmıştır, kendisini düşünmeyip bilgilerini halk için kullanmıştır, mühendis, mimarlık bilgimiz halk için olmadıkça hiçbir önemi yoktur demiştir.
Faşizm Koşullarında Gizlilik Suç Değildir, Gerekliliktir!
Faşizm açıktan saldırdığı süreçlerde devrimcileri aranır duruma düşürüp, terör listeleriyle mücadeleden uzak tutmak, teşhir etmek istemektedir. Gizlilik koşulları keyfi değil zorunludur.
Açıktan işgallerde olsun, faşizmin saldırılarında olsun birçok ülkede halk kurtuluş mücadelesi veren örgütler, halk hareketleri gizlilik koşulları yaşamıştır. Vietnam’daki tünellerden tutunda Hitler döneminde Almanya Komünist Parti üyelerinin illegal yaşamlarına, kadar devrimci mücadelede zorunlu koşullar olduğundan gizlilik zorunludur. Yeri gelir bir evin arkasından yeri gelir bir duvarın arasından çıkarız, haklı ve meşru olan biziz, her koşulda yeni politikalarımızla çıkarız karşınıza. Sizin aranma kararlarınız, terör listeleriniz varsa bizimde devrimci yaratıcılığımız halk gerçeğimiz vardır. Halk derya deniz biz o denizin içindeyiz. Halkın kurtuluş mücadelesini veriyoruz, halkın çocuklarıyız. Demir kapılar, kozmik odalar, sığınaklar, yalanlarınız, anti propagandanız boşunadır. Halkın gerçekliğiyle, devrimci meşruluğumuzla, tarihsel ve siyasal haklılığımızla haykırıyoruz “Bizi Bitiremezsiniz!”
İdil Kültür Merkezi Kapısıyla Duvarıyla, Üstüyle Altıyla Bizimdir
Son yıllarda İdil Kültür Merkezi sürekli olarak AKP faşizmi tarafından hedef gösterilmektedir. İdil Kültür Merkezi, Grup Yorum ’un çalışmalarını yürüttüğü, Tavır dergisinin hazırlandığı, kültürel ve sanatsal çalışmaların etkinliklerin yapıldığı devrimci kültürün olduğu bir kültür merkezidir. Emperyalizm ve onların baş işbirlikçisi AKP iktidarı, halkımız üzerinde İdil’e gitmeyin devrimci kültürle tanışmayın diyor. Düzen yoz kültürüyle gençlerimizi halkımızı yoz ilişkilere, beyinleri uyuşturan sanatçılarına özendiriyor. İdil Kültür Merkezi düzenin yoz çarpık kültürüne karşı devrimci kültürle dimdik ayakta duruyor.
Halkımız her baskından sonra sahipleniyor İdil Kültür Merkezimizi, halkımızın emekçi elleriyle yeniden yapıyoruz kapılarımızı, duvarlarımızı. Kurumlarımızı sahiplenmekten vazgeçmeyeceğiz. Kurumlarımız halkımıza açılan kapılarımızdır. Ne halkla olan bağımızı kesebilirsiniz nede yalan ve komplo haberlerinizle meşru ve haklı mücadelemizi durdurabilirsiniz. İdil Kültür Merkezi, Kapısıyla, Duvarıyla, Üst Katından, Alt Katına Bizimdir.
Halkımız Devrimciler Bu Ülkenin En Soylu En Onurlu Damarlarıdırlar!
Devrimciler iyiyi güzeli yeniden yaratanlardır, doğanın süregelişinde iyi güzel olan ne varsa bizimledir. Devrimciler halkın en ileri yanlarını kuşanmış, M-L ideolojiyle halkımızın kurtuluşu, vatanımızın bağımsızlığı için mücadele eden halkın çocuklarıdırlar. İdil Kültür Merkezinden gözaltına alınan Devrimcileri sahiplenelim, Vatan Emniyet Müdürlüğüne giderek arkadaşlarımızı yalnız bırakmayalım. İdil Kültür Merkezinden gözaltına alınan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır!
Devrimcilik Yapmak Suç Değil Onurdur, Yalanlarınız Komplolarınız Boşa Çıkacaktır!
Devrimci Meşruluk Ve Haklılığımız Karşısında Terör Listelerinizin Hükmü Yoktur!
Demagojileriniz Ve Terör Propagandalarınız, Mücadelemiz Karşısında Yerle Yeksan Olacaktır!
Yunanistan Halk Cephesi
