10
İŞKENCELERİNİZ BASKINLARINIZ YASAKLAMALARINIZ BAĞIMSIZLIK DEMOKRASİ VE SOSYALİZM MÜCADELEMİZİ BİTİREMEYECEK!
Hakan İnci daha 17 yaşında. Gözaltına alındığında AKP’nin işkenceci polisleri tarafından kolunda sigara söndürülerek işkence gördü. Yetmedi tutuklanarak gönderildiği Maltepe hapishanesinin müdürleri ve gardiyanları tarafından işkenceye maruz kaldı. Yaşadığı zulme karşı teslim olmayarak açlık grevine başladı. Durumunu görmeye giden avukatı Günay Dağ müvekkiliyle görüştürülmezken o da işkenceye maruz kaldı. Parmakları kırılarak gönderildi hapishaneden.
AKP’nin Adalet Bakanı hapishanelerde işkence yoktur diye beyanat veriyor, nerede hangi hapishanede diye soruyordu.
Şu anda neredeyse tüm hapishaneler işkencehaneye çevrilmiş durumda. Bu durumdan Adalet Bakanı’nın haberinin olmadığını söylemesi, işkenceyi yadsıması koca bir yalandan başka bir şey değildir. Yapılanlar münferit değil bizzat bu devletin politikasıdır ki işkence her zaman bir devlet politikası olarak uygulana gelmiştir. Ülkemizde işkencenin uygulanmadığı bir dönem neredeyse hiç olmamıştır. Dönem dönem işkencenin şekli değişse de karakollarda, hapishanelerde uygulanmıştır.
AKP iktidarı döneminde de işkence sistemli olarak uygulanmıştır, uygulanmaya da devam etmektedir.
Dilek Doğan’ın katile Yüksel Moğultay’ın tutuklanmasını isteyen Halk Cepheliler Çağlayan Adalet sarayı önünden işkence ile gözaltına alındı. Çayan mahallesinde gecenin bir yarısı evlerin kapıları kırılarak girildi ve evlerde terör estirildi. Okmeydanı’nda bulunan halk çay bahçesi yıkıldı, Armutlu’da Dilek Doğan adına yapılan halk bahçesi yıkıldı.
Her faşist iktidar gibi AKP’de baskı, zulüm ve katliamlar yaparak kendi güçsüzlüğünün üzerini örtmeye çalışıyor. Bu nedenle AKP’nin bildiği ve yaptığı tek şey yıkmak, sokak ortasından kaçırdığı devrimcilere işkence yapmaktır.
Bizde halkımızın deyimiyle diyoruz ki zulmünüz artsın. Zulmü büyük olanın korkusu da büyük olur.
Ne zulmünüz, ne baskılarınız, ne tutuklamalarınız bizleri yıldırmaya yetmez! Anlamadıysanız, bilmiyorsanız biraz tarihe bakın.
12 Eylül’ün en karanlık günlerinde “Cunta 45 Milyon Halkı Teslim Alamaz” deyip bulunduğumuz her yerde direniş örgütleyenleriz biz… Ne faili meçhulleriniz ne işkenceleriniz bizi doğru bildiğimiz yoldan şaşırtmadı ki o nedenle işkenceci polisleriniz gözaltına aldığı insanlarımıza hala “bir siz değişmediniz” diyorlar. Evet, biz hiç değişmedik. 12 Eylül cuntacılarının yöntemleriyle sizde bir yere varamayacaksınız. Size kalacak tek şey halkımız tarafından 12 Eylül cuntacıları gibi lanetle anılmaktır.
İŞKENCE YAPMAK ŞEREFSİZİKTİR!
HAKAN İNCİ SERBEST BIRAKILSIN!
YUNANİSTAN HALK CEPHESİ
