6
ZAFER AÇLIK GREVİNDE BULUNAN NURİYE VE SEMİH İN OLACAK
Akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça şu an açlık grevinde 200. Günü geçtiler. Ve eylemleri 9 ve 23 Eylül de Yüksel Caddesinde İnsan Hakları Heykelinin önünde oturma eylemi olarak başladı. Talepleri işlerine geri dönmek OHAL kanunlarında dolayı işini kaybedenlerin işlerine geri dönmesi KHK kanunlarının iptal edilmesi ve Erdoğan rejimin destekçisi olmayıp işlerine son verilip mağdur olmalarının son bulmasıdır.
9 Martta 2017 de açlık grevine başlayarak eylemlerine daha farklı bir boyut kazandırıp üzerindeki baskılar arttı ve beden sağlıklarını ve daha önemlisi riske ederek eylemlerini daha ses getiren hale getirdiler. Ama bu mücadelede yalnız değiller. Eylemlerinin ve özellikle açlık grevinin ilk gününden itibaren sürekli artan destekler, yürüyüşlerle, eylemlerle, imza kampanyalarıyla konserlerle geçici açlık grevleriyle mücadelelerini desteklendirip güçlendirdiler. Haklı mücadeleleri Enternasyonal boyutlara taşınıp, Türkiye dışından da eylemlerine destek çağrıları yapıldı.
Türkiye rejimi diğer taraftan baskı yöntemiyle, günlük tutuklamalarla, eylemlerle saldırılarla korku havası salıyor. 21 Mayıs’ta açlık grevlerinin 76. gününde, terörle mücadele polisleri açlık grevinde bulunan bu iki kişinin evine operasyon düzenlediler. Savcılık emrinde belirtilen neden ise bu açlık grevi eylemi onlar için hayati risk taşıyıp, bir isyan nedeni oluşturabileceği ve Gezi’de ve 2010 Tekel direnişinde gerçekleştiren eylemler gibi büyüyebileceğiydi. Yine aynı şekilde halkı isyana teşvik etmek ve terör örgütü propagandası yapmak suçlamaları arasındaydı.
13 Eylül’de, açlık grevinde bulunan iki kişinin davasını görülmesinden 24 saat önce Erdoğan rejimi savunma makamından Halkın Hukuk Bürosuna üye olan 63 avukatı tutukladı. Ayrıca mahkemenin dışında destek veren 56 kişi de gözaltına alındı. Dava iki kere ertelendi ve yeni tarihi 20 Ekim olarak belirlendi. Dikkat çeken bir detayda savunmada olmak isteyen 1000 avukat dilekçe verdi. 25 Eylül’de Nuriye kendisinde olmasına rağmen istek dışı ve işkenceyle diğer açlık grevinde bulunan diğer direnişçiden ayırılarak açlık grevini sonlandırılmasına çalışılmıştır.
Başarısız olan darbe girişiminden sonra olağanüstü kanunları uygulanıp, Erdoğan şaibeli Nisan Referandumundan sonar artık resmi olarak bütün gücü eline aldı. Temmuz 2016’dan itibaren 500.000 insan tutuklandı ve KHK ile Gülenci ve Muhalefetten kovulan veya açığa alınan 140.000 kamu emekçisi bulunuyor.
Ayrıca komünistler, Anarşist yoldaşlar, HDP milletvekilleri, akademisyenler, gazeteciler yani ilerici olarak göstereceğimiz tabanlardaki insanlar artık baskıyla yüz yüze, işkence görüyorlar, sürgün ediliyorlar tutuklanıyorlar, çünkü her biri kendi yöntemleriyle Erdoğan rejimini eleştiriyor, karşı duruyor ve direniyorlar.
Baskıcı hükümet ve faşist baskılar Türkiye devletinin içinde Erdoğan’ın işine gelen bir takım çatlaklar ortaya çıkardı. Türkiye uluslararası sahnede yerini tekrar kazanmanın peşinde, bu yüzden emperyalistlerin projeleriyle merdivenlerden çıkma peşinde. Güçlü dayatmacı bir devlet olarak, emperyalist büyük oyuncularla eşit duruma gelmeyi planlıyor. Bu planlarını çelişkili paralel ittifaklar ile geçici ödün vermelerle ile gerçekleşebilen bir plan. Bu yüzden şu anda Avrupa Atlantik ve Arap yarım adası arasında ilişikleri geliştirerek kendisi bağımsız bir emperyalist güç haline gelmek, aynı zamanda Avrupa Birliğine katılarak kendisi için bir güvenlik kazanma ve aynı zamanda Avrupa Atlantik arası ilişkilerini devam etmek istiyor.
Ezilen ve sömürülen halklar adına biz de Nuriye ve Semih ve Erdoğan’ın baskıcı faşist devletine karşı ayakta duran direniş gösteren herkese dayanışmamızı gösteriyoruz ve destekliyoruz.
Enternasyonal bir dayanışma oluşturup bunu güçlendirmek, aynı zamanda sosyal ve sınıfsal örgütlenmelerde direniş ve irade göstererek devletin zulmünden kurtulabiliriz.
Tüm dünya proletaryaları hepimiz eşitiz. Burjuva anlatımlarla kültürel ve tarihsel farklarımız anlatılsa da sınıfsal olarak hepimiz aynı taraftayız. Hayatlarımızı etkileyen ve bizi iliğimize kadar sömüren devlet ve kapitalist barbarlığa cevap vermek zorunluluğumuzdur, bunu da örgütlenerek ve büyük bir irade ortaya koyarak başarabiliriz.
Nuriye Ve Semih Serbest Bırakılsın
Tüm Talepleri Kabul Edilsin
Bizim Silahımız Enternasyonal Dayanışmadır
ANARŞİST FEDERASYONU
02/10/2017
