8
Halk Cepheliler, 25 Aralık Pazar Günü Viyana’da Şehitlerini Andı
19-22 Aralık Hapishaneler Katliamı ve Direnişinin 16. yıldönümü ve Dersim’de şehit düşen Oğuz Meşe için köşe hazırlandı. Salona “19–22 Aralık Katliamını Unutmadık Unutturmayacağız, 1984’ten 1996’ya Büyük Direniş’ten Hücre Yakmalara… Özgür Tutsaklık Geleneği Sürüyor” pankartları, Büyük Direniş şehitlerinin ve Oğuz Meşe’nin fotoğrafları karanfillerle bezendi.
Hoşgeldiniz konuşmasının ardından bağımsızlık, demokrasi, sosyalizm şehitleri için saygı duruşunda bulunuldu. Yapılan konuşmalarda; ülkemizin faşizmle yani baskı, zor, katliam, infaz, kayıplarla dolu olduğu, Aralık ayının aynı zamanda Maraş ve Roboski katliamının da yıldönümü olduğu hatırlatıldı. Halka düşmanlığın, son 14 yıldır AKP eliyle sürdürüldüğü, yalan, demagoji, baskı ve takiyyeyle yönettiği söylendi. Hangi vahşi yöntemi kullanırlarsa kullansınlar halkın mücadelesinin engellenemeyeceği söylendi. Ordunun olanaklarına ve donanımına rağmen gerilla karşısında çaresiz olduğu söylenerek, Oğuz’un fedakârlığı ve cüreti anlatıldı ve Oğuz Meşe’nin fotoğraflarından oluşan kısa bir video izlendi. 19 Aralık’ın emperyalizme karşı direniş olduğu anlatılarak; yıllar önce bir sempozyumda konuşma yapan Meryem Abu Dagga’nın “Bugün bu direnişi dünya halkları çok anlayamadı; ama bundan 10 yıl sonra dünya halkları direnişin kazanımlarını çok daha iyi anlayacaktır” sözleri hatırlatıldı. 122’ler olmasaydı Haziran ayaklanmaları yaratılamazdı, 122’ler olmasaydı milyonlar Cephe tarzıyla çatışamazdı, 122’ler olmasaydı hapishanelerde sokaklarda dağlarda yeni gelenekler yaratılamazdı, 122’ler olmasaydı devrimcilik ve silahlı mücadele halklarımız nezdinde bu kadar meşru olamazdı denildi. Büyük Direniş sürecinin anlatıldığı sinevizyonun izlenmesinin ardından, katliamı Ümraniye Hapishanesi’nde yaşamış olan eski bir tutsak süreci anlattı.
Devletin siyasi tutsakları teslim alma politikasının 2000’den öncesine dayandığını söyleyerek, ’84 ve ’96 direnişlerini, Ümraniye, Buca, Diyarbakır ve Ulucanlar katliamlarını örnek verdi. Ülkemizin bağımlılık ilişkilerinin bir gereği olarak, IMF politikalarını hayata geçirebilmek için 1 yıl öncesinden maketler üzerinde çalışılarak katliam hazırlıkları yapıldığını anlattı. 19 Aralık gecesi, saldırıya uğrayan 20 hapishaneden biri olan Ümraniye Hapishanesi’nde Cephe tutsaklarının direnişini 4 gün içinde yaşanan şehitlikleri anlattı. Bu denli büyük bir askeri harekâtın amacının yıllar sonra DHKP-C’yi teslim almak için yapıldığının itiraf edildiğini, ancak başarıya ulaşamadıklarını söyledi. 15 Temmuz sonrası yaşanan süreçten bahsederek OHAL ve KHK’lara rağmen işçi, memur, hapishane ve kırlardaki mücadeleyi örnek vererek, AKP’nin de halkı teslim almayı başaramayacağını söyledi. Son olarak sorulan sorulara cevap verilmesiyle canlı bir sohbet ortamı oluştu. Direnişin dışarıya taşınmasıyla, o süreçte Armutlu’da refakatçilik yapan bir TAYAD’lı söz alarak, tek başına TAYAD’ın neler başardığını örnekleriyle anlattı.
Şehitler için yapılan lokmaların dağıtılmasının ardından, müzik grubu süreci anlatan şarkı ve marşlar söyledi. 100 kişinin katıldığı anma hep birlikte Bize Ölüm Yok marşının söylenmesiyle sona erdi.
