10
Eylemin düzenlendiği Mariahilfer caddesi bu sefer daha kalabalıktı ve yapılan açıklamalar ilgiyle dinlendi.
1 yıllık süre içerisinde nelerin yaşandığı aktarırken, uluslararası basında, Avrupa Birliği temsilciliklerinde ve nitekim Türkiye’deki makamlarda en ufak tepkinin uyanması için 4 direnişçinin ölmesi gerektiği anlatıldı. Bugün en temel hakların kazanılması için insanlar bedenini açlığa yatırıp hayatlarını feda etmek zorunda olduğu ifade edildi.
Tıpkı Helin ve Mustafa şehitlikleriyle dünyayı ayağa kaldırdığı ve İbrahim halkları birleştirdiği gibi.
Şimdi ise adil yargılama talebiyle hukuk cinayetinin önünde bedeniyle barikat kuran avukat Ebru Timtik, hem Türkiye hem Avrupa’da meslektaşları ve onlarca baroları ayağa kaldırarak, sevdiği halkını meslek kurumunun en üst katında asılan resmiyle Selamladı.
Ve avukat Aytaç Ünsal yargı önündeki sürgü kilidini kararlı direnişiyle henüz yeni yırtılmış sessizliği harekete geçirerek kırabilmiştir.
Eylemde dağıtılan bildiriler ve konuşmalarda, Türkiye’de 1 yıldan fazla ölüm orucuyla süren hak arayışları arasında, şimdilik bir tek Didem Akman’ın direnişi kaldığı belirtildi. Didem’in başlattığı ölüm orucu direnişi çok kritik bir aşamaya geldiği ve ölümle sonuçlanmaması için, bir kez daha herkesin onun insani taleplerine sahip çıkılması gerektiği belirtildi.
Eylemde, yine birçok ülkeden gelen insanların sahiplenmesiyle enternasyonal dayanışma vurgusu yapıldı.
“Bir daha kimse adaletsizlikle ilgili bu kadar acıyı yaşamasın” artı “kimse en temel insan hakkı için ölmemelidir”.
Didem Akman’ın talepleri kabul edilsin, Sincan Hapishanesine sevk yapılsın.
