8
Sevgili ailemiz merhaba…
Öncelikle halinizi hatırınızı soralım.. Umarız ki iyisinizdir… Bizler de iyiyiz bir direnişin içindeyiz… Sizin de bildiğiniz ve yaşadığınız gibi AKP OHAL’i bahane ederek evlatlarımız üzerindeki saldırılarını artırdı… Darbecilere, FETÖ’cülere karşı OHAL’i çıkardık diyen AKP gerçek amacını ortaya koydu… OHAL ile yapılan saldırı darbecilere değil halka karşıdır… Bu saldırıların hedefi devrimciler nezdinde halktır… AKP de kendisinden önceki iktidarların yaptığı gibi halkı teslim almanın yolunun hapishanelerdeki tutsakları teslim almaktan geçtiğini bildiği için tutsak olan evlatlarımıza bu kadar saldırıyor… Çünkü bizim evlatlarımız halkın direnişçi, teslim alınamayan damarıdır… Evlatlarımız iktidarların her dönem uyguladığı bu teslim alma saldırılarını direnişleriyle püskürttü… Bugün de yaşananlar aynıdır… Evlatlarımız dört duvar arasında hayatlarını ortaya koyarak onuru, namusu, adaleti savunurken peki ana babaları olarak bizler neler yapacağız? Elimiz kolumuz bağlı deyip bekleyecek miyiz yoksa evlatlarımızın sesine ses, soluğuna soluk mu olacağız?
Tutsaklarımız için TAYAD sahipsiz bırakılmamaktır, seslerinin dışarıya ulaşmasıdır… İşkence edildiklerinde, karşılarına dikilen peşlerini bırakmayan, yakalarına yapışan en güçlü ellerden birisidir TAYAD… Yani TAYAD tutsaklarımız için gerçek bir ailedir… Bu ailenin hikayesi öyküsü işte burada başlıyor…
Evlatlarına yönelen zulme karşı siyasi şube önlerinde, polis-jandarma karakollarının kapılarında başladı direnişimiz TAYAD’lı aileler olarak… Anaydık, babaydık, ağabey, abla, büyükanne, amca, dayı ya da eştik… Yıllarca anlatılsa anlaşılmayacak olanı yaşayarak gördük, direnerek kavradık… Sıradan insanların küçük dünyalarına sahiptik… Kazanılacak büyük bir dünyaya acılan pencereden geçerek, davayı sahiplenenlerin vazgeçilmez desteği, ayrılmaz parçası olduk. Her tür zorluğu beraber göğüsledik… Hep beraber önce acıyı tanıdık sonra da o acıyı hep beraber yendik… Böylece 3 Eylül 1986 yılında TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ AİLELERİ YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ (TAYAD)‘ı kurduk.
TAYAD yalnızca tutsak ailelerinin derneği değildir. Şehit ailelerinin, kayıp ailelerinin, hak arayan tüm emekçi kesimlerin mücadelelerinin içinde olmuştur. Tüm halkın acılarını acıları bilip yüreklerini öfkeyle silahlandırmışlardır.
Kuruluşundan bugüne TAYAD’ın üzerindeki baskılar hiç bitmedi. Ama buna rağmen TAYAD’lı ana babaların mücadelesi de kesintisiz devam etti. Her ev, her kahve, her sokak TAYAD oldu. Farklı isimlerle dernekler açıp mücadeleye devam ettik.
12 Eylül 1980 cuntasının sokaklarda, hapishanelerde, darağaçlarında, işkencelerde devrimcileri katlettiği yıllardır. Toplumsal muhalefet bastırılmış, dışarıda yaprak dahi kımıldamamaktadır. Tutsak yakınları, aileler, analar, babalar hapishane önlerindeki kahvelerde bir araya geldik, konuştuk, dertleştik, evlatlarımızın sorunlarına çözümler aradık. “Zulme dur demenin yollarını bularak içeride direnen evlatlarının sesi, soluğu olduk.“ Benden bize, bizden örgütlü hak alma mücadelesine ulaştık.
İlk eylemimizi Taksim meydanına çelenk koyarak yaptık. Gözaltına alındık, dayak ve işkencelerden sonra tutuklandık. Ama yine de hak alma mücadelesinde hep ısrarlı olduk. Haksızlıklara boyun eğmedik. Direnmeyi öğrenerek büyüdük.
90’lı yıllara damgasını vuran faili meçhul cinayetler, işkenceler, katliamlar sürecinde dahi mücadelemizi sürdürdük… TAYAD’lılar olarak 96 yılında tutsaklara dayatılan hücre tipi hapishanelere karşı yaptığımızı ölüm orucu direnişiyle hücre tipi hapishane saldırısını evlatlarımızla birlikte püskürtmüştük. Faili meçhul cinayetlere karşı yürüttüğümüz teşhir kampanyaları ile faşizmin saldırılarına karşı mevziler oluşturmuştu…
2000’li yıllara gelindiğinde ise 19 Aralık katliamı ile dayatılan F Tipi hapishaneler saldırısına karşı bu kez TAYAD’lılar olarak destekçi değil bizzat ölüm orucu eyleminin gönüllüleri olmuştuk. 122 devrimcinin şehit düştüğü direnişte 9 şehit verdi TAYAD Şenay’ların, Gülsüman’ların, Hülya’ların… Canlarıyla yarattıkları direnişle TAYAD geleneklerine yeni gelenekler ekliyor, faşizme karşı direnişte evlatlarıyla birlikte yanyana, omuz omuza dövüşüyor, birlikte toprağa düşüyorduk… “Önce Evlatlarımızı Sonra Düşüncelerini Sahiplendik” diyen bizler bugün 30 yıllık bir geleneğe sahip bir kurum olarak faşizme karşı Onurlu bir mücadele tarihine sahip olduğumuzu görüyoruz…
Ve hala demokrasi mücadelesi vermeye devam ediyoruz TAYAD olarak. Geçtiğimiz günlerde AKP’nin katil polisleri tarafından yoldan kaçırılarak işkenceyle gözaltına Selda Karataş’ı, 10 Ekim 2016 tarihinde, Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’nden direnme haklarını kullandıkları için Silivri 9 No’lu Kapalı Hapishanesi’ne sürgün edilen kadın tutsaklarımızın hakkını, onuru ve direnişlerini korumaya devam ediyoruz…
Slogan attığı için, havalandırmadan içeriye kendi rızasıyla girmek istemeyen Sevcan Adıgüzel’in kafasını duvara vurulmuş, bu esnada tutsağımızdan kan gelmiş, göğüs ucundan sıvı gelinceye kadar sıkılarak işkence edilmiştir… Yine Sevcan Adıgüzel’in hücre içinde bulunan dikiş iğneleri batırılarak acı çektirilmek istenmiştir… Kızlarımızın, oğullarımızın avukatlığını yapan devrimci avukat Günay Dağ’ı 17 yaşındaki Hakan İnci’yi ziyarete gittiği Maltepe hapishanesinde gardiyanlar tarafından, bu katil iktidarın isteği üzerine saldırmışlardır… Günay Dağ devrimci bir avukattır… Bu devrimci avukat Hakan, Sevcan, Selda ve niceleri halkı için direnen devrimcilerdir… Onların yanında olmak onlar için mücadele etmek bir onurdur bizim için…
Bu onur ve gururla beraber sizlere sesleniyoruz:
TAYAD’ı sahiplenmek onları sahiplenmektir. Onları sahiplenmek, anılarımıza sahip çıkmak, zalimden hesap sormaktır. Zalimden hesap sormak boynumuzun borcudur. İşkencelere, zorbalığa, baskılara karşı olan herkese sesleniyoruz: TAYAD’ı büyütmek, demokratik mücadeleyi büyütmek, işkenceleri durdurmaktır. Tecrit ve işkenceler tüm vahşetiyle sürmektedir. Tecritte ve işkencelere karşı mücadele de tüm kararlılığıyla sürmektedir. Mücadelenin ihtiyaçları sınırsızdır. Herkesin yapabileceği bir şey, katabileceği bir pay mutlaka ama mutlaka vardır. TAYAD’ı destekleyelim, TAYAD’lıları çoğaltalım.
TAYAD’LI OLMAK BİR ONUR, TAYAD’I DESTEKLEMEK BİR GÖREVDİR!
ANILARIMIZ, DENEYİMLERİMİZ, ÖFKEMİZ MÜCADELE GÜCÜMÜZDÜR!
GELİN HEP BERABER ÇOĞALIP BU GÜÇÜ BÜYÜTELİM…
KIZLARIMIZA, OĞULLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM…
TAYAD’LI AİLELER
Tecrite Karşı Ailelerin Birliği Kurultayı 30 Ekim’de
30 yıldır hapishanelerdeki faşist uygulamalara, işkencelere, hak gasplarına karşı evlatlarıyla birlikte omuz omuza mücadele eden TAYAD’lı Aileler, Sevgi Erdoğan Vefa Eviyle büyüttükleri mücadelelerini daha da ileri taşıyorlar.
AKP’nin hapishanelerde baskıyı giderek artırdığı süreçte hapishanelerdeki Özgür Tutsaklar 15 Temmuz’da bir direniş başlatmıştı, bu direniş kapsamında tüm hapishanelerde yüzlerce eylem yapıldı. Hücreler direnişin ateşiyle yakıldı. Tutsaklar taleplerini elde edinceye kadar mücadeleye devam edecekler.
Tutsak aileleri evlatlarının gördüğü işkence ve hak gasplarına karşı 30 Ekim’de Küçük Armutlu Cem ve Kültür Evinde bir araya geliyorlar.
TAYAD’lı Aileler, Özgür Tutsakların onurlu direnişine destek olmak isteyen, söyleyecek sözü olan tüm aileleri, tüm dostları, eski tutsakları “TECRİTE KARŞI AİLELERİN BİRLİĞİ KURULTAYINA” Küçük Armutlu Cem ve Kültür Evine bekliyor.
