Katliamlar faşizmin halka uyguladığı sindirme politikasının ana nedenlerindendir. 12 Temmuz Katliamın mimarı ve sorumlusu Mehmet Ağar’lardır. 12 Temmuz 1992 yılında Devrimcileri katledenler Mehmet Ağar’ların takdirini kazanırken, halkın nefretini kazanmışlardır. Ülkemizde faşizm bir yönetim biçimidir. İktidarlar değişse de mevcut sömürü iktidarlarını devam ettirebilmek için katliamlar her daim yapılmaktadır. Bu katliamlar faşizmin sürekli olduğunun bir kanıtıdır. Günümüzde sıkça karşılaştığımız devlet-mafya birlikteliği faşizmin sürekliliğini açık olarak anlatmaktadır. Hapishanelerde tecrit politikası hasta tutsakların diri diri tabuta gömülmek istenmesi bu katliamcı politikanın bir sonucudur. Ali Osman Köse ve tecrit hücrelerinde tutulan yüzlerce devrimci tutsak AKP iktidarının tecrit politikalarına, katliamlarına karşı durdukları için hapishanelerde tutulmakta, tedavileri engellenmektedir. Hapishanede tutulamaz raporları olmasına rağmen tutsaklar katledilmek istenmektedir. 12 Temmuz 1992 yılındaki faşist iktidarın temel politikası neyse AKP iktidarının günümüzdeki politikası da odur. 12 Temmuz Katliamın da şehit düşen Niyazi AYDIN, İbrahim ERDOĞAN, Ömer COŞKUNIRMAK, İbrahim İLÇİ, Yücel ŞİMŞEK, Zeynep Eda BERK, Nazmi TÜRKCAN, Bilal KARAKAYA, Hasan ELİUYGUN, Cavit ÖZKAYA. Evlatlarımızı katledenleri unutmadık, unutmayacağız. Dün olduğu gibi bugün de yarın da iki elimiz emperyalizm ve işbirlikçilerin yakasında olacaktır. 12 Temmuz şehitlerimizi saygıyla ve bağlılıkla anıyor, mücadelelerini o büyük güne taşıyacağımıza bir kez daha evlatlarımıza söz veriyoruz.
12 Temmuz Şehitleri Ölümsüzdür!
Katillerden Hesap Soracağız!
Unutmadık Unutturmayacağız!
TAYAD’lı Aileler
