Eda Deniz Haydaroğlu’nun 129 Yasasına karşı Berlin Adalet Bakanlığı önünde hafta içi her gün çadır açarak sürdürdüğü Süresiz Açlık Grevi direnişine 8 Mayıs’ta Ilgın Güler, 13 Mayıs’ta Sevil Sevimli de katıldı. 8 Mayıs Sovyetler Birliğinin Almanya’yı ve tüm dünyayı Nazi işgalinden kurtardıkları gündür. Ilgın Güler bu zafer gününü direnişe başlama günü olarak seçerken Sevil Sevimli de 13 Mayıs’ta Adalet Bakanlığı önünde yapılan mitingde direnişe başladığını duyurmuştur. Ilgın Güler ve Sevil Sevimli evlidir ve her ikisi de sinema dalında emek veren sinema emekçileridir. Evliliği ve sanatçılığı mücadelenin ve direnişin dışında görmeyen iki direnişçiyi de kutluyor, zaferin direnişte birleşen emeklerimizle geleceğine inanıyoruz.
Ülkemizdeki gençlerin geleceklerini çalan düzeninden kaynaklı gençlerimiz kurtuluşu Avrupa da görürken, Avrupa’da doğmuş, büyümüş ya da yaşamış olan gençlerimiz ülkemizin ve halkımızın geleceği için bedenlerini açlığa yatırıp direniyorlar. Bu devrimcilerin umut, düzenin geleceksiz olmasından kaynaklıdır. Halk sevgisi, vatan sevgisi dünyanın neresinden olursa olsun somutlanabilir bir gerçekliktir. Ülkemizde gençlerimizi sahte hayallerle, seçimlerle düzene yedeklemeye çalışanlara karşı genç direnişçilerimiz “Seçim çare değil, çare devrim” diyorlar. Seçimlerde sözde sol partilere yedeklenip yarın hayal kırıklıklarını, umutsuzluğu derinleştirmelerinin karşısında “Direnmeyen çürür” bilinciyle direniyorlar. Avrupa’da yozlaştırma, bencilleştirme saldırılarının karşısında “Hayır NATO solcusu olmayacağız, yozlaşmayı, uyuşturucuyu özgürlük olarak görmeyeceğiz” diyerek yoldaşları, arkadaşlarının uğradığı haksızlıklara açlıklarıyla bedenleriyle barikatlar.
Alman emperyalizmi silahlarla ve eylem hazırlığında yakalanan Nazi’lerini tutuksuz yargılarken, en demokratik haklarını kullanan devrimcileri Grup Yorum konseri organize ettiği için, Bir devrimcinin cenazesine katıldığı için, bir nişana, bir eyleme, katıldığı için hem de elinde bir silahı yokken “Terör” gerekçesiyle tutukluyor, terör yasalarıyla yargılıyor. Bu hukuksuzluğa ve adaletsizliklere sessiz kalarak, korkarak, sinerek değil direnerek barikat olabiliriz. Bu gerçekleri, döne döne, bedenlerimizi açlığa yatırarak, hücre hücre eriyerek anlatacağız. Tekrar tekrar, yılmadan, yorulmadan, onların tekrarladıkları yalanlardan çok tekrarlayarak, kanıtlayarak anlatacağız.
60’lı günlere gelen, 40 kiloluk bedenleriyle Alman emperyalizminin karşısında devleşen Dev-Gençlimiz Eda Deniz Haydaroğlu’nun yoldaş sevgisi ve direnişi emperyalistlerin ordularından güçlü olduğunun kanıtıdır.
“17 yıldır Avrupa da yaşıyorum ve yüzlerce haksızlığa, hukuksuzluğa tanık oldum. 129 faşist yasası da bu hukuksuzlukların başında gelen Almanya emperyalizmin yasal sopasıdır. Direnmek doğadaki en kutsal haktır. Bütün canlılar direnir. Bende bunun için direniyorum” diyen Ilgın Güler teslim olmayacağımızın kanıtıdır.
“İstediğiniz kadar saldırın sizden korkmuyoruz. İki dünya savaşı çıkardınız her ikisinde de direnen halklara yenildiniz. Bu defa da bize yenileceksiniz diyen Sevil Sevimli emperyalizmden korkmadığımızın ve kazanacağımızın kanıtıdır.
Selam Olsun Eda Deniz Haydaroğlu, Ilgın Güler Ve Sevil Sevimliye!
Selam Olsun Alman Emperyalizminin Yasal Zorbalığının Adı Olan 129 Yasalarına Karşı Direnenlere!
Tüm halkımızı da 129 yasalarına karşı bedenini açlığa yatıran direnişçilerimizi sahiplenmeye, onların etrafında birleşmeye ve taleplerini daha güçlü haykırmaya çağırıyoruz. Çünkü; bu direniş hem Alman halkının hem de Almanya da yaşayan tüm halkların hak ve özgürlüklerine karşı yapılan saldırılara karşı da bir direniştir. Haklarımıza, özgürlüklerimize, değerlerimize, onurumuza karşı yapılan bu saldırıya direnenler bizim evlatlarımızdır, sahip çıkalım!
Yaşasın Süresiz Açlık Grevi Direnişimiz!
Eda Deniz Haydaroğlu, Ilgın Güler, Sevil Sevimli Onurumuzdur!
Süresiz Açlık Grevi Talepleri Kabul Edilsin!
Direne Direne Kazanacağız!
Almanya Halk Cephesi
