6
Şakran Hapishanesindeki kadın tutsaklar 5 Eylül 2016 günü açık görüşe çıkmışlardır. Filiz Gencer’in görüşçüsü görüşten erken ayrılınca gardiyanlar Filiz’e “görüşçün gitti sende burada kalamazsın” diyerek Filiz’i görüş alanından çıkarmışlar. Diğer kadın tutsaklar görüş bitip koğuşa döndüklerinde Filiz ‘in koğuşta olmadığını görmüşler. Gardiyanlar Filiz’i hastaneye götürüldüğünü söylemişler.
3 gün geçmiş Filiz getirilmemiş Filiz den haber alamayan kadın tutsaklar çarşamba günü saat 3 civarı protesto amaçlı koğuşun bir bölümünü yakmışlar.
Gardiyanlar gelmiş, itfaiye gelmiş koğuştaki yangını söndürdükten sonra tutsakları sıraya dizip, itfaiye hortumuyla üzerlerine su sıkmışlar.
Yere yüzü koyun yatırıp ters kelepçe yapmışla o vaziyette üzerlerine çıkmışlar .Yüzlerine tekme atmışlar. Parmaklarını kıracak gibi kıvırmışlar.
Yerdeki su birikintisinin içinde yüzükoyun 1-5 saat tutup tekme tokat işkence yapmışlar.
14 eylül çarşamba günü görüşe giden Songül Öktem’in ablasından öğrendiğimize göre, bütün bunları yapan gardiyanların isimleri Buse, Sinem, ve Hatice’dir. Songül’ün ablası yaşananları şöyle anlattı; kolu için hastaneye gitmek isteyen Nurhan Yılmaz’a “kolun kırık olsaydı dayanamazdın” demişler ve hastaneye götürmemişlerdir. Günler sonra hastahaneye götürülüp filmi çekilen Nurhan’ın kolunun parçalı kırık olduğu anlaşılmıştır.
Songül ‘ün yüzü kolları mormuş.Beline tekme atmışlar, omurgasında birşey olabilirmiş. Tişörtü yırtılmış. Hatice ismindeki gardiyan Songül’e “çok komiksin.Tecavüze uğramış gibisin” demiş.
Kadınlar tek tek hücrelere götürmüşler.İşkence hücrelerde de devam etmiş.
Astım hastası olan Evrim’in ilaçlarını vermiyorlarmış.
Hücrelere ıslak ıslak atılmışlar değiştirilecek elbiseleri yokmuş.
Hücrelerde yastık- çarşaf hiçbir şey yokmuş, 3 gün sonra vermişler.
Tutsaklar Cuma günü telefona çıkartılmamışlar.Arayan ailelere ise “iletişim yasakları var “demişler tutsakların hücrede kaldıklarını söylemişler.
Tutsaklar hücrelerdeyken kitapları, televizyonları, valizlerdeki eşyaları atmışlar ve “yandı” demişler.
Filiz’den hala haber yokmuş. “Pazartesi belli olacak” diyorlarmış. Hapisane müdürü Mehmet Davarcıoğlu ve gardiyanlar Buse, Sinem ve Hatice’yi uyarıyoruz.Evlatlarımıza işkence yapmaktan vazgeçin.
ANALARIN ÖFKESİ KATİLLERİ BOĞACAK İŞKENCE YAPMAK ŞEREFSİZLİKTİR
Gardiyanlar gelmiş, itfaiye gelmiş koğuştaki yangını söndürdükten sonra tutsakları sıraya dizip, itfaiye hortumuyla üzerlerine su sıkmışlar.
Yere yüzü koyun yatırıp ters kelepçe yapmışla o vaziyette üzerlerine çıkmışlar .Yüzlerine tekme atmışlar. Parmaklarını kıracak gibi kıvırmışlar.
Yerdeki su birikintisinin içinde yüzükoyun 1-5 saat tutup tekme tokat işkence yapmışlar.
14 eylül çarşamba günü görüşe giden Songül Öktem’in ablasından öğrendiğimize göre, bütün bunları yapan gardiyanların isimleri Buse, Sinem, ve Hatice’dir. Songül’ün ablası yaşananları şöyle anlattı; kolu için hastaneye gitmek isteyen Nurhan Yılmaz’a “kolun kırık olsaydı dayanamazdın” demişler ve hastaneye götürmemişlerdir. Günler sonra hastahaneye götürülüp filmi çekilen Nurhan’ın kolunun parçalı kırık olduğu anlaşılmıştır.
Songül ‘ün yüzü kolları mormuş.Beline tekme atmışlar, omurgasında birşey olabilirmiş. Tişörtü yırtılmış. Hatice ismindeki gardiyan Songül’e “çok komiksin.Tecavüze uğramış gibisin” demiş.
Kadınlar tek tek hücrelere götürmüşler.İşkence hücrelerde de devam etmiş.
Astım hastası olan Evrim’in ilaçlarını vermiyorlarmış.
Hücrelere ıslak ıslak atılmışlar değiştirilecek elbiseleri yokmuş.
Hücrelerde yastık- çarşaf hiçbir şey yokmuş, 3 gün sonra vermişler.
Tutsaklar Cuma günü telefona çıkartılmamışlar.Arayan ailelere ise “iletişim yasakları var “demişler tutsakların hücrede kaldıklarını söylemişler.
Tutsaklar hücrelerdeyken kitapları, televizyonları, valizlerdeki eşyaları atmışlar ve “yandı” demişler.
Filiz’den hala haber yokmuş. “Pazartesi belli olacak” diyorlarmış. Hapisane müdürü Mehmet Davarcıoğlu ve gardiyanlar Buse, Sinem ve Hatice’yi uyarıyoruz.Evlatlarımıza işkence yapmaktan vazgeçin.
ANALARIN ÖFKESİ KATİLLERİ BOĞACAK İŞKENCE YAPMAK ŞEREFSİZLİKTİR
