7
Bugün gece saat 3.00’de Nuriye Gülmen bilinci yerinde olmasına rağmen zorla müdahale etmek için hastanenin yoğun bakım ünitesine kaçırıldı.
Hatırlarsanız mahkemeye 2 gün kala avukatları tutuklayıp savunma yapılması engellenmeye çalışılmış şimdi de yine mahkemeye 2 gün kala zorla müdahale için Nuriye Gülmen kaçırılıp yoğun bakım ünitesine götürülüyor.
Nuriye zorla müdahale etmek sakat kalmasına bilincini kaybetmesine ölümüne neden olacaktır.
Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, haksız yere işinden edilmiş binlerce emekçiden sadece ikisi. Ama diğerlerinden farklı olarak, onlar, başkentin göbeğinde, Ankara Yüksel Caddesi’nde işleri için direniş başlattılar. OHAL baskısı altında sendika yöneticileri şubelerinden çıkamazken, iki emekçi başlattıkları direnişle dünyanın gündemine geldiler.
Direnişin sesinden korkan iktidar, açlık grevlerinin 75. gününde onları evlerinden kaçırarak tutukladı. Suçları işlerini istemekti!
Bu da direnişi kırmaya yetmedi. Bu sefer de onları zorla koydukları hapishaneden, yine zorla, hapishane hastanesine kaçırdılar. Dünyanın gözü önünde zorla müdahale tehdidi altında tutmaya başladılar. Bu işkencedir!
Hala direnişi kıramayan iktidar, sahiplenmelerinin önüne geçebilmek için onları 14 Eylül’deki ilk duruşmalarına da getirmedi! Aklımıza alay edercesine de “kaçırılma şüphelerini” gerekçe gösterdiler! Ancak bunlar emekçilerin haklı direnişini kıramadı.
Şimdi de, hapishane hastanesinin hücresinde geceleyin kitap okuyan Nuriye Gülmen, açlık grevinin ilerleyen günlerine rağmen, zorla kaçırılarak Numune Hastanesi’nin yoğun bakım koğuşuna konuldu!
Odasının önünde etten duvar ören jandarma, kendini yetersiz gördüğü için mahkemeye getirmemişti. Hala da Nuriye Gülmen yakınları ve avukatlarıyla görüştürülmüyor.
Bu apaçık, dünyanın gözleri önünde işkencedir. 28 Eylülde Ankara Sincan Hapishane Kampüsü’ndeki adliyede görülecek duruşmaya da çıkarmamak için, adliyenin yanındaki hastaneden Numune Hastanesi’ne kaçırmak alçaklıktır, faşizmin acizliğidir! Faşizm kendi yasalarına bile uymuyor. Onlardan insanlık, merhamet, anlayış beklemiyoruz. Tek yapmaları gereken kendi koydukları yasalara uymalarıdır. Ama bunu yapmıyorlar! Yapamıyorlar, çünkü korkuları kendilerinden daha büyük artık.
Tutuklayarak yaktıkları ateşi nasıl bitiremedilerse, bu saldırılar da suçlarına suç eklemekten öteye gidemez. Bir an önce, açlık grevinin ilerleyen günlerindeki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça tahliye edilmeli ve işlerine iade edilmelidir! AKP faşizminin emriyle onlara işkence yapmaya niyetlenen doktorlar ettikleri yemini hatırlamalı, birer emekçi olduklarının bilinciyle onurlu davranmalıdır! Halka karşı islenen hiçbir suç cezasız kalmaz! Halkımız ve dünya hakları, gözlerinin önünde yaşanan hiçbir şeyi unutmayacaktır!
Tüm halkımızı faşizmin oyununu bozmaya, 28 Eylül 2017 günü duruşmanın görüleceği Sincan Hapishane Adliyesi’nde olmaya çağırıyoruz!
NURIYE GÜLMEN SEMIH ÖZAKÇA YALNIZ DEĞİLDİR!
NURİYE GÜLMEN DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!
SEMİH ÖZAKÇA DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!
YAŞASIN AÇLIK GREVİ DİRENİŞİMİZ!
EMEKCİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
İNGİLTERE HALK CEPHESİ
